DÜNYA

ABD'den Huawei ve ZTE'ye Yasak!

  • 16.8.2018 13:49:07
  • 0 Yorum
  • 127

ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşının resmileşmesi öncesinde siber casusluk ve İran ile ambargoyu kırdığı gerekçesiyle ZTE benzer bir yasağa maruz kalmıştı. ZTE gibi Çin merkezli olan ve onun gibi akıllı telefon ve telekom ürünleri üreten Huawei de yasaklanmasa dahi, yasaklama haberlerine konu olmuştu. Kısa süre önce ZTE üst  yönetimini değiştirmeyi ve ceza ödemeyi kabul ederek, ABD'li üreticilerle iş yapabilmeye başlamış, ABD hükümet kurumlarındaki yasak kalkmıştı.

Ancak yeni imzalanan yasa, her iki şirketin de aralarında olduğu Çİnli bazı teknoloji üreticilerinin ürünlerinin ABD hükümet kurumlarınca ya da onlarla çalışmak isteyen şirketlerce satın alınmasını yasaklıyor. Önümüzdeki iki yıl içinde uygulanmasına başlanacak olan yasak, kritik durumlar haricinde ibaresiyle, belirli bileşenlerin zorunlu durumlarda kullanımını kapsamıyor. 

Yasak sonrasında Federal İletişim Komisyonu da dahil birçok hükümet kurumundaki altyapı ve sistemlerin değişmesi bekleniyor. Huawei, yaptığı açıklamayla savunma  yasasına yapılan bu "rastgele eklentinin verimsiz, yanlış yönlendirilmiş ve anayasaya aykırı" olduğunu söylerken, yasağın tüketiciler ve kurumlar için maliyetleri artıracağını, "gerçek güvenlik risklerini tanımlamayı ya da tedarik zinciri güvenliğini artırmayacağını" belirtti.

Restoran İmparatorluğu

  • 15.8.2018 12:45:31
  • 0 Yorum
  • 121

Oscar’lı oyuncu Robert De Niro, Nobu adlı Japon-Peru füzyon restoranını ilk kez 1994 yılında açtı. Bugün De Niro, ortakları şef Nobuyuki "Nobu" Matsuhisa ve film  yapımcısı-girişimci Meir Teper ile birlikte 39 restoranın sahibi. Üçlünün aynı zamanda sekiz tane de lüks oteli var. Konaklama markası Nobu Hospitality’yi 2009’da kurdular. De Niro ve ortakları Londra’nın gözde bölgesi Shoreditch ve Ibiza’da 2017’de, Marbella’da ise bu yıl olmak üzere üç yeni Nobu Oteli açtı.

De Niro, iki tutkusunu film ve hizmet sektörü olarak açıklıyor. CNN International’a konuşan ünlü aktör, “Her ikisinin de bütçesi var, her ikisi de yaratıcılık içeriyor. İkisi de girişim. Filmler de bir çeşit girişim. Para harcamak zorundasınız” dedi. Restorancılık De Niro için 31 yıl önce başladı. Ünlü aktör, şef Matsuhisa’yı onun sahibi olduğu ve sadece Peru ile Arjantin’de bulunan restoranını Los Angeles’ta açmayı teklif etti. De Niro, şefe “New York’ta bir restoran açacaksan haberim olsun” dedi.

1994’te ilk restoranı açtıktan sonra işleri büyüttüler. Sahip oldukları Nobu Hospitality markası gelecek beş yıl içinde 1 milyar dolarlık gelire sahip olacak. Ortakların gelecek planları arasında Nobu Rezidansı açmak var. Toronto’da açılacak olan ve yapımı süren rezidansın 2019’a yetişmesi bekleniyor

Zekası ile Hawking ve Einstein’ı Geride Bırakan 3 Yaşındaki Kız

  • 13.8.2018 13:18:53
  • 0 Yorum
  • 109

Ophelia Morgan-Dev isimli kız çocuğu, dışarıdan bakıldığında sıradan bir çocuk gibi görünse de onu diğer çocuklardan hatta insanlardan ayıran üstün bir zekası var.İngiltere’de yaşayan 3 yaşındaki kız çocuğu zeka katsayısı testinden (IQ) aldığı sonuç günün en çok konuşulan konularından biri oldu. 

Zira Ophelia’nın IQ’su 171 solarak belirlendi. Başka bir deyişle 3 yaşındaki çocuk deha fizikçilerden 11 puan daha yüksek IQ seviyesine sahip...

Amerika'daki Yangının Uzaydan Görüntüleri

  • 8.8.2018 13:17:43
  • 0 Yorum
  • 86

Günlerdir Amerika'nın California Eyaleti'nde süren yangın tüm dünya basınında yer almaktadır. Hala kontrol altına alınamayan yangında hala can ve mal kayıpları devam etmektedir. 15 bine yakın itfaiye ve can kurtaran ekiplerinin müdahale etmeye çalıştığı yangın durmak bilmeden yakıp geçmeye devam ediyor. 150 kilometrelik alanın yangında tahrip olduğunu belirten yetkililer devam etmesi halinde daha büyük hasarlara yol açacağını belirtiyor.

Tüm bu olaylar yaşanırken Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) görevli astronot Alexander Gerst, 16 farklı bölgede devam eden yangını uzaydan görüntüledi. Alman  astronot Alexander Gerst, Dünya yörüngesinden çektiği bu kareleri Twitter hesabından takipçileri ile paylaştı. Daha önceleri İstanbul'u ve İstanbul Boğazı'nı görüntüleyerek sosyal medya üzerinden paylaşan Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS), bu kez üzücü görüntüleri paylaştı. 

ABD Başkanı Donald Trump, California'daki yangınların büyümesinden "kötü çevre politikaları uygulayan" eyalet yetkililerini ve "suyu gerektiği gibi kullanmayan" itfaiyecileri  sorumlu tuttu. Eyalet yetkilileri ve yangın söndürme uzmanları ise Trump'a cevap vermekte gecikmedi ve "yangınları söndürmek için yeterli suyun bulunduğunu", ayrıca  "şiddetli ve yıkıcı yangınlara iklim değişikliğinin neden olduğunu" ifade etti.

Alex Jones'un Nefret Söylemine, Facebook, iTunes ve Spotify'den Ortak Tepki

  • 7.8.2018 12:43:53
  • 0 Yorum
  • 83

Facebook, iTunes ve Spotify, komplo teorisyeni Alex Jones'un ve Jones'un markası InfoWars'un yüzlerce yayınını platformlarından kaldırdı. Apple'dan yapılan açıklamada, Alex Jones'un ve InfoWars'un  yayınlarının, iTunes'dan ve yayın akışı uygulamalarından kaldırıldığı belirtildi.  Açıklamada "nefret söylemine hoşgörü gösterilmediği"  ifadesini kullanıldı. 

Facebook InfoWars'un sayfasını, "nefret söylemi" nedeniyle  platformundan kaldırdığını duyururken, müzik veri ve akış servisi Spotify, BBC'ye "The Alex Jones Show"u yayın akışı listelerinden çıkardığı açıklamasını yaptı. ABD'de 11 Eylül saldırılarını, Washington yönetiminin planladığına  dair komplo teorileri nedeniyle yaygın biçimde eleştirilen Alex Jones, 2012'de  Sandy Hook İlkokulu saldırısında öldüğü açıklanan çocukların oyuncu olduğunu  iddia etmişti. Saldırının kurbanı 2 çocuğun ailesi Jones'a iftira davası açmıştı.

ouTube da Temmuz ayında, 2,4 milyondan fazla takipçisi olan Jones'un  kanalından 4 videoyu kaldırmıştı. Jones, kaldırılan videoların bazılarında  Avrupa'ya giden Müslüman göçmenleri eleştiriyordu...

Çin Hipersonik Hava Aracını Test Ediyor!

  • 6.8.2018 14:03:48
  • 0 Yorum
  • 98

China Daily gazetesinin Çin Havacılık ve Aerodinamik Teknolojileri Akademisine (China Academy of Aerospace Aerodynamics) dayandırdığı haberine göre, ülkenin  kuzeybatısında denenen hipersonik hava aracı Starry Sky - 2 (Şing Kong - 2) 400 saniyede 7 bin 344 kilometre hıza ulaştı. Hipersonik aracın önce katı yakıtlı roketle yol aldığı daha sonra katı yakıtlı roketten ayrılarak kendi bağımsız itki sistemiyle seyrine devam ettiği kaydedildi. 

Aracın önce ses hızının yaklaşık 5,5 katı olan 5,5 Mach’a çıktığı ve ultra hızlı olarak nitelenen yüksek hızını 400 saniye sürdürdüğü ifade edildi.vStarry Sky-2’nin daha sonra ses hızının altı katı olan 6 Mach’a çıktığı ve saatte 7 bin 344 kilometre hıza ulaştığı kaydedildi.vYaklaşık 10 dakika süren test uçuşunda 30 kilometre irtifa kaydeden ve geniş açılı manevralar yapan Starry Sky-2’de Çin'in yerli olarak geliştirdiği sıcaklık-denge termal koruma sistemi ile çok sayıda gelişmiş teknolojinin denendiği belirtildi. Ayrıca hipersonik aracın geliştirilmesinin 3 yıl aldığı dile getirildi. 

Hipersonik teknolojiyi iki cümleyle özetlemek gerekirse; Ses hızı, saniyede 343,2 metre olarak alınıyor. Hipersonik hava araçları, Mach 5 hızıyla (ses hızının 5 katı) veya daha yüksek hızla hareket eden araçlar olarak tanımlanıyor.

Einstein'ın Teorisi Doğru Çıktı..!

  • 31.7.2018 16:47:47
  • 0 Yorum
  • 95

Avrupa Güney Yarım Küre Astronomik Araştırmalar Kurumuna (ESO) ait Çok Büyük Teleskop ile 26 yıldır sürdürülen gözlemlerin doruk noktası kabul edilen olay, Dünya'ya  en yakın süper kütleli kara delik yakınında meydana geldi. Güneş'in 4 milyon katı büyüklükteki süper kütleli kara deliğin, 26 bin ışık yılı uzaklıkta, yüksek hızda dönen bir grup yıldızla çevrili olduğu ve kütle çekim canavarı olarak adlandırıldığı belirtildi. 

Çok Büyük Teleskobun hassas GRAVITY, NACO ve SINFONI araçlarıyla yapılan kızılötesi gözlemleri sırasında bu yıldızlardan S2 ismi verilen birinin takip edildiği, yıldızın bu mayıs ayında kara deliğe çok yakın geçiş yaptığında, 20 milyar kilometreden az mesafede saatte 25 milyon kilometre hızını aştığı görüldü. Max Planck Enstitüsünden  Reinhard Genzel liderliğindeki uluslararası ekibin bu hassas ölçümlerinin, Einstein'ın genel görelilik teorisinde öngörüldüğü gibi kütle çekim etkisindeki deneylerde ışıktaki kızıla kayma etkisini açıkça ortaya koyduğu vurgulandı. 

Einstein'ın izafiyet teorisinin daha önce de Güneş Sistemi dışında başka bir galakside ispat edildiği bildirilmişti.Portsmouth Üniversitesi Kozmoloji ve Yer Çekimi  Enstitüsünden Thomas Collett'in liderliğindeki uzmanlar, yer çekiminin yakın bir galakside Albert Einstein'in izafiyet teorisinde öngörüldüğü gibi hareket ettiğini yer çekimsel kırılmayla gözlemlemişti.

2020 Olimpiyat Oyunları

  • 26.7.2018 14:32:45
  • 0 Yorum
  • 80

Olimpiyatlar hiç şüphe gözetmeksizin sporla ilgilenen veya ilgilenmeyen her kesimin ilgisini çeken Dünya üzerindeki en büyük spor organizasyonudur. Belki de adını dahi bilmediğimiz spor türlerinin olduğu, değişik ülkelerden gelen sporcuların ülkelerini en iyi şekilde temsil edebilmek için büyük çabalar gösterdiği, tartışmasız milliyetçilik damarlarının en yüksek seviyelerde attığı organizasyonlardan birisidir. Her dört yılda bir düzenlenen bu organizasyon daha önce 2008 yılında Pekin'de, 2012 yılında Londra'da ve 2016 yılında Rio'da düzenlenen olimpiyatlar 2020 yılında ise Japonya'nın Başkenti Tokyo'da düzenlenecek. 24 Temmuz-9 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan olimpiyatlara Tokyo şehrinde bulunan 77 Bin kişilik Tokyo Olimpiyat Stadyumu misafirlere ve sporculara ev sahipliği yapacak. Japonya daha önce 1964 yılındaki olimpiyatlara da ev sahipliği yapmıştı. 

Hükümetinin yaklaşık 4 Milyon dolarlık bir bütçe ayırdığı olimpiyat oyunlarına en az 30 farklı Dünya çapındaki şirket sponsor ve ortak olarak desteklemektedirler. 2016 yılındaki olimpiyat oyunlarında 28 spor dalında sporcular yeteneklerini sergilemiş, 206 ülkeden 10 bin 500 sporcu boy göstermişti. Toplam 306 etkinlikte 2 bin 488 altın, gümüş ve bronz madalya tadığıtılmıştı. 2020 olimpiyatlarında da yetkililer daha kapsamlı bir çalışmaya imza atarak 2016 yılındaki spor dallarının tümüyle birlikte yarışmalar sunulacak ve en az o yıldaki kadar madalya dağıtılarak sporcular ağırlanacak. Bu büyük organizasyona 5. kez adaylık sunarak 2. olimpiyatını düzenleyen Tokyo 'Yarını Keşfet' sloganıyla sürekli gelişme gösteren Dünya hayatında küresel keşfi ve durmak bilmeyen yenilikleri bir arada harmanlamayı planlamaktadır. Daha fazla insanın spora yönelmesine önayak olmak isteyen yetkililer ve sporseverler bu gibi organizasyonlara daha sonraki yıllarda da ev sahipliği yapmak istediklerini açıkça belirtmektedir.

Borsa İstanbul'dan Açıklama Geldi!

  • 23.5.2018 14:17:56
  • 0 Yorum
  • 162


Borsa İstanbul,dolar ve döviz fiyatlarındaki dalgalanmalar sonucunda yapmış olduğu bir açıklama ile ellerindeki tüm değerleri tl cinsinden çevirdiklerini duyurdu. Borsa İstanbul yönetimi yatırımcılara ve şirketlere spot piyasadan döviz almak yerine vadeli işlem ve opsiyon piyasasında işlem gören döviz vadeli işlemler de dahil olmak üzere her türlü risk yönetim araçlarını değerlendirmesi yönünde tavsiyede bulundu.

24 haziran genel seçimleri öncesinde ekonomideki sular durulmuyor bu noktada hedeflenmiş olan yatırımlarda da şirketler boş durmuyor ve bu noktada da ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorlar.Borsa İstanbul da yapmış olduğu son dakika açıklaması ile ekonomi de ve dövizlerideki belli başlı oranlarda gerekli faizler ve krediler kapsamında yeni bir adım atacaklarını ilan ederek yapmış oldukları açıklamada ise ,

"Seçim öncesi ülke ekonomisinin olumsuz gösterilmesine yönelik spekülatif yaklaşımların, mevcut ekonomik göstergelerle desteklenmediği görülmekte olup Borsa İstanbul Grubu olarak ekonomimize ve Türk Lirasına olan güvenimizi tüm şirketlerimiz ve paydaşlarımıza tekrar vurgulamak isteriz." diyerek Borsa İstanbul'un neden böyle bir adım attığını da vurgulamış oldu.

 

Doların hızlı bir yükselme gerçekleştirmesi ile güne oldukça hızlı başladık.Dolar/TL dün gece illikit piyasada yeni zirve olan 4.8450 gibi uçuk bir rakamı gördükten ve piyasayı hareketlendirdikten sonra  sabah saat 08.50'de 4.78 TL'e indi.

Sinem özdemir

 

Türk ve İranlı heyetlerden Ortak Sınır Güvenliği Meselesi!

  • 4.5.2018 14:57:19
  • 0 Yorum
  • 173

İran'ın Maku kentinde, Türkiye ile İran arasındaki sınır güvenliğinin görüşülmesi için heyetler arası toplantı düzenlendiği bildirildi.
Türkiye'den bir heyet ve İran'dan bir heyetin ortak kararı ile sınır güvenliği masaya yatırıldı.Genel konu iki ülke için de sınır güvenliği konusuydu ve bunu ortak bir karara bağlayabilmek için saatlar süren toplantının ardından sınır güvenliği ile ilgili şöyle bir açıklama geldi: Vali Elban, 


"Toplantımızda alınacak kararlar ile ülkelerimiz aleyhine faaliyet yürüten her türlü terör olayını en az seviyeye indirgeyeceğimizi temenni ediyorum. Bu temenni ile şahsım ve heyet üyelerim adına, dost ve kardeş İran İslam Cumhuriyeti heyetini en içten dileklerimle selamlıyor, müşterek sınırlarımızın korunmasında göstermiş oldukları gayretli çalışmalarından dolayı iki taraf güvenlik görevlilerine teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum." diyerek hem Türkiye hem de İran için bu toplantının hayırlı olacağını ve sınır güvenliğinin de ortak bir karar ile sağlanabileceğini de belirtmiş olduğunu söyledi.

Umarım hem İran ülkesi hem de Türkiye için her yönüyle yararlı ve hayırlı bir toplantı olur.

Sinem Özdemir

Dev Gemi Boğazı Kapattı!

  • 3.5.2018 16:31:15
  • 0 Yorum
  • 153

'Pioneering Spirit' isimli dev gemi İstanbul Boğazı'ndan geçerken vatandaşların ilgi odağı olmayı da başardı.Bu geminin geçişi için boğaz tamamen trafiğe kapalı hale getirildi diyebiliriz.Oldukça heyecanlı bir geçiş yapan gemi tam bir odak noktasıydı.


Rusya'dan Türkiye'ye direkt doğalgaz akışını sağlayacak Türk Akımı gaz boru hattı inşaatında çalışan 477 metre boyunda ve 124 metre genişliğindeki boru döşeme gemisi 'Pioneering Spirit'  İstanbul Boğazı'ndan geçiyor. Oldukça büyük devasa gemi girişi engelleyecek kadar geniş bir alanı meşgul edecek potansiyele sahip olduğu belirtiliyor. Sabaha karşı 5-6 sularında geminin boğazdan geçisi sağlandı.

Ayrıca olağanüstü büyük gemiye emniyet güçlerimiz ve arama kurtarma ekipleri de herhengi bir sounda müdahale sağlamak amacıyla eşlik etmiş durumda.Bu muhteşem geminin geçisi herkes tarafından oldukça yoğun bir ilgiyle izlendi diyebiliriz.Birçok kişi bu anı unutulmaz kılmak amacıyla fotoğtaflamayı da ihmal etmedi.

Sinem özdemir

Fransız Askerleri, YPG/PKK,ABD İş Birliği!

  • 27.4.2018 17:23:12
  • 0 Yorum
  • 150

Aldığımız haberler doğrultusunda birden çok noktada yapılmış olan haberler ve bilgielr doğrultusunda bu olay tespit edilmiş oldu.
Fransız ordusu, Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü YPG/PKK işgalindeki alanlarda hareketliliğini ve örgütle temaslarını artırdı.Bu da akıllara farklı stratejiler mi geliştiriliyor sorusunu da getirmiş oldu.

SDG ismini kullanan terör örgütü YPG/PKK'nın elebaşları, 29 Mart'ta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Paris'te görüşmüştü.Kendileri ile ilgili çıkan haberlerde örgütlere destek vereceklerine dair farklı açıklamaları olmuştu.Yönetm ayrıcan terör örgütüne askeri yönden de destek olacaklarını da ifade etmişlerdi.Fransa Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklama da "Fransa ve uluslararası toplumun SDG ile Türkiye arasında diyalog kurulmasına aracı olabileceği" belirtilmişti.

Bazı özel kaynaklardan almış olduğumuz bilgiler ışığında ise Fransız özel birlikleri, aldığımız haberlere göre işgal bölgesiyle haberleştiklerini de ifade ediyorlar.Burada kalıp kalmadıkları ise bilinmiyor.Bu noktadan da AB ile birleşildiği de kaydedildi.

Yine bölge de dikkatleri çeken farklı bir olay ise Fransız askerlerinin işgal noktasında sürekli hareket halinde oldukları.

Sinem Özdemir

AB'den "İrlanda sorunu çözülene kadar Brexit anlaşması yapılmayacak" Açıklaması!

  • 18.4.2018 18:05:54
  • 0 Yorum
  • 154

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk,aralarındaki sorun çzöüme kavuşmaz ise Avrupa Biriliği konusunda herhangi bir barış sağlayamayacaklarını da ifadelerinde kullanarak İngiltere açısından buna derhal çözüm getirilmesini de talep ediyoruz.


AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, İngiltere'nin bir süre Arvrupa Birliğinden ayrılma kararının ardından İran ile sınır sorunumuzun da çözüme kavuşmadığını ifadelerinde belirttiler.  Tusk, "İngiltere'nin AB'den ayrılmayı istemesi bu soruna neden oldu ve İngiltere'nin bunu çözmesi gerekiyor.

Sınır sorunu çözülmezse AB'den ayrılma ve geçiş ile ilgili anlaşma yapılmayacak" açıklamalarında bulunarak bu cephelerde suların durulmayacağını da aktarmış oldular.Bu karara tüm dünyayı ilgilendiren bir karar ve ileriki dönemlerden bu karar ile anlaşmalara gidilmesinden de etkileneceklerini ifade ederek ellerinden geleni yapacaklarını da vurgulayabilmiş oldular diyebiliriz.

Sinem Özdemir

"Türkiye 1,6 milyon Suriyeli Çocuk Barındırıyor" Açıklaması

  • 13.4.2018 18:38:13
  • 0 Yorum
  • 170

Dünya'da unicef temsilcisi olan ve ülkemizi birçok konuda temil etmiş olan  Nona Zicherman, 'Türkiye, çocuk işçiliği ile mücadele konusunda çok ciddi ilerleme kaydetmiştir. Bununla ilgili gerekli mevzuatları çıkarmıştır, uygun politika ve programları uygulamaya koymuştur.' dedi.

UNICEF'in desteğiyle çocuk işçiliğiyle mücadele amacıyla İzmit Cephanelik bölgesinde kurulan "Benim Evim Çocuk ve Gençlik Merkezi"nin açılışında konuşan İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan,uzun süre çocuk psikolojisi ile ilgilenmiş olduklarını ve bu anlamda bir çok çalışma yapmış olduklarını da belirttiler.

Böyle bir projeyi daha önce gerçekleştirmek istediklerini ve sokak çocukalarının bu halleri için oldukça üzgün olduklarını ifade ederken Doğan, "Kurumlarımızla iş birliği içerinde bu tür çocukları topladık ama bu çözüm değil. Bu çok yönlü bir çalışma gerektiriyor. Herkes el atmalı. Hepimiz bu konuda netiz. Valilik, Emniyet ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ve UNICEF’e teşekkür ediyoruz." diyerek sokaklarda mendil yada yara bandı satarak para kazanan çocuklara yardım etmek istediklerini de belirtmiş oldular.
Yine yaptığı diğer bir açıklamada çocuk işçiliğinin tamamen önüne geçeceklerini savunan ve bu yönde yapmış oldukları çalışmalarını da belirtmiş oldular.

Sinem Özdemir

Pakistan'da İntiharlı Saldırı Gerçekleşti!

  • 10.4.2018 10:53:14
  • 0 Yorum
  • 152

Aldığımız bir haber doğrultusunda pakistanda intiharlı saldırı gerçekleştirilmiş oldu.
Pakistan-Afganistan sınırında yer alan Ketta şehrinde sınır muhafızlarını hedef alan intihar saldırısında ilk belirlemelere göre, 5 muhafızın öldüğü açıklandı.

Pakistan haber merkezinden aldığımız bilgiler doğrultusunda, ülkenin Belucistan eyaletinin başkenti Ketta şehrinde genel itibariyle görev baında nöbette olan ve çevre güvenliği açısından gezici araçların yakınında kurulmuş olan hain bir düznek ile intiharlı saldırı gerçekleştirildi.
Sivil Savunma Direktörü Aslam Tareen de 20-22 yaşlarında olan saldırganın 8 ya da 10 kilogramlık patlayıcı kullandığını kaydetti.
Yapılan açıklama da bir çok yaralının bulunuduğu ve yakınlardaki hastahanelere götürlüdükleri ve 5 gezici güvenlik görevlisinin de hayatını kaybettiği öğrenildi.

Saldırı hangi örgüt tarafından yapıldıı şu an için bilinmiyor.
Öte yandan, bu saldırı bölgede son bir haftada düzenlenen üçüncü saldırı oldu.Geçtiğimiz zmaanda paskalya kutlamaları kapsamında yapılan saldırılarda 10 hristiyan vatandaş hayatını kaybetmişti ve saldırının DEAŞ örgütü tarafından yapıldığı öğrenilmişti.

Sinem Özdemir

Afganistan Bombalı Saldırıda 6 Ölü Var!

  • 10.4.2018 10:51:30
  • 0 Yorum
  • 185

Afganistan'da korkunç bir bombalı saldırı olayı yaşandı yaşanan olay sonrasında herkes büyük bir paniğe kapıldı.
Afganistan'ın batısındaki Herat vilayetinin Şindent ilçesinde düzenlenen bombalı saldırıda ilk belirlemelere göre 6 sivilin öldüğü bildirildi.


Bir motosiklet üzerine kurulmuş olan düzenekle akaryakıt istasyonu yakınında gerçekleştirlen patlaada hayatını kaybeden ve yaralı sayısının bir hayli fazla olduğu belirtildi.

Saldırıda 6 kişi öldü ve çevre sakinlerinden de 9 kişi ağır yaralandı saldırıyı gerçekleştirenler ile ilgili ve neden olduğu ile ilgili henüz kesin ve net bir bilgi yok ne yazıkki emniyet güçlerinden de bir açıklama gelmediği konuşuluyor.

Sinem Özdemir

Yunanisan'da Doktorların Beyin Göçü Talebi!

  • 3.4.2018 18:42:09
  • 0 Yorum
  • 188

İSA Başkanı Patulis, 'Yunanistan'da Doktorlar ülkeyi terk ediyor. Her yıl ortalama bin 500 doktor başka ülkelerde hizmet vermek için belge talebinde bulunuyor.' dedi.


Genelde ülkeyi terk etmek istemelerinin altında ekonomik krizlerinde yatmış olduğunun ayrıca ülkede bir çok alanda sıkıntıların  da olduğunun altını çiziyorlar.
Atina Doktorlar Derneği (İSA) Başkanı Yorgos Patulis, yine basın toplantısında da bazı durumları açıklamaya koydular. 

Patulis, Yunanistan'da işsiz doktor oranının yüzde 28'e ulaştığını, son 5 yılda her yıl ortalama bin 500 doktorun yabancı ülkelerde hizmet vermek için belge talebinde bulunduğunu ifade ederek, "Bu bir rekor. Doktorlar ülkeyi terk ediyor." dedi.

Patulis, sağlık konusunda sağlık bakanlıklarının da büyük önemi olduğunu söyleyerek daha iyilerini taşıyabilmek önemlidir.Bu yüzden bunların genelde ülkenin sorunu olduğunu da belirtiyorlar.

Hükümetin bu alandaki uygulamalarının ve ücretlere getirilen kısıtlamaların doktorların Yunan Sağlık Sistemi'nden (EOPYY) uzaklaşmasına neden olduğunu ileri süren Patulis, "Bakanlık doktorlara ve vatandaşlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapıyor. En iyi beyinleri göçe zorlayarak insanların kaliteli sağlık hizmetlerinden mahrum kalmasına neden oluyor. Doktor olmadan sağlık olmayacağını herkesin anlaması lazım." ifadelerini kullandı.

Sinem Özdemir

Suudi Arabistan'da Çarşaf zorunluluğuğu Kalktı!

  • 19.3.2018 21:27:23
  • 0 Yorum
  • 337

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, ülkesi için kadın hakları konusunda devrim niteliğinde bugün bir açıklama yaptı. Salman, kadınların 'saygılı ve uygun' giyinmeleri durumunda 'çarşaf giyme' zorunda kalmayacaklarını söyledi. Salman'ın açıklaması ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinden hemen önce geldi. Suudi Arabistan'da kısa süre önce üst düzey bir din görevlisi, kadınların uygun giyinmesinin şart olduğunu ancak çarşaf gibi bir zorunluluğun bulunmadığını söylemişti.

Suudi Arabistan'da Veliaht Prens Selman daha önce ülkesinin 'Ilımlı İslam'a geçiş yapacağına yönelik açıklamalarda bulunmuştu.

Ankara'da 70 milyon dolarlık nükleer operasyon!

  • 19.3.2018 21:10:41
  • 0 Yorum
  • 176

Ankara'da 70 milyon dolarlık nükleer operasyon!

Ankara'da nükleer madde operasyonu düzenlendi. Operasyon sonucunda 77 milyon dolar değerinde Koliforniyum maddesi ele geçirilirken 4 kişi ise gözaltına alındı.

Pursaklar'da durdurulan bir araç ile yapılan aramalar sonucunda değerinin 77 milyon doların üzerinde olabileceği kaydedilen kaliforniyum maddesi ele geçirildi.

Öte yandan operasyon souncunda 4 kişi ise gözaltına alınırken, şebeke üyelerin sorgusu aşamasında 83 milyon dolara anlaşma sağladıkları kaydedildi.

Maddenin, ne şekilde nasıl getirildiği ile alakalı sorgulamalar devam ediyor.

Kaliforniyum maddesi nedir?

Kaliforniyum maddesi dünyadaki en pahalı maddelerden birisi olarak biliniyor. Kaliforniyum özellikle nükleer silahlarda ve atom enerjisi alanındada kullanılan nadir bir madde olarak biliniyor. Kaliforniyum maddesinin gramının 4 milyon dolar olduğu iddia ediliyor.

Hava Durumu Nasıl Değişiyor?

  • 17.3.2018 11:00:38
  • 0 Yorum
  • 180

Ülke genelinde orta derecede sıaklıkların hakim olacağı söyleniyor.Piknik yapamak isteyenler için bu hafta ideal.


Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hafta sonu hava sıcaklığının 2 ila 6 derece artacağı, mevsim normalleri üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.
Yağışlar özellikle marmara bölgesinde etkisini gösterecek.

 

Hafta sonu ise sıcaklığın düşeceği yağışın geleceği tahmin ediliyor.Rüzgarın genellikle güney ve güneybatı, Kıyı Ege'de güney ve güneydoğu yönlerden hafif zamanla orta kuvvette, Marmara, Ege ve akşam saatlerinden itibaren Batı Karadeniz'de kuvvetli olarak eseceği tahmin ediliyor.
Meterolojiden alınan bilgiler doğrutusunda marmara istanbul bölgesinde güneşli havalar yerini yağışa bırakacak.

Ankara: Parçalı ve az bulutlu 18

İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 20

Bursa: Parçalı ve az bulutlu 26

İzmir: Az bulutlu ve açık 24

Adana: Az bulutlu ve açık 22

Büyük şehirlerimizde genel havalar bu şekilde gerçekleşecek.

Raylı Sistem Müjdesi!

  • 16.3.2018 17:07:35
  • 0 Yorum
  • 166

Ulaştırma Bakanı Arslan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde raylı sistem yapacaklarını belirterek "Proje bitmek üzere. Yakın da onun da ihalesini başlatacağız" dedi.
Özellikle marmaray projesinin istanbulda yaşamını sürdürmekte olan bir çok vatandaşımıza her yönden kolaylık sağlamış olduğunu belirtti.

Bakan Arslan, Marmaray'ın İstanbulluların hayatını kolaylaştırdığını belirterek, "Bu sene sonunda Gebze'den Halkalı'ya Marmaray araçlarıyla 77 kilometreyi kesintisiz hale getireceğiz. Bununla da yetinmeyip yaptığımız üçüncü köprü olan orta koridorun karayolu anlamında önemli bir tamamlayıcısı olan yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde bir de raylı sistem yapacağız. Proje bitmek üzere. Yakın da onun da ihalesini başlatacağız." ifadelerini kullandı.

Ulaştırma sistemleri ile ilgili bir den çok proje üzerinde çalıştıklarını ve bir an önce hayata geçirmek üzere olduklarını da belirtti.
İstanbulda taşımacılık ve ulaştırma alanında ulaşımın kalbi olacak bir paroje olacak dedi.

 

Askeriyede Yeni Yazılımlar Yolda!

  • 14.3.2018 18:07:57
  • 0 Yorum
  • 178

Güvenlik ve siber uygulamalara bir hayli önem veren Tsk yeni bir yazılım projesi için düğmeye bastı.

Türkiye, milli ve yerli silahların ardından, savunma alanında yazılım çalışmasını da tamamlama noktasına geldi.Kullanılacak bilişim sistemlerinde yeni yazılımlar siber düyaya hızlı bir adım atabilmek adına yeni oluşumları beraberinde getirecek.  Milli yazılımlar haziran sonuna kadar tamamlanacak.
Artık tamamen bir merkez bağlı olunack ve sadece oradan mücadelelere devam edilecek.

TSK bir yandan yurt içi ve yurt dışındaki terör unsurlarına karşı mücadele verirken diğer yandan kendisine yönelik siber tehditlerle de mücadeyi sürdürüyor. TSK Siber Savunma Merkezi Projesi'yle tüm birimlerin siber güvenliğine ilişkin faaliyetlerin tek merkezden yürütülecek.

Hazırlanan 'Siber Savunma Harekat Merkezi' TSK'nın kullanımına sunuldu. Merkez, siber tehditlerle 'yerli' mücadele edecek.Yapılan planlamada haziran ayı sonlarına doğru projenin hayata geçirileceği söyleniyor.

İnsan Elleri Ortaya Çıktı!

  • 12.3.2018 14:58:40
  • 0 Yorum
  • 186

Rusya'nın Sibirya bölgesindeki bir nehrin kenarında bulunan çantanın içinden 54 adet insan eli çıktı. Bulanları bir hayli şaırtan görüntü hakkında polisten yorum beklendi fakat henüz bir yorum gelmedi.
Olayın çevreside detaylı bir şekilde araştırıldı fakat olayla ilgili hiç bir şey bulunamadı.

Bir nehrin kıyısında bulunan ellerin sırrı ile ilgili bir kaç teori ortaya atıldı ancak polis bunları doğrulamış değil.Avlamacılık merkezi olarak bilinen yerde genelde balık tutuluyor fakat poliste olayla ilgili farklı bir kanıt bulmuş değil.
Ortaya bir çok teori atıldı henüz kimse net birşey söylemiyor.

Eller ile ilgili teorilerden biri hırsızlık sonucu kesildikleri olurken diğeri ise hastanedeki ölü bedenlerden kesildikleri yönünde. Başka bir iddia ise ceetlerden vücut parçaları çalan hırsızların, vücutların kime ait olduğunun tespit edilmesini önlemek için elleri kestiği yönünde.
Ortaya atılan ellerin yanlarında hastahaneye ait ekipmanlarda bulundu.Bulunan sağlık malzemeleriyle bir bağlantı kuruldu.
Yine bulunan kalıntılar arasında çok sayıda sağlık bandajları ameliyat malzemeleri gibi eşyalrın olması dikkatleri çekmeye yetti. 

Herkesi Şaşırtan Sahil Görüntüsü!

  • 12.3.2018 14:57:58
  • 0 Yorum
  • 174

İngiltere'de gerçekleşen olayda denzin sonhalive sıcaklığın düşmesiyle oluşan görüntü herkesi şaşkına çevirdi.

Kar yağışının da etkisyle şiddetli bir kar fırtınasından sonra olan oldu. Kent, Norfolk ve Yorkshire kıyılarına vuran on binlerce ölü deniz canlısı görenleri korkuttu.


Şehrin komşularından edindiğimiz bilgilere göre gördükleri manzara bir hayli korkunç ve üzücüydü "Binlerce ölü denizyıldızının yanında yengeçler, denizkestaneleri, ıstakozlar ve balıklar var. Denizyıldızlarının çoğu ölüydü ancak ıstakozlar ve bazı yengeçler canlıydı. Elimizden geldiğince kurtarmaya çalıştık. Sahildeki görüntü şok edici ve üzücüydü" diye konuştu.

Uzmanlardan gelen açıklamalara göre olayın nedeninin tamamiyle sıcaklık düşülerinden kaynaklandığı söyleniyor.

İngiltere merkezli Wildlife Trusts vahşi yaşam derneğinin Yorkshire yetkilisi Bex Lynam, olayın düşük hava sıcaklarından kaynaklandığını kaydetti.Bir önceki haftalarda oluşan haa şartlarından ötürü sıcaklıkların düşüklük göstermesiyle canlılarında bundan etkilendiği öne sürülüyor ve açıklama şöyle devam ediyor: "Bu onları korunmasız yapıyor. Büyük dalgalar, onları karaya sürüklüyor" dedi.Bu yüzden denizde ölen canlılar kıyıya vurdu.

Kadınlar İlk Defa Maratonda!

  • 5.3.2018 15:12:27
  • 0 Yorum
  • 208

Suudi Arabistan'da ilk defa kadınların da katıldığı bir maraton düzenlendi.Gerçekleştirilen bu maratonla ülkede yeni bir akım başlatıldı.

"El-Ahsa Koşuyor" sloganıyla düzenlenen ve farklı kategorilerde çok sayıda yarışın düzenlendiği maratona ülkede farklı yerlerden farklı yaş gruplarında insanlar katılabildi.
Eğlence kurumunun bir şartı ise kadınların tesettürlü olmasıydı.Yani koşuya sadece kapalı kadınlar dahil oldu.

Yine bir habere göre  El-Musa İhtisas Hastanesi, Suudi Arabistan Spor Genel Müdürlüğü, Eğlence Kurumu ile El-Ahsa Belediyesi'nin sponsorluğunda düzenlenen maratona katılan kadınlara "tesettürlü olma" şartı getirildi.Bu gelenek bu yıldan itibaren her sene düzenli bir şekilde yapılabilecek.

Maraton kapsamında düzenlenen 3 kilometre kadın koşusunda Muzne En-Nassar, farklı uyruklardan bin 500 kadını geride bırakarak birinci oldu. Yaşlılar kategorisinde Muhammed ed-Duseri, profesyoneller kategorisinde ise Hüseyin Ceman birinci oldu.

Koşucular arasında bir hayli deneyimsiz olan engelli koşucu  Hüseyin Huveykim'e ise takdir ödülü verildi. Huveykim basına yaptığı açıklamada, bir sonraki maratonda engellilere özel yarış düzenlenmesini istedi.

Penguvenler Keşfedildi!

  • 3.3.2018 09:38:36
  • 0 Yorum
  • 191

Scientific Reports dergisinde yayımlanan habere göre, 2015 yılında Antartirka'da yapılan yüzey araştırmaları sırasında yaklaşık 1.5 milyon penguen bulundu. Araştırmacılar, Tehlike Adaları'nda bulunan dünya da yaşamını sürdürmekte olan en büyük koloni olduğunu söyledi.

Okuduğumuz yazılara göre bu sürüye daha önce dünyanın hiç bir yerinde rastlanmamıştı.

Sayısı 1,5 milyonu bulan penguen sürüsünün, insanların ve iklim değişikliği etkilerinin daha az görüldüğü "Tehlike Adaları"nda keşfedildiği belirtildi.

Bu adaların özellikle kutuplardan çok uzakta oldukları nedeniyle hayatta kalabilmeyi başardıkları ifade edildi.

Bu grup daha önce hiç görülmedi!

Yeni keşfin, Antartika’daki Adelie penguen sürüleri arasındaki en büyük sürü olduğu kaydedildi.Şimdiye jadar nesillerinin tükenmekte olduğu düşünülüyordu.Fakat uygun koşullarda hayatta kalabilmeyi başarabilmiş milyonlarca penguvenin bir arada yer aldığı grup keşfedildi.


New York'taki Stony Brook Üniversitesinden ekoloji uzmanı Heather Lynch, penguen sürüsü ile ilgili ilk belirtileri 2014 yılında tespit ettiklerini belirterek, “2014 yılında uzaydan aldığımız görüntülerde penguen dışkılarına rastlamıştık ancak bunun yanlış olabileceğini düşünmüştüm. Fakat daha sonraki araştırmalarda daha önce hiç görülmemiş devasa bir penguen grubunu keşfettik.” ifadelerini kullandı.

Acı haber tez geldi!Şehidimiz Var!

  • 2.3.2018 10:27:30
  • 0 Yorum
  • 202

Zeytin Dalı harekatının dün 41. gününde Türkiye’yi yasa boğan acı haberler geldi. Hatay-Hassa’nın karşısındaki bölgede teröristlerle çıkan çatışmada Jandarma Özel Harekat, Polis Özel Harekat ve koruculardan toplam 8 şehit verildi, 

13 asker de yaralandı. Şehit ve yaralıların çoğunluğunun İzmir Bornova Jandarma Komando Tugayı’ndan olduğu öğrenildi. Harekatta onlarca şehit etkisiz hale getirilmiş oldu!

Hatay’ın Hassa ilçesi karşısındaki Hac Bilal köyü Keltepe bölgesinde dün öğleden sonra Jandarma ve Polis Özel Harekat (JÖH ve PÖH) timleri, korucular ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleri ile PYD/PKK’lı teröristler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Edinilen bilgiye göre Hatay Sakız Hudut Karakolu’nun karşı tarafında bulunan bölgeye ağır silahlarla sızma girişiminde bulunan teröristlerden 20’den fazlası etkisiz hale getirildiÖSO tünellerde pusuya yatmış düşman birliklerini etkisiz hale getirebilmek için güçlü bir operayon gerçekleştirdi.

ÖSO teroristlerin ağır makinalı silahlarına karşı ciidi bir mücadele içerisinde.Türk Silahlı Kuvvetleri’nden dün gece yapılan ilk açıklamada “Beş kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, yedi kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır” denildi.Yine yarım saat arayla yapılan açıklamada 3 askerimin şehit olduğu diğer 6 kişinin de çatışmalarda ağır yaralandığı duyuruldu. Şehit ve yaralıların büyük kesiminin İzmir Bornova Jandarma Komando Tugayı’ndan olduğu öğrenildi. Çatışmalarda onlarca teröristin öldürüldüğü duyuruldu.

Genel Kurmay Başkanlığının yaptığı açıklamada günlerce süren operasyonların devam etmekte olduğunu çatışmaların  devam ettiği açıklaması geldi.
Cumhurbaşkanımız şehit ailelerine ve yakınlarına sabır ve baş sağlığı diledi.

Rusya Açıkladı!Erdoğan Devreye Girdi Tahliyeler Gerçekleşti!

  • 1.3.2018 20:54:35
  • 0 Yorum
  • 200

Ateşkes beklenirken Doğu Guta’da tahliye kararı alındı.Putin, Erdoğan'ın yardımıyla kuşatma altındaki Guta'dan çok sayıda sivilin tahliye edildiğini duyurdu.

Tüm dünya bu burumu merakla beklerken Erdoğan devreye  girdi ve tahliye  kararı alındı.Rusya Erdoğan’ın yardımıyla Suriye’deki sivillerin tahliye ediildiğini duyurmuş oldu.

Ateşkes Kararı  Almıştı

Hatırlanacağı gibi BMGK'nın aldığı ateşkes kararının ardından Rusya devlet başkanı Putin  Doğu Guta'da her gün 5 saatlik ateşkes uygulanacağını, böylece insani korudor oluşturularak sivillerin şehirden ayrılabileceğini duyurmuştu.

Esad Rusya’yı Dinlemedi!

Putin’in bu kararına rağmen rejim güçleri saldırılarına devam etmiş sivilleri tahliye edilememişti.

 

 

Güney Kore'de Köprüden Atlayan Gençler İçin İntihar Timi Kuruldu

  • 27.2.2018 11:57:15
  • 0 Yorum
  • 189

Güney Kore'de, gençlerin Han Nehri üzerindeki köprülerden atlayarak intihar etmeleri üzerine özel bir ekip kuruldu.İntihar girişmlerinin çok fazla olması nedeniyle böyle bir ekip kurulmasına ihtiyaç olduğu söylendi.

 
 Başkent Seul'de köprülerden atlayanları kurtarmak için devriye gezen ekip, kendilerine günde 3 kez çağrı geldiğini söylüyor.
Yaklaşık Saate Bir İntihar Girişimi 

Güney Kore'de her 40 dakikada 1 kişi intihar ediyor. Yaş aralıklarına bakıldığında bu girişimlerde fazlaca genç kesimin bu girişimlerde fazlaca bulunduğu açıklanmıştır. Genel kanıya göre intiharın sebeplerinin başında işsizlik geliyor. 119 Özel Kurtarma Hizmetleri'nden Jeong Ok Hur, özellikle yaşam koşullarının gençleri ruhsal bozukluklara ittiğini bu sebepten dolayı bu olayların yaşanabildiğini söyledi.

649 Hayat kurtarıldı

Ekip düzenli olarak Han Nehri'nde devriye geziyor ve çağrı gelir gelmez hemen harekete geçiyor. Geçen yıl 1500 civarı çağrı alan ekip, 649 kişiyi kurtardı.

Hindistan'ın Başbakanından Geleneksel Dans!

  • 27.2.2018 11:56:20
  • 0 Yorum
  • 198

Renkli kişiliği ile yüzü asık ve sıkıcı lider anlayışını yerle bir eden Kanada Başbakanı Justin Trudeau, bu kez Hint müziği eşliğinde yaptığı ilginç dansla gündeme geldi.


Herkesin Takdirini Topladı

Ziyaretleri sırasında geleneksel kıyafetler giyen Justin Trudeau ve ailesi, mütevaziliğiyle gönülleri fethetti.Çok sayıda kişi tarafından büyük bir beğeniyle izlendi ve alkışları topladı.

Rusya ‘Hayalet’leri gönderdi!

  • 26.2.2018 19:25:16
  • 0 Yorum
  • 175

Rusya ‘hayalet’leri gönderdi

Rusya’nın 5’inci nesil Sukhoi Su-57 savaş uçakları Suriye’deki Hmeymim Hava Üssü’nde görüntülendi.

Uzmanlar, Su-57’lerin uçuşunun ABD’nin F-22 ‘hayalet uçaklarının’ bu ülkedeki uçuşlarına yanıt niteliği taşıdığını ifade etti.

Suriye’ye dört adet Su-57’nin gönderildiği iddia ediliyor. Rus Sputnik’in haberine göre “Eksport Voorujeniy” dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Andrey Frolov, Rusya Savunma Bakanlığı’nın test aşamasındaki tüm yeni ürünleri Suriye’de denediğine dikkat çekti.

Radara yakalanma riski düşük olduğu için ‘hayalet’ olarak nitelendirilen Su-57, ilk uçuşunu 2010 yılında yaptı.

Uçağın bu yıl içinde resmen Rusya Hava Kuvvetleri’nde hizmete girmesi bekleniyor.

ABD, Irak üzerinden 'S-400' Gelecek!

  • 24.2.2018 10:26:40
  • 0 Yorum
  • 182

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Irak'ın Rusya'dan S-400 füze savunma sistemleri alması durumunda bunun Bağdat için Amerika'nın Hasımlarına Yaptırımla Karşılık Vermesi (CAATSA) yasası kapsamında farklı getirileri olacağını da gösteriyor.

Bugün yapılan basın açıklamasında  Irak ve Rusya arasında imzalanabilecek S-400 füze savunma sistemleri alımıyla ilgili ifadelerinde şöyle söyledi Nauert, "ABD, tüm ülkelere Rus silahı alımı sonucunda CATSAA kapsamında verilecek muhtemel yanıtlardan bahsetti. İşbirliği yaptığımız birçok ülkeye bunu açıkça ifade ettik. Sözünü ettiğiniz anlaşmanın imzalanıp imzalanmadığını bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Rusya Federasyon Konseyi Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkanı Viktor Bondarev, Suriye, Irak, Sudan ve Mısır'ın muhtemel S-400 alıcıları olarak yer aldığını dah önce dile getirmişti.

 Rusya'nın Bağdat Büyükelçisi Maksim Maksimov, Irak'ın Rusya'ya S-400 füze savunma sistemi almak için talepte bulunmasını beklediklerini kaydetmişti. Yaşan bu gelişmeler dünya gündemine bir süreliğine konu olacak gibi görünüyor.

Amerikada Rekor Tazminat!

  • 21.2.2018 15:19:51
  • 0 Yorum
  • 163

ABD'nin Minnesota eyaletinde madencilik ve kimya endüstrisi şirketi 3M, zararlı atıklar üretmesi sebebiyle doğaya verdiği zarardan dolayı tazminat ödemeyi kabul etti.

Eyalet Başsavcısı Lori Swanson, eski adı Minnesota Madencilik ve İmalat Şirketi olan uluslararası firmanın, eyaletteki üretim tesislerinin kimyasal atıklarla çevreye ve doğal kaynaklara verdiği zarar nedeniyle açılan davada anlaşmaya çalıştığını aktardı.

Çevre konusunda ödenen en yüksek tazminat

Şirket, uzlaşma kapsamında eyalete 850 milyon dolar tazminat ödemeyi kabul etmiş durumda.
Swanson ,15 gün içerisinde yapacakları ödemenin ABD de gelmiş geçmiş en fazla ödeme olduğunu vurguladı.

Tazminat, 3M'nin en büyük fabrikasının bulunduğu St. Paul şehri ve çevresindeki yerleşimlere temiz içme suyu sağlanması düşünülüyor.

Şirket, ilk kez 2010'da açılan davada, yıllar içinde kimyasal atıklar nedeniyle aralarında Mississippi Nehri'nin 160 kilometrelik bir bölümünün de olduğu doğal kaynaklara zarar vermekle suçlanmıştı. Verilen tahribat nedeniyle 5 milyar dolarlık bir teminat ödeneceği söyleniyor.

Üçüncü Dünya Savaşı’nın Olası Sebebini Biliyorum

  • 26.12.2017 15:44:23
  • 0 Yorum
  • 238

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ‘yapay zeka konusunda lider olan ülke, dünyanın da hakimi olur’ sözünü değerlendiren Elon Musk, ‘işte başlıyoruz’ dedi.

Twitter hesabından yaptığı paylaşımda ‘yapay zeka alanındaki liderlik, yüksek ihtimalle Üçüncü Dünya Savaşı’na yol açar’ dedi. Liderlik için mücadele edecek ülkeler arasına Rusya, Hindistan, ABD ve Çin dışında bilgisayar biliminde gelişmiş başka ülkelerin de dahil olabileceğini söyledi.

Musk, teorisine göre asıl olayın bundan sonra başlayacağını öngörüyor. Yapay zeka konusunda en fazla söz sahibi olan ülkenin çok daha güçlü ve huzurlu olacağı yönündeki söylemlerin çok iyi niyetli yapıldığını söyleyen Musk, yapay zekanın, gerekirse başka şirketler ve ülkeler tarafından silahlı kuvvetlerle alınabileceğini belirtiyor.

Yapay zekaya karşı olan tutumunu yineleyen Musk, muhakkak ciddi önlemler alınması ve halkın güvenliğinin sağlanması gerektiğini söyledi. Yapay zekanın ne kadar tehlikeli olabileceğini tekrar hatırlatan Musk, daha önce BM’e yazılan bir ‘öneri’ mektubuna da imzasını atmıştı.

Hatırlarsanız Mark Zuckerberg, Elon Musk’ın yapay zekaya olan bakış açısını ‘sınırlı’ olarak nitelemiş ve ikili arasında soğuk rüzgarlar esmişti. 

​KUDÜS'ÜN ÖNEMİ (Filistin'in başkenti)

  • 22.12.2017 16:19:50
  • 0 Yorum
  • 278

Yeryüzündeki üç büyük dinden hiçbirisi Kudüs’e digerinden daha az önem vermez. Kronolojik siraya göre üç dinin gözünde Kudüs’ün neden bu kadar önemli ve kutsal olduguna bakmakta bugün gelinen noktayi anlamak bakimindan fayda vardir. 

Yahudiligin Kudüs’e Verdigi Önem: 

Kudüs’ün Yahudilik için önemi Süleyman Mabedi’nin bu sehirde bulunmus olmasina dayanmaktadir. Yahudiler Kudüs’e ‘Ötelerin Sehri’ nazari ile bakarlar ve burasi Allah’in Evi olarak kabul edilir. Yahudilerin kutsal kitabi Eski Ahit’te Kudüs’ün önemi ‘Son Günlerde’ ve ‘Adalet Gününde’ belirginlesir. Isayahu peygambere göre Kudüs ‘Adalet Sehridir’. Yahudi inancina göre burada son mahkeme kurulacaktir. Ayni zamanda Kudüs, Eski Ahit’te Beni Israil’i sembolize etmektedir. Onun yikilmasi Israilogullarinin sürgüne gönderilmesi demektir. Ve gelecekte yeniden imari da Israilogullarinin sürgünden dönüsünün ifadesidir. Yahudi tarihinde Ikinci Mabed döneminde Kudüs bir hac sehri haline gelmistir. MS 70 yilinda sehrin yikilmasi ile sürgüne gönderilen Yahudiler için yikik sehir kendi gurbet ve perisanliklarini sembolize etmektedir. 

Hiristiyanlikta Kudüs 

Dindar bir Hristiyan için Kudüs, Rabb’in seçtigi sehirdir. Körlesmis ve günahlara dalmis insanlarin arasinda Tevhid dininin kalesidir o. O Rabb’in bütün güzel planlarinin satosu olmus, kendi oglunu insanligin affi için kurban ettigi mekan olmustur. Bu sehirden adalet ve sevginin kanunu insanliga  yayilir. Kudüs, Rabbin Kralliginin yeryüzüne inecegi günlerin müjdecisidir. Isa’nin kaniyla yikanmistir bu topraklar ve onun için insanlar ölmüs, ölmek için cepheye kosmus, Golgotha tasini öpmek, Kutsal Kabir’de aglamak asirlar boyu bir seref olarak görülmüstür. Kudüs’e bir Hristiyan baska bir sehri ziyaret ediyor gibi gelemez. Ona dua, aglama, kendine gelme, yeniden dirilme arzusuyla gelinmelidir. 
Hrisitiyanlik için Kudüs, tarihin basladigi ve bitecegi yerdir. Yine de Hristiyan ilahiyatinda Kudüs karmasik bir yer tutar. Sehir bir yandan Isa’nin yakalanip çarmiha gerildigi ve gömüldügü, yikimi Isa tarafindan önceden haber verilmis bir sehirdir. Bunun yaninda Son Günlerin Vaadleri ile de birlestirilen bir Kutsal Sehirdir. Haçlilarla birlikte Kudüs’ün Hristiyanlik için ifade ettigi dini önem siyasal bir boyut kazanmistir. 
Kudüs’ün Israil tarafindan ele geçirilip bir Yahudi sehrine dönüstürülmesi Hristiyan dünyasinda farkli kanaatler ortaya çikardi. Bazilari bu gelismeyi tarihi gelismelerde vuku bulan bir hata olarak görürken bazilari bunun vadedilen Yeni Kudüs’ün kurulmasi için gerekli bir basamak olduguna inanirlar. Bugün Vatikan’in Israil ile alakali politikasi temelde Katoliklerin Kutsal Mekanlara ulasimini ve buralarda ayinlerin gerçeklestirilmesini garanti altina alacak sekildedir. 

 Müslümanlarin Ilk Kiblesi 

Islam’in kutsal sehirler hiyerarsisinde Kudüs, üçüncü sirada gelir. Mekke’deki bir ibadetin onbin, Medine’dekinin bin ve Kudüs’dekinin besyüz kat sevabi oldugu seklindeki hadis bu hiyerarsiyi ifade eder. Kudüs, bir buçuk yildan az bir süre Müslümanlarin ilk kiblesi olarak kalmistir. 
 Kudüs’ün Islam tasavvufunda da önemli bir yeri vardir. Büyük Islam mutasavviflari Mevlâ ile olan irtibatin en âlâ mertebesine ancak bu sehirde ulasilabilecegine inanmislar ve hayatlarinin bir kismini Kudüs’te geçirmislerdir. Bugün Islam dünyasinda Kudüs ve onunla baglantili olarak Filistin Problemi ezilmisligin, hakki yenilmisligin bir sembolü olarak kabul görmektedir. 
Müslümanlarin ve tüm dünyanin gözü önünde Filistin’de yillardir süren bu Siyonist cinayetlerin ve katliamlarin bir an önce durdurulmasi için etkin yaptirimlarda bulunmak gerekmektedir. 

Aerosol Nedir?

  • 18.12.2017 17:05:27
  • 0 Yorum
  • 380

Aerosol, kimya alanında sıklıkla kullanılan karşımlar arasında yer alan bir karışım türüdür. Aerosol genel olarak gaz halindeki maddelerin içerisine asaltı olarak kabul edilen katı ve sıvı partiküllerin eklenmesi sonucunda elde edilmiş olan ince bir karışım türüdür. Aerosol karşım örnekleri sadece insan eliyle oluşturulmuş karışımlarda karşımıza çıkmayıp bu karışıma doğa içerisinde de sıklıkla rastlamak mümkündür. Örneğin gökyüzünde yer alan bulutlar, arabaların egzozlarından çıkan duman ve mevsimsel geçişlerde sıklıkla gözlemlenen hava olaylarından olan sis aerosol örneklerine gösterilebilir.

Günümüzde aerosol karışımlar aerosol kabı olarak nitelendirilen kapların içerisine gaz ve parçacıkların konulmasıyla elde edilmektedir. Piyasada yer alan sıkıştırılmış kaplardaki çoğu karışım aerosol karışımdır. Aerosol karışımlarda gazın kullanılmasının en büyük nedeni sıkıştırılabilirlik derecesinin yüksek olmasıdır. Gazın sıkıştırılmasıyla yüksek basınç elde edilebilir ve elde edilen bu yüksek basınç sayesinde karşımın içerisinde yer alan partiküller dışarıya kolay bir şekilde püskürtülebilir.

Aerosol karışımlarda özellikle yüksek basınca maruz kaldığında sıvılaşan kloroflorokarbon ya da flüorokarbon maddeleri kullanılmaktadır. Aerosol kaplarda gaz ve bu maddeler yüksek basıncın oluşmasını sağladığından dolayı aerosol kapların şekli özeldir. Aerosol kapları incelediğimizde bu kapların keskin köşelerden yoksun olduklarını ve birçok kısımlarının oval olacak şekilde imal edildiklerini görüyoruz. Böyle bir geometrik yapının seçilmesindeki tek neden yüksek basınç nedeniyle kapların şekil değiştirmesinin istenmemesidir. Eğer aerosol kaplar köşeli bir şekilde yapılacak olsaydı oluşan yüksek basınç etkisiyle kaplar şekillerini koruyamaz ve bu nedenden dolayı şekilde bazda değişikliğe uğrardı. Bu nedenden dolayı yapılan ARGE çalışmaları sonrasında aerosol kapları için en ideal şekillerin neler olduğu belirlenmiştir.

Aerosol kaplarının içerisine ilk olarak püskürtülmek istenen madde eklenir. Daha sonra ise püskürtülen maddeyi itmek için itici gaz ilave edilmektedir. İtici gaz her ne kadar ilk etapta gaz formda gönderilse de bu itici gaz yüksek basınçtan olayı büyük oranda sıvıya dönüşmektedir. Her ne kadar itici gazda sıvı forma geçme eğilimi olsa da aerosol kabı içerisinde kalan itici gaz istenilen partikülleri püskürtmek için yeterlidir.

Aerosol kap içerisinde yer alan herhangi bir karışımı kullanmadan önce kapı iyice çalkalamaya özen gösterin çünkü karışımda çökelmeler meydana gelebilmekte ve bu durum da püskürtülmek istenen madde yerine itici gazın dışarı çıkmasına neden olmaktadır. Ancak iyi bir çalkalama gerçekleştirilecek olursa püskürtülmek istenen madde kap içerisinde çıkış yapabilecektir. Çıkış işleminden donra doğal olarak kap içerisinde bir boşluk meydana gelir. Oluşan bu boşluk sıkıştırılmış halde kap içerisinde yer alan itici gaz tarafından doldurulur. Bu sayede karışım bitinceye ve basınç düşünceye kadar püskürtme işlemi gerçekleştirilebilir.

Aerosol

Sprey boyalar, oda parfümleri, tıraş kremleri ve çeşitli haşere ilaçları aerosol kaplar içerisinde oluşturulmuş olan karışımlardır. Bahsi geçen bu karışımları örnek olarak kullanmış olduğunuz aerosol kap içerisinde yer alan birçok karışımın olduğunu görebilirsiniz. Yapılan bu gözlemleme sonrasında aerosol karışımların yaşam alanlarımız içerisinde yaygın bir şekilde yer aldığını söylemek mümkündür. Aerosol kaplar içerisinde yer alan itici gazlar atmosferde yoğun bir şekilde yer alırsa bu durum küresel ısınmaya neden olmaktadır. Aerosol karışımların sonlandırılmasının dünya için önemli olduğunu düşünen birçok çevreci kuruluş bu karışımların kullanımını azaltabilmek ya da tamamen ortadan kaldırabilmek adına çeşitli eylemlere imza atmaktadır.

Dünyanın En Yaşlı Kutup Ayısı 37 Yaşında!

  • 16.12.2017 10:39:48
  • 0 Yorum
  • 248

Amerika Birleşik Devletlerinin Philadelphia Hayvanat Bahçesinde yaşayan ve dünyanın en yaşlı kutup ayısı olma özelliğiyle öne çıkan Coldilocks, 37 yaşına bastı.

Hayvanat bahçelerinde yaşayan bir anlamda tutsak hayatı güden ve doğal ortamlarından uzak olan kutup ayıları yetkililerin açıklamasına göre ortalama 23 yıl kadar yaşayabiliyorken Coldilocks, 37 yaşına geldi. Bu durumun hayvanat bahçesindeki kişisel bakımdan ve eşiyle geçirdiği uzun yıllardan kaynaklandığı düşünülüyor. 

Evet Coldilocks'un birkaç yıl önce hayatını kaybeden eşi Klondike de ortalama ömürleri baz alındığında uzun bir hayat sürdü. Klondike 2015 yılında öldüğünde 34 yaşındaydı. Bununla birlikte en uzun yaşayan kutup ayısına yaşına yakışır bir kutlama da tertip edildi. Ziyaretçilerin de katıldığı doğum günü partisinde Coldilocks'a fıstık ezmesi, bal, kuru üzüm ve balık dolu bir kek ikram edildi. Elbette "Happy Birthday" şarkıları da eksik olmadı. 

Hatırlayacağınız üzere 2008 yılında Kanada'da Manitoba’s Assiniboine hayvanat bahçesinde yaşayan Debby adlı kutup ayısı 42 yıl yaşamıştı. Debby, organ yetmezliği ve felç gibi hastalıklar yaşamıştı. Bununla birlikte Arjantin'in son kutup ayısı Arturo da 2016'da 30 yaşında hayatını kaybetmişti. Bilinen en uzun yaşayan kutup ayısı 1991 yılında 43 yaşında ABD'deki bir hayvanat bahçesinde ölen Doris adlı ayıydı.

Kaynak : http://mashable.com/2017/12/15/oldest-polar-beat-celebrates-thirty-seventh-birthday/#ii8epSoYqqqS

Avrupa'nın IMF'si kurulacak

  • 8.12.2017 17:43:07
  • 0 Yorum
  • 230

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Avrupa'da ekonomik ve parasal birliğin güçlendirilmesini amaçlayan yeni düzenlemeleri içeren teklif paketini açıkladı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Avrupa'da ekonomik ve parasal birliğin güçlendirilmesini amaçlayan yeni düzenlemeleri içeren teklif paketini açıkladı.

Pakete göre, AB yasal çerçevesinde olacak Avrupa Para Fonu (EMF), Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi faaliyet gösterecek.

EMF, finansman sorunu yaşayan avro bölgesi ülkelerine gerekli mali desteği sağlamak üzere kurulan Avrupa İstikrar Mekanizması (ESM) yapısı üzerinde inşa edilecek.

Ödeme güçlüğü veya finansal kriz yaşayan üye ülkelere yardımcı olacak EMF, avro bölgesindeki banka ve kredi kurumlarının zor durumlardan kurtarılması veya tasfiyesi için kullanılmak üzere kurulan Tek Çözüm Fonu'na (SRF) destek sağlayacak bir son kredi mercii olarak görev yapacak.

EMF, ülkelerin ekonomik kurtarma veya finansal destek programlarını doğrudan müdahil olarak y??netecek. Bu ülkelere sağlanacak krediler için geri ödeme planlarını oluşturacak EMF, çıkartacağı çeşitli finansal araçlarla sermaye piyasalarından fon sağlayabilecek.

Acil ekonomik veya finansal kriz ortamlarında EMF mekanizmaları, oy birliği yerine oy çokluğuyla karar alabilecek.

EMF'nin kredi kapasitesi 500 milyar avro olacak ve gerekli görüldüğünde bu miktar artırılabilecek.

Yeni makam

AB'de ekonomi politikalarında daha tutarlılık oluşturularak etkin, şeffaf ve demokratik bir Avrupa Ekonomi ve Maliye Bakanlığı makamı kurulacak.

Bu makam, AB'nin ve avro bölgesinin uluslararası düzeyde ekonomi ve maliye konularında temsilini gerçekleştirecek.

Bunu yönetmek üzere seçilecek kişi, AB Komisyonu Başkan Yardımcısı görevi de yapacak ve Avrupa Parlamentosuna (AP) karşı sorumlu olacak.

Avrupa Ekonomi ve Maliye Bakanı aynı zamanda, Avro Grubu başkanı olacak ve Avrupa Para Fonunun çalışmalarını denetleyecek.

AB Komisyonunun açıkladığı bu paket, Brüksel'de 15 Aralık'ta AB üyesi ülkelerin devlet veya hükümet başkanlarını bir araya getirecek Avro Zirvesi'nde görüşülecek.

Süreç

Teklifin yasalaşması için AB Konseyi, AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu (AP) arasında üçlü görüşmeler yapılacak. Tarafların bir metin üzerinde uzlaşması halinde tüm kurumların onayının ardından teklif yürürlüğe girecek, ardından da AB üyesi ülkelerin gerekli düzenlemeleri gerçekleştirmesi gerekecek.

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis, konuyla ilgili Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, "Avrupa İstikrar Mekanizması'nın başarısını, bir Avrupa Para Fonu'na dönüştürmeyi öneriyoruz. ESM'in bir Avrupa Para Fonu'na dönüştürülmesi, gelecekteki tüm krizlerle daha etkin ve demokratik şekilde mücadele etmemize yardımcı olacak." dedi.

Avrupa'nın ekonomik ve parasal birliğini güçlendirmenin önemli olduğunu belirten Dombrovskis, "Krizleri önlemenin en iyi yolu dayanıklı ekonomiler inşa etmektir. Bu yapısal reformlar, ekonomimizi modernize edecek." diye konuştu.

fortuneturkey

Batum'da otel yangını: 12 ölü

  • 25.11.2017 10:01:26
  • 0 Yorum
  • 239

Gürcistan'ın Acara Özerk Cumhuriyeti’nin Batum kentinde, Türk işadamı Erol Avgören’e ait otelde yangın çıktı. Yangında ilk belirlemelere göre, aralarında Türklerin de bulunduğu 12 kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı.

Türkiye sınırına 17 kilometre uzaklıktaki Batum kentinde Türk işadamı Erol Avgören’e ait Leogrand Otel’de dün saat 21.00 sıralarında yangın çıktı.

Kazan dairesinde meydana gelen patlama nedeniyle çıktığı belirtilen yangında,alevler kısa süredeÿüst katlara yayıldı. Altta iki katlı kumarhanenin bulunduğu otelde, yangın nedeniyle büyük panik yaşandı. Olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edilirken, görevlilerin de yardımıyla müşteriler tahliye edildi.

Yangında, ilk belirlemelere göre aralarında Türklerin de bulunduğu 12 kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı. Yaralılar, ambulansla kentteki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı.

2015 yılının Temmuz ayında açılan otelin, Türk işadamına ait olduğu için, özellikle Türkler tarafından tercih edildiği belirtildi.

Rakel Dink'e Ödül

  • 24.11.2017 13:19:24
  • 0 Yorum
  • 237

Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac tarafından 2008’de kurulan ve amacı, ‘Çatışmaların önlenmesini, kültürlerarası diyaloğu ve sağlığa erişim kalitesinin yükseltilmesini desteklemek’ olan 2017 Chirac Vakfı Ödülü dün Hrant Dink Vakfı’na takdim edildi. 

Paris’te düzenlenen törende ödülü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink’e sundu. Chirac Vakfı Jürisi, ödülün Hrant Dink Vakfı’na verileceğini eylül ayında açıklamıştı.

‘TUTUKLU GAZETECİLER BIRAKILMALI’

Ödülün Dink Vakfı’na verilmesinin gerekçesi “Diyalog, empati ve barış kültürünü temel alarak çalışmalar yapan Hrant Dink Vakfı, kültürel çeşitliliğin bir zenginlik, farklılıkların ise hak olarak tanınması gerektiğini savunuyor, Ermenistan ve Türkiye halkları arasındaki kültürlerarası ilişkileri teşvik ediyor. Dink Ailesi, kin ve intikam ruhu içine hapsolmak yerine, yıllar içinde Türkiye’de demokratik tartışmalarda vazgeçilmez bir aktör haline gelen bu vakfı kurdu ve yönetiyor” ifadeleriyle açıklanmıştı. Törende konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Barışa yönelik bu davranışlar bugün eskisinden çok daha önemli ve bizden her zaman destek bulacak” dedi. Basın özgürlüğünün önemini vurgulayan Macron, Türkiye’de tutuklu Fansız gazeteci için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la konuştuğunu, gazetecinin bunun ardından serbest bırakıldığını söyledi ve bunun diğer tutuklu gazeteciler için de yapılması gerektiğini belirtti.

kaynak hürriyet

İlköğretimde sınıf arkadaşı tecavüz etti

  • 24.11.2017 13:18:14
  • 0 Yorum
  • 293

Afyonkarahisar’da karın ağrısı şikayetiyle hastaneye götürülen 11 yaşındaki kız çocuğu, 2.5 aylık hamile çıktı. Savcılığın talimatıyla çocuğa kürtaj yapıldı, korumaya alındı. Küçük kız ifadesinde aynı sınıfta okuyan 13 yaşındaki sınıf arkadaşının kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattı.

Star TV’nin haberine göre, inanılmaz olay 7 Kasımda Afyonkarahisar’da meydana geldi. Ortaokul öğrencisi 11 yaşındaki kız çocuğu karın ağrısı şikayetiyle annesi tarafından devlet hastanesine götürüldü. Hastanede yapılan kontrollerde 11 yaşındaki kızın 2,5 aylık hamile olduğu tespit edildi. Hastane yönetimi durumu savcılığa bildirdi. Savcılık kararıyla kıza kürtaj yapıldı. Daha sonra küçük kız korumaya alındı.

Psikolojik destek verilen küçük kız, pedagoglar eşliğinde alınan ifadesinde aynı sınıfta okuyan 13 yaşındaki sınıf arkadaşının kendisine tecavüz ettiğini söyledi. Kız ifadesinde sınıf arkadaşının ‘Sana kuş göstereceğim’ diyerek evlerinin arkasında bulunan metruk bir binaya götürüp orada cinsel istismarda bulunduğunu anlattı.

Küçük kızın ifadesi üzerine 13 yaşındaki erkek çocuk gözaltına alındı. Gözaltına alınan erkek çocuk ise suçlamaları reddetti. Erkek çocuğun ailesi de, küçük kızın başkaları tarafından istismar edildiğini iddia edip, 3 tanığı savcılığa götürdü. Bunun üzerine erkek çocuk, adli kontrol şartıyla bırakıldı. Savcılık küçük kızın babasının birçok suçtan dolayı kaydının olduğunu belirterek, ailenin dört çocuğuyla ilgili koruma kararı aldırdı. Dört kardeş Afyon’daki Sosyal Hizmetler Çocuk Müdürlüğü’ne teslim edildi.

kaynak:hürriyet

SREBRENİTSA'DA NELER YAŞANDI?

  • 22.11.2017 13:38:15
  • 0 Yorum
  • 261

Yugoslavya İç Savaşı sırasında Bosna Hersek'in Srebrenitsa kasabasında 13-18 Temmuz 1995 tarihleri arasında 8 bin genç ve yetişkin Müslüman erkek, Bosnalı Sırp güçler tarafından öldürüldü.

Birleşmiş Milletler (BM) 1993 yılında Srebrenitsa'yı Boşnaklar için "güvenli bölge" ilan etmişti.
Binlerce Boşnak erkek, kadın ve çocuk, Srebrenitsa'nın hemen dışındaki Potocari'de bulunan Hollandalı askerlerin denetimindeki BM barışgücü karargahına sığındı.

3 soruda Mladiç davası ve Srebrenitsada yaşananlar

Hollandalı askerler karargaha sığınanlara burada güvende olacaklarını söyledi. Ancak askerler Bosnalı Sırp güçlerin kampı kuşatması üzerine binlerce Boşnakı Sırplara teslim etti.

Sırp güçler karargaha sığınanlar arasından ayırdıkları 300 erkeği kamyonlarla götürüp öldürdü. Kadın ve çocuklar da Bosna'nın diğer kesimlerine götürüldü.
Kasabada 8 binden fazla Müslüman öldürüldü.,

Srebrenitsa'da hayatını kaybedenlerin büyük kısmı halen Bosna Hersek'in doğusundaki toplu mezarlarda yatıyor. Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi, Bosnalı Sırpların eski lideri Radovan Karaciç'i Srebrenitsa'da yaşananlardan sorumlu tuttu ve 40 yıl hapis cezasına çarptı.

Olaylar öncesinde BM tarafından güvenli bölge ilan edilen kasabada, civardaki çatışmalardan kaçan çok sayıda sivil bulunuyordu.
Srebrenitsa'da yaşananlar, "2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'daki en büyük katliam" olarak nitelendiriliyor.
BM'nin yargı organı Uluslararası Adalet Divanı 2007'de, kasabada yaşananları "soykırım" olarak nitelendirmiş ancak sorumlusunun Sırbistan olmadığına hükmetmişti.

Rusya ise 2015'te BM Güvenlik Konseyi'ne sunulan ve kasabada yaşananları "soykırım" olarak nitelendiren bir karar tasarısını veto etmişti.

BUGÜN MAHKEMEDE NE KARAR VERİLECEK?

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin savcıları, Aralık 2016'da 4,5 yıldır süren yargılama süreci kapsamında Bosnalı Sırp General Ratko Mladiç'in ömür boyu hapse mahkum edilmesini talep etti.

3 soruda Mladiç davası ve Srebrenitsada yaşananlar

Savcılık talebine gerekçe olarak, Ratko Mladiç'in "soykırım, savaş ve insanlığa karşı suç işlemesini" gösterdi.
Savcılar, ses kayıtları ve görüntülere dayanarak Srebrenitsa'da etnik temizlik emrinin bizzat Mladiç tarafından verildiğini söyledi.
Mladiç, Bosna iç savaşında yaşanan olaylar ve özellikle Srebrenitsa'da 8 binden fazla Müslüman erkeğin katledildiği soykırımdan sorumlu olmadığını savunuyordu.

Eski Sırp komutan, soykırımın emrine uymayan astları tarafından gerçekleştirildiğini öne sürmüştü. Ancak UCM savcıları, ses kayıtları, görüntüler ve tanıkların Mladiç'i yalanladığını söylüyor.

İddianamede, "ağdaki örümcek" diye tanımlanan Mladiç'in, Srebrenitsa'da sırasında etnik temizlik emrini bizzat verdiği vurgulandı. Halen Lahey yakınlarındaki Scheveningen Cezaevi'nde kalan 74 yaşındaki Bosnalı Sırp General hakkında karar bugün verilecek. Mladiç'e ömür boyu hapis cezasının verilmesi durumunda Mladiç cezasını istediği bir ülkedeki hapishanede çekebilecek.

BM tarafından 25 Temmuz 1995'de soykırım ve savaş suçu işlediği gerekçesiyle aranmaya başlayan Mladiç, yaklaşık 16 yıl boyunca kaçtı. Bu süre içerisinde Sırbistan'da özgürce yaşadığı belirtilen Mladiç, 2001 yılında Sırbistan lideri Slobodan Miloşeviç'in tutuklanması üzerine izini kaybettirdi.
UCM'nin baskılarını arttırması üzerine 26 Mayıs 2011'de Sırbistan'da yakalanan Mladiç, 31 Mayıs 2011'de UCM'de yargılanmak üzere Lahey'e gönderildi.
Lahey'de 12 Mayıs 2012 tarihinde başlayan davada, mahkeme 377 tanığı dinledi. Savcılar, çok sayıda görüntü ve ses kaydını da mahkemeye delil olarak sundu.
Lahey'deki mahkeme, Bosnalı Sırpların lideri Radovan Karadziç'i ağırlaştırılmış 40 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

HOLLANDA'NIN SREBRENİTSA'DA YAŞANANLARDA ROLÜ NEYDİ?

Hollanda'da mahkeme ise kasabada 300 Boşnak'ın öldürülmesinden Hollandalı BM askerlerinin doğrudan sorumlu olduğuna hükmetti.
Lahey kentinde görülen davada kararı okuyan Yargıç Larissa Alwin, Hollandalı BM barışgücü askerlerinin kontrolleri altındaki kamptan götürülen erkeklerin öldürüleceğini bilmesi gerektiğini, çünkü o dönemde de Sırpların savaş suçları işlediğine dair kanıtlar bulunduğunu vurgulamıştı.
Alwin, "Hollandalı BM barışgücü askerleri bu erkeklerin karargahtan götürülmesinde işbirliği yaparak yasalara aykırı davranmışlardır" demişti.
Mahkeme Hollanda'nın 300 erkeğin yakınlarına tazminat ödemesi gerektiğine karar vermişti.
Ancak mahkemeye göre, Hollandalı askerlerin Srebrenitsa'nın düşmesinden ve karargaha değil etraftaki orman arazisine sığınan diğer kurbanların ölümlerinden sorumlu tutulamazlardı.

Türkiye, İran Rusya zirvesi öncesi Putin'den 'Esad' hamlesi

  • 21.11.2017 12:29:57
  • 0 Yorum
  • 244

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ruhani ve Putin’in Soçi görüşmesi öncesinde Putin Suriye’deki siyasi süreç için Soçi’de sürpriz bir şekilde Esad ile bir araya geldi.

Kremlin'den yapılan açıklamaya göre, Putin ve Esad bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Putin, Esad'ı teröristlere karşı verdiği mücadeleden dolayı tebrik etti.

Esad da "Rusya siyasi uzlaşının teşvikini mümkün kıldı" ifadelerini kullandı.

Türkiye, Rusya ve İran'ın katılımıyla yarın Soçi'de düzenlenecek toplantıda taraflar Suriye'deki gelişmeleri ve bölgedeki son durumu ele alacak.

Esad en son 2 yıl önce Moskova'yı ziyaret ederek Putin ile görüşme gerçekleştirmişti.

4 YIL ARADAN SONRA BİR İLK

Türkiye ile Rusya ilişkilerinde yeni ve kritik bir adım daha atıldı. Suriye krizi yüzünden dört yıldan bu yana Rusya Savunma Bakanlığı’na ait askeri uçaklara hava sahasını kapalı tutan Türkiye, önceki gün Rus askeri nakliye uçağına Türk hava sahasını açtı.

Rus İnterfaks ajansının haberine göre Rusya Savunma Bakanlığı’na ait TU-154M nakliye uçağı Moskova yakınlarındaki “Çkalovsk” askeri üssünden havalandıktan sonra Karadeniz ve Türkiye üzerinden uçuşunu gerçekleştirerek Suriye’nin Lazkiye bölgesinde yer alan Rus Hmeymim Hava Üssü’ne iniş yaptı. Böylece uçak en kısa yoldan Suriye’deki Rus Hmeymim Hava Üssü’ne ulaştı.

kaynak:hurriyet

ABD Neyin peşinde

  • 18.11.2017 09:29:19
  • 0 Yorum
  • 255

Bakan Çavuşoğlu, Rıza Sarraf'ın daha önce bulunduğu yerde olmadığını belirterek, "Ev hapsinde mi yoksa başka bir yerde mi, bilmiyoruz. Bizimle paylaşmadılar." dedi.

Çavuşoğlu, iş adamı Rıza Sarraf’ın nerede olduğunun sorulması üzerine de şunları kaydetti:

"İki nota verdik konuyla ilgili. İlki, avukatlarının görüşemediğine dair haberlerden hemen sonraydı. İkincisi, iki gün önceydi, ilkinden 6 gün sonra çünkü ilkinde cevap alamamıştık. İkinciden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı, büyükelçiliğimizi arayarak Sarraf’ın iyi ve güvende olduğunu söylemiş. Yerini söylememişler. Daha önce olduğu yerde değil. Başka bir yerde olduğu kesin. Ev hapsinde mi yoksa cezaevinde mi veya başka bir yerde mi, bilmiyoruz. Bizimle paylaşmadılar.”

Çavuşoğlu, Sarraf’ın ABD makamlarıyla iş birliği yapabileceğine yönelik iddialar konusunda endişeli olup olmadığına ilişkin soruya da “Neden endişeli olayım?” yanıtını verdi.

İddianamenin FETÖ ile irtibatlı kişilerce hazırlandığını tekrarlayan Çavuşoğlu, “Uydurma suçlamalar olursa tabii ki bizim de söyleyeceklerimiz olur.” dedi.

Çavuşoğlu, “Türkçede bir deyim vardır. Çiğ süt emmedim ki midem ağrısın. Halkbank’ın faaliyetlerinin hiçbiri de ABD ambargosunu ihlal etmemiştir.” ifadelerini kullandı.

kaynak:hürriyet

Reza Zarrab 5 gündür...

  • 15.11.2017 12:45:58
  • 0 Yorum
  • 278

Eski eşi Ebru Gündeş ile gittiği New York seyahatinde tutuklanan Reza Zarrab uzun süre dünya gündemini meşgul etmişti. Serbest bırakıldı haberlerinin yayınlanmasına rağmen, Reza Zarrab'dan 5 gündür haber alınamıyor.

ABD’de 27 Kasım’da jürili duruşması başlayacak olan İran asıllı Türk Reza Zarrab’ın nerede olduğu konusundaki belirsizlik devam ediyor. 

ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı Federal Cezaevleri Bürosu’nun internet sitesindeki resmi kayıtlarda, ‘09135-104’ kayıt numaralı Reza Zarrab’ın 8 Kasım 2017 tarihinde cezaevinden tahliye edildiği bilgisi yalanlansa da geçerliliğini koruyor.

Davayı kovuşturan New York Güney Bölgesi Federal Başsavcılığı sözcülerinden “Zarrab hâlâ gözaltında” açıklaması geldi. Zarrab’ın avukatı Şeyda Yıldırım ise Hürriyet’e yaptığı açıklamada, “Serbest bırakıldığı bilgisi doğru değil. Başka bir bölüme alınmış olabilir. Bize de beş gündür bilgi vermiyorlar, hiçbir haber alamıyoruz” dedi.

kaynak: hürriyet

Suudi Arabistan endişe içinde!

  • 13.11.2017 12:47:40
  • 0 Yorum
  • 241

Ülke yönetimi, diğer arap ülkelerine çağrı yaparak dışişleri düzeyinde bir görüşme talebinde bulundu, sebebi ise İran'ın bölgedeki ülkeler yaptığı müdahale ve yaptırımlar.

Mısır haber ajansı MENA'nın Arap Birliği'nden bir yetkiliye dayandırdığı haberde, Suudi yönetiminin, Arap dışişleri bakanlarının gelecek pazar acil toplantı düzenlemesi çağrısı yaptığı kaydedildi.

Suudi Arabistan ile Arap Birliği'nden konuyla ilgili resmi açıklama yapılmadı.

Suudi Arabistan ile Körfez ülkeleri, İran'ı Irak, Lübnan, Yemen ve Suriye'yi istikrarsızlaştırmakla suçluyor. Bu bağlamda yaşanan son olay, Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri'nin, kurduğu hükümetin güvenoyu almasının üzerinden bir yıl geçmeden 4 Kasım'da, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da istifasını açıklaması oldu.

Hariri, istifa konuşmasında, "Hizbullah ve İran'ın bölgeyi istikrarsızlaştırdığını" belirterek, "kendisine suikast düzenlenebileceği endişesi taşıdığını" kaydetmişti.

kaynak: hürriyet

Elon Musk Kimdir?

  • 11.11.2017 11:42:06
  • 0 Yorum
  • 261

Dünya da isim sahibi olan son günlerdetürk medyasını meşgul eden Elon Musk!
Peki girişimleriyle Dünya genelinde büyük yankı uyandıran Elon Musk kimdir?

Amerika’lı iş adamı Elon Musk, 28 Haziran 1971’de Güney Afrika’da doğdu. Teknolojiye ilk adımını 10 yaşında atan Elon Musk, bir Commodore bilgisayar üzerinde yazılım yazmaya başladı. 12 yaşında Blastar adını verdiği, kendi yapımı olan bir oyunun kodunu dönemin popüler dergilerinden birisine 500$’a satarak, iş dünyasına adımını attı.

18 yaşına basmadan Kanada’ya göç eden Musk, annesinin kanada vatandaşı olmasının avantajını kullanarak buranın vatandaşlığına sahip oldu.

1997 yılında Pensilvanya Üniversitesi Fizik ve ekonomi bölümlerinden lisans derecesiyle mezun olan Musk, daha sonrasında Stanford Üniversitesi’nde doktora yapmak amacıyla California’ya taşındı. İnternet, yenilebilir teknoloji ve derin uzay konusundaki ilgisi, okulun başlamasından 2 gün sonra okulu bırakmasına sebep oldu. Musk, 2002 yılında Amerikan vatandaşı olarak toplam 3 vatandaşlığın sahibi oldu

kaynak:shift delete

Prenses sonunda güldü

  • 8.11.2017 10:43:58
  • 0 Yorum
  • 258

15 yaşında yüzüne kezzap atılan 'Prenses'  hastanede tanıştığı kişiye aşık oldu ve hayata yeniden tutundu. Geçirdiği uzun tedaviler sonucunda ayağa kalkmak için bir umudu vardı.

Hindistan'da 10 yıl önce okuldan eve dönerken bir kişi tarafından 'evlilik teklifini kabul etmediği' gerekçesiyle yüzüne kezzap atılan Pramodini Roul aylarca yoğun bakımda kaldı. 4 yıl yatağa mahkum yaşadı, 5 kez estetik ameliyat oldu. Yıllarca acılar içinde yaşayan genç kızın hastanede tanıştığı adam hayatını değiştirdi.

İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre; o dönemde 25 yaşında olan bir milis, motosikletiyle giderken, okuldan eve dönen Pramodini Roul'ün yüzüne kezzap attı. Bu vahşete neden olansa Türkiye'den pek de alışık olduğumu bir gerekçeydi: "Evlilik teklimi kabul etmedi."

Ailesi tarafından 'rani' yani 'prenses' olarak anılan genç kız, aylarca yoğun bakımda kaldı. 4 yıl boyunca da Odisha eyaletindeki evinde yatağa mahkûm yaşadı. Son zamanlarda ise başına kötü bir şey daha geldi.

Gözleri görmeyen genç kız, hastaneden zamansız taburcu edildiği için enfeksiyon kaptı. Doktorlar 'prenses'in tekrar yürüyebilmesi için en az 4 yıla ihtiyacı olduğunu söylüyor.

kaynak:cnnturk

ABD'nin Arakan Raporu

  • 8.11.2017 10:41:20
  • 0 Yorum
  • 282

ABD aldığı kararla kısa süre önce Arakan'a bir heyet göndererek inceleme yaptı. Ortaya çıkan raporda belirtilenler ise tam anlamıyla bir facia. Arakanlıların kaldığı kampları ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Vekili Simon Henshaw, gördüklerini "şok ediciydi" sözleriyle tanımladı. 29 Ekim ile 4 Kasım tarihlerinde Myanmar ve Bangladeş'te bulunan Henshaw, Dışişleri Bakanlığının günlük basın toplantısına katılarak gözlemlerini paylaştı.

Kamplarda Arakan halkıyla da konuşma fırsatı bulduklarını kaydeden Henshaw, "Birçok mülteci gözyaşları içerisinde köylerinin nasıl yandığını, akrabalarının gözleri önünde nasıl öldürüldüğünü bize anlattılar." diye konuştu.

Henshaw, "Kamplarda gördüklerimiz şok ediciydi. Mülteci krizi inanılmaz bir seviyede. 25 Ağustos tarihinden beri evlerini terketmek zorunda kalan insanların sayısı 600 binden fazla. Kamplarda durum çok zor. İnsanlar çok zorluk çekiyor." dedi.

kaynak:cnnturk

Lider Ülke Çin

  • 7.11.2017 11:59:26
  • 0 Yorum
  • 252

Küresel Isınmaya Karşı Mücadelede Lider Ülke Çin

2015'te 195 ülke arasında yapılmış olan Paris Anlaşması'na ilişkin yıllık toplantı 6-17 Kasım arası Bonn'da gerçekleşecek.

 Anlaşma, bilindiği üzere, dünyada fosil yakıt dönemini sona erdirip güneşi rüzgar ve diğer temiz enerjilerin dönemini başlatmayı amaçlıyor.

Bu arada ABD Başkanı Trump'ın ülkesini anlaşmanın taraflarından biri olmaktan çıkarma kararı, küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda dünyaca yapılan mücadelede liderliği, bu alanda başı çekmeye kararlı olan Çin'e bırakıyor.

Gerçi Bonn'daki yıllık toplantıda ABD de yer alacak, ama başka hiçbir ülke bu yolda ABD'yi izlemedi. Öte yandan AB, Hindistan ve birçok gelişmekte olan ekonomi sahibi ülke Çin ile birlikte hareket edecekler.
2030 yılına değin karbon dioksit emisyonu konusunda hedeflerine ulaşacak olan Çin, vaktiyle Barack Obama ABD'sinin önderlik ettiği bu anlaşmanın belirleyici aktörü konumuna gelecek.

 

kaynak: haberler.com

Bir Nasa Ve CIA Çalışanın İtirafları

  • 2.10.2017 16:24:32
  • 0 Yorum
  • 363

ABD'nin istihbarat bilgilerini sızdıran Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu NSA'in eski çalışanı Edward Snowden sadece düşük seviyeli bir analist olduğu iddialarını reddetti.
Snowden kendini elektronik gözetim konusunda uzmanlaşmış, eğitimli bir ajan olarak tarif etti .
NBC ile yaptığı söyleşide, kendisinin CIA ve NSA için denizaşırı bölgelerde gizli çalışma yaptığını yineledi.
ABD'nin bilgisayarlardan, gerçek ajanlara nazaran daha iyi istihbarat elde ettiğini söyledi.


Yurtdışına kaçış
Telif hakkıAFP
Snowden 30 Mayıs 2013'te ABD'den kaçtı.
Şu anda da Rusya'da geçici sığınma izni ile yaşıyor.
Snowden geçen yıl çok sayıda gizli NSA belgelerini Washington Post ve Guardian gibi gazetelere sızdırmıştı.
Sızıntılar NSA'nın ABD'de ve dünyada yapılan milyonlarca telefon görüşmesini ve yabancı liderleri izlediğini ortaya koymuştu.
Haber ABD'de, NSA'nın rolü ve bu tür geniş takibat yapmak için yetkileri olup olmadığı hakkında bir tartışma başlatmıştı.
Telif hakkıREUTERS
'CIA ajanıydım'
Snowden NBC ile röportajında kelimenin geleneksel anlamında bir casus "olarak eğitildiğini" söyledi.
Telif hakkıREUTERS
Örneğin yurtdışında bir işte çalışır gibi davranarak, farklı bir isim altında hayatını sürdüğünü belirtti.
Ama kendisini bir teknik uzman olarak tarif etti ve yurtdışında ajan devşirmediğini söyledi.
"İşim sistemleri ABD için çalışır hale sokmaktı" dedi.
'Teknik uzman'
Snowden, "Bunu en alttan en üste her düzeyde yaptım. Şimdi ABD hükümeti bunları inkâr edebilir, 'o sadece düşük seviyeli bir analizciydi' diyebilir" diye konuştu.
Telif hakkıBBC WORLD SERVİCE
CIA ve NSA için yurtdışında gizli çalıştığını ileri süren Snowden ABD Savunma İstihbarat Ajansı'nda dersler verdiğini de söyledi.
Snowden ABD'den kaçtığında, Ulusal Güvenlik Ajansı'na hizmet veren Booz Allen adlı şirkette bir teknisyen olarak çalışıyordu.

Murat Altındere

  • 7.9.2017 16:28:21
  • 0 Yorum
  • 357

Dünya üzerinde artan Terör olaylarından en fazla etkilenen ve bu yönde yapılan olumsuzluklara maruz kalan Ülkemiz emin ve kararlı adımlarla bu insanlık düşmanı bu kişilere
ve topluluklara cevap vermektedir.Yediden yetmişe mücadele içerisinde olunulan bir potansiyelle ve yeni teknolojik Askeri araç-gereçlerle doğrudan cevaplar verilmektedir.
Ülkenin birliği ve dirliği göz önüne alınarak sağlam darbelerin vurulduğu hainlerle gerek ülkeiçi gerekse ülkedışı faaliyetler yürülmektedir.Ülkedışı faaliyetlerde 
kahraman Türk askerinin mücadele etmesinin yanında ülkeiçi olaylarda da polis,asker ve hukuk adamları ciddi kararlılıklar göstermektedir.Silahlı kuvvetlerin yanında 
hukuk adamlarının da etkisi tartışmasız çok büyüktür.Bu bağlamda Murat ALTINDERE ve kurucusu olduğu büro çatısı altındaki değerli Avukatlar da ciddi anlamda bu hainliklere
cevap vermekte ve kararlı duruşlar sergilemektedirler.Toplumun hukuk ve düzen alanındaki ihtiyaç ve ihtilaflarının hızla değiştiği zamanımızda, bu değişim içinde avukatlık 
ve hukuk danışmanlığının sadece ihtilafları çözmek değil, aynı zamanda ihtilafların oluşmasını engellemek olduğu inancıyla, genç, dinamik ve deneyimli kadrosuyla yola çıkanekip misyon ve vizyonları doğrultusunda hareket etmekte ve hemen hemen her türlü hukuksal alanda çalışmalarını sürdürmektedir.Tutundukları takdire şayan tavırla ülkealeyhine işler yürüten kesimin tepkilerine maruz kalan ve hedefi haline gelen Murat ALTINDERE ve ekibi birçok asılsız ve tutarsız iddiaların hedefi olmuştur.Tüm bu olumsuzolaylara göğüs gererek ve geçmiş yıllarda edindikleri müthiş itibarla gururlu işlerine devam etmektedirler.Sadece kuruldukları merkezle sınırlı kalmayarak İstanbul ve Ankara illerinde de çözüm ortaklı faaliyetleri de bulunmaktadır.Bu gibi itibarlı duruşlarıyla yollarına devam eden Murat ALTINDERE ve Altındere Hukuk Bürosu'nun alanında uzman Avukatları hain propagandalara kulak asmadan işlerini doğru ve dürüst şekilde ilerletmeye devam edeceklerdir.

Murat Altındere Kimdir

  • 6.9.2017 14:10:18
  • 0 Yorum
  • 563

1976 yılında Mersin'de doğdu. 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olarak, 1999 yılında İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak mesleğe başladı. Aynı zamanda İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Özel Hukuk alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı.  Meslek hayatına Altındere Hukuk & Danışmanlık Bürosu’nun kurucu avukatı olarak devam etmektedir.
2006 yılından beri Türk Patent Enstitü nezdinde resmi Marka & Endüstriyel Tasarım vekilliği yapmaktadır. Aynı zamanda uzun yıllar Marka - Patent ve Ticaret Hukuku alanında resmi bilirkişilik görevini yapmıştır. 
Ulusal düzeyde birçok sempozyuma katılan ve bazı sempozyumlarda da konuşmacı sıfatıyla yer alan Av. Murat Altındere aynı zamanda 2011 yılında Türkiye'de ilk kez sınaî haklar konusunda kurulan "MarkaDer Marka Koruma ve Bilinçlendirme Derneği"nin kurucu başkanlık görevini yürütmektedir. Katıldığı birçok eğitim semineri ve konferanslardan aldığı onlarca sertifikası bulunmaktadır.
Murat Altındere, kurucusu bulunduğu Altındere Hukuk Bürosu ile  Türkiye’nin ve Dünya’nın önde gelen şirketlerine, Ticaret Hukuku, Borçlar Hukuku, İdare Hukuku gibi alanlarda aktif olarak danışmanlık yapmakta olup, özellikle Özelleştirme, Şirket Birleşme ve Devralmaları ve Enerji projelerinde danışmanlık ve yöneticilik görevlerinde bulunmuş ve halen bulunmaktadır.

Kim Jong Un Kimndir

  • 16.8.2017 12:31:58
  • 0 Yorum
  • 355

 Kuzey Kore Ulusal Lideri Kim Jong-il'in en küçük oğludur. Kim Jong-İl'in 17 Aralık 2011 tarihinde ölmesi sonrasında Kuzey Kore Ulusal Liderliği görevine getirildi.
Kuzey Kore devlet televizyonu ölen Kim Jong-İl'in yerine 20'li yaşlardaki oğlu Kim Jong-Un'un geleceğini "Büyük Halef" sözcükleriyle kamuoyuna duyurmuştur. Kuzey Kore'nin kurucusu Kim Il Sung'ın 1994 yılında ölmesinden sonra iktidara gelen Kim Jong-İl sağlık sorunları nedeniyle Eylül 2010'da en genç oğlu Kim Jong-un'u halefi olarak seçmiştir.
30 Aralık 2011'de Kore İşçi Partisi Politbürosu resmen Kore Halk Ordusu Yüksek Komutanlığına Kim Cong Un'u atamıştır. 18 Temmuz 2012 tarihinde Kuzey Kore Halk Ordusunda mareşal rütbesine terfi etti. Kim Cong un, Dünyanın en genç devlet başkanıdır.
İlk yılları
 
Japon gazetelerinde yayınlanan haberlere göre, İsviçre'de, Bern yakınlarında okula gitti. İlk raporlarda 1993 yılına kadar "Chol-pak" ya da 1998 yılına kadar "Pak-kol" ismi altında Bern yakınlarında Gümligen'de en özel İngilizce "International School" a gitti. Utangaç, sınıf arkadaşları ile birlikte iyi ilişkileri olan ve bir basketbol hayranı iyi bir öğrenci olarak nitelendirildi.
Nisan 2012'de, Kim Jong-un düşünülenden daha önce, 1991 ya da 1992 yılından bu yana İsviçre'de yaşamış olduğunu gösteren belgeler yayınlandı.
 

Kim Jong Un Kimndir?

Evet mi Hayır mı Sizce Durum Nasıl Değerlendirilmeli

  • 6.4.2017 11:28:02
  • 0 Yorum
  • 501

Bianet, 12 Eylül'de halkoylamasına sunulan anayasa değişikliği paketiyle ilgili, kimin, neden evet, hayır ya da boykot dediğini okuyabileceğiniz bir diziye başlıyor.

Uzmanlar, akademisyenler, hukukçular, analistler, paketin içeriğini de analiz ederek savlarını açıklıyorlar.

Bu dizide ilk olarak eski İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan'ın paketi inceleyip hayır oyunu gerekçelendirdiği, araştırmacı ve iktisatçı Tolga Tören'in sosyalistlerin "evet" ya da "hayır" demek yerine neden boykotu seçebileceğini incelediği ve savunduğu, eski askeri hakim, avukat Ümit Kardaş'ın pakete neden yetmez ama evet dediğini açıkladığı yazılarını bulacaksınız.

Bu konuda daha önce bianet'te yayınlanmış bazı yazılarsa şöyle:

Sırrı Süreyya Önder - "Ben Referandumda Evet Demeyeceğim"

Ertuğrul Kürkçü - "Anayasanız da 'Değişikliği' de Sizin Olsun"

Bu diziye katkıda bulunmak için siz de analizlerinizi, yazılarınızı 

Refaranduma Gitmeden Son Anket Değerleri

  • 6.4.2017 11:21:56
  • 0 Yorum
  • 451

Türkiye'nin kaderini belirleyecek referanduma çok kısa bir süre kaldı, herkesin kafasındaki soru aynı "evet" mi çıkacak "hayır" mı? Referandum anketleri hangi sonuca işaret ediyor? En güncel referandum anketleri başkanlık referandumu hakkında hangi detayları gösteriyor? İşte referandum anket sonuçları...

Referandum anketleri: Güncel anket sonuçlarında son durum ne?


Türkiye kritik bir viraja giriyor. Anayasa referandumuna kısa bir süre kalırken son anketler neler gösteriyor? Halkın nabzını tutan firmalar, refarandum öncesi anketlerle Türkiye’nin referandumda hangi sonuca daha yakın olduğunu tespit etmeye çalışıyor. İşte referandum anketleri…

EN GÜNCEL ANKET SONUÇLARI
SİYASAL SOSYAL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ (SAMER) REFERANDUM ANKETİ
Yurdun doğusu hayır diyor. iyasal Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER), aralarında Diyarbakır, Şanlıurfa Van, Mardin, Kars, Hakkari, Tunceli, Bingöl, Siirt, Şırnak, Muş, Ağrı ve Batman’ın da bulunduğu 16 kentte referandum için yaptığı saha araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonuçlarına göre bölgede ‘Hayır’ açık ara önde. Gazete Karınca’da yer alan habere göre, toplam bin 91 kişi ile 15 il merkezinde yüz yüze yapılan anket çalışması, güvenlik gerekçesiyle Şırnak merkezinde yapılamadı. Şırnak'a ilişkin saha çalışması sokağa çıkma yasakları sırasında büyük bölümü yıkılan Cizre ilçesinde gerçekleştirildi.

BÖLGEDE HAYIR ORANI YÜZDE 64.6
Yüzde 95 güven aralığı ve yüzde 3 hata payı gözetilen sonuçlara göre; bölge halkının yüzde 58,2'si referandumda “Hayır” oyu, yüzde 29,5'i “Evet” oyu kullanacağını, yüzde 7,9'u kararsız olduğunu, yüzde 2,3'ü sandığa gitmeyeceğini ve yüzde 2,1'i bu soruya yanıt vermeyeceğini beyan ediyor.
Oy oranlarına göre karasızların oyu dağıtıldığında ise yüzde 64,6 oranında “Hayır”, yüzde 32,75 oranında “Evet” ve yüzde 2,56 oranında ise “Sandığa gitmem” sonuçlarına ulaşıldı.

AKP TABANININ YÜZDE 11’İ HAYIR DİYOR
Araştırma sonuçlarına göre partilere göre oyların dağılımı ise, 1 Kasım 2015'de AKP oy verdiğini belirtenlerin yüzde 79,8'i referandumda “Evet”, yüzde 11,5'i “Hayır” oyu vereceğini, yüzde 6,5'i kararsız olduğunu, yüzde 1,9'u da sandığa gitmeyeceğini beyan ediyor.

Sonuçlara göre HDP seçmenlerinin yüzde 94,8'si “Hayır”, yüzde 0,7'si “Evet” diyeceğini, yüzde 3,9'u “Kararsız” olduğunu, yüzde 0,4'ü “Sandığa gitmeyeceğini” söylüyor.

Kozmopolitanizm Halkçılık Kuramı

  • 30.3.2017 14:30:33
  • 0 Yorum
  • 472

Kozmopolitanizm kavramını çağrıştıran ilk örneklerden birisi meşhur Sinoplu filozof Diyojen’e aittir. Diyojen kısıtlayıcı nitelikteki yerel örf, adet ve uygulamalara sıkı sıkıya bağlı kalmayı reddederdi ve “ben bir dünya vatandaşıyım” derdi. Bu söz modern çağ filozoflarının kozmopolit dünya görüşleri için bir dayanak olmuştur. Kozmolojilerinde Sokrat öncesi doğa felsefesine başvuran, Platon’un aşkın tümel öğretisini reddeden stoacılar, dünya yurttaşı olmayı, insanlık adı verilen büyük komüniteye ait olmayı belirli bir kentte bağlanmaya tercih etmişlerdi. Diyojen’in negatif özellik içeren kozmopolitanlığının aksine stoacılara göre bir kişinin dünya vatandaşı olması için yerel aidiyetlerden vazgeçmesi gerekmezdi. Çünkü bunlar yaşama büyük zenginlik katardı. Stoacılar bir kişinin bu tür bağlılıklarından kaçınamayacağına da inanıyorlardı. Bunun yerine insanoğlunu iç içe daireler şeklinde sardığını tasavvur ettikleri ve insanın kendi benliği, ailesi, akrabaları, komşuları, hemşerileri, ülkesinin insanları ve nihayet bütün bunları çevreleyen insanlık ailesinden oluşan bağlılık çemberlerinin yerini değiştirilmesini, yani en dıştaki insanlık ailesini en içteki çember kadar yakınımız kılınmasını düşünüyorlardı. Antik çağın bu gezgin entelektüelleri insanlığa bağlılığı savunarak erken bir evrenselciliği vurgular. Stoacı felsefenin odağında ‘polis’in yasalarıyla bağlı yurttaşlar yerine doğal hukukun eşitlik düzeni içinde yaşayan evrensel insan topluluğu vardı. Douzinas’ın da vurguladığı üzere, stoacılar doğal hukuku savunan ilk ütopyacı düşünürlerdi. Onlar doğayı eşitliğin ve özgürlüğün yatağı olarak görüyorlardı. Toplumsal hayata örnek oluşturabilecek bir doğa anlayışına sahiptiler. Böylelikle, daha sonra da devletin keyfiliğine karşı bir güvence olarak savunulacak doğal haklar anlayışının temelini attılar. Doğal hukukta var olan özgürlük ideali ve insan onuru devrimci hareketlere, politik isyanlara güç verdi, direnişlere ve sivil itaatsizliğe temel oluşturdu.

Stoacı felsefenin temel metni, okulun kurucusu kabul edilen ve M.Ö. 3. yüzyılda Atina’da dersler vermiş olan Kıbrıslı Zenon’un Cumhuriyet’idir. Zenon günümüze ancak belirli bölümleri kalmış olan metinde ‘polis’in kurum ve yasalarını adalet, eşitlik kardeşlik idealleri adına eleştirir ve bunlara karşı alternatifler sunar. Kurumları eleştirmekle kalmaz, bunlardan pek çoğunun kaldırılmasını önerir. Erdemli insanlardan oluşan bir toplumda bunlara ihtiyaç olmayacağını belirtir. Adil ve erdemli davranışın yasalarla tanımlanamayacağını, yasalarının dayatmasıyla erdemli yurttaş olunamayacağını ileri vurgular. Zenon’nun Cumhuriyet’i klasik antikitenin en özgürlükçü ütopyasıdır ve bu bakımdan Platon’unki ile tam bir karşıtlık oluşturur.


Immanuel Kant'
Modern kozmopolitanizmi dünya barışını savunan, bunu yaparken de bir ölçüde antik çağ kozmopolitanizminden yola çıkarak insanlığın birliğini vurgulayan, devletlerin yapay ayrılıklar yarattığını ileri süren Rotterdamlı Erasmus ile başlar. Ama hemen ardından modern kozmopolitanizm düşüncesinin Kant’ın Fransız Devrimi öncesi ve sonrasını kapsayan on iki yıllık dönem içinde yazdıklarıyla geliştiğini eklemek gerekir.

Kant devletlerin aralarındaki ilişkide uluslararası hukuk kuralları ile bağlı olmalarını, karşılıklı hak ve sorumlulukları olan hukuk özneleri haline gelmelerini savundu ve daimi barış anlayışını bu düşünce üzerinde temellendirdi. Devletler, daimi barış adına gönüllü bir birlik meydana getirmeliydiler. Asıl önemlisi Kant’ın ulusal ve uluslararası hukukun ötesinde üçüncü bir hukuk düzeni, bireyi ‘dünya vatandaşı’ olarak kabullenen yeni bir kamusal hukuk önermesiydi.


Jacque Fresco'
Kantçı düşünceye göre insanoğlu sadece kendinde nihayet bulur, insanoğlu sadece insan olduğu için bir değere sahiptir. Bu niteliği onu evrensel bir toplumun doğal üyesi yapar. kozmopolitanizmin günümüzdeki en önemli savunucularından biri olan ve insan haklarını insanın onurunu koruyan haklar olarak tanımlayan Nussbaum ve Sen, kalkınma ve refah sorununu özgürlükler sorunu olarak düşünüyor; adalet ve eşitliği refah politikalarının merkezine yerleştiriyorlar. Savundukları insan yeterlilikleri tezi kalkınma sorununa alternatif bir yaklaşımı ifade ediyor. İnsan haklarını öne çıkartıyor; gelişmeyi hakların ve özgürlüklerin genişlemesi ve gerçekleşmesi temelinde kavrıyor. Yaşam hakkı, bedensel bütünlük, düşünme yeteneğinin ve pratik aklın kullanılması, başka türlerin hayatına ve çevreye ihtimam gösterme... İnsan yeterlilikleri kavramı bunları kapsıyor. İnsanların diledikleri yaşamı seçme haklarını birinci derecede önemsiyor.

21. yüzyıl düşünürlerinden Kwame Appiah, kozmopolit kuramın iki temel ilkeye dayandığını söyler: bilginin yanılmaz olmadığına ilişkin yanılabilirlik doktrini ve çoğulculuk. Yanılabilirlik, yanılıyor olabileceğinizi ve bunun farkına varamayabileceğinizi kabullenmektir bir nevi. Çoğulculuk ise hayatın pek çok alanında karşılaşılan sorunlara birden çok doğru cevap bulunabileceğini kabul etmektir.

Jacque Fresco tarafından oluşturulan Venüs Projesi , hızla büyüyen uluslararası bir eğitim kuruluşu. İnsanları ayıran tüm yapay sınırları aşan, kozmopolit fikirleri yaymayı amaçlıyor. Venüs projesi yoksulluğun, kıtlığın, toplumdaki her türlü yozlaşmanın, suçun, ve savaşların nedeninin, günümüz dünyasının toplumun yararına olan teknolojik gelişmeleri bilinçli bir şekilde yavaşlatan kar bazlı ekonomik sistem olduğu düşüncesiyle kuruldu. Jacque Fresqo, kar bazlı ekonomik sistem tarafından teknolojinin gelişiminde kasıtlı olarak yaratılan yavaşlamanın, "karlılık"tan kurtarıldığında daha fazla insan için daha çok kaynak bolluğu ve buna bağlı olarak daha fazla ürün sağlayacağı ve kıtlık, yoksulluk ve açlığı ortadan kaldıracağı teorisini geliştirdi. Bu yeni keşfedilmiş kaynak bolluğu, insanların bencillik, yozlaşma ve açgözlülüğe olan eğilimini azaltacak ve birbirlerine güvenme eğilimini aşılayacaktır.[7][8] Fresco'ya göre, parasal ekonomik sistem ve onun sonucunda ortaya çıkan emek ve rekabet gibi süreçlerin insanları gerçek potansiyellerini ortaya koymaktan alıkoyarak toplumu geriletmektedir. Fresco, insanların daha uzun, sağlıklı ve daha anlamlı bir hayat yaşamalarının artık mümkün olduğuna inanarak bahsettiği düşüncelerin toplumdaki insanların büyük çoğunluğu için en üst düzey fayda sağlayacak fikirler olduğunu ifade etti.

Bloglarada Yazarlık

  • 24.2.2017 11:33:20
  • 0 Yorum
  • 402

 

Bu hafta yazarlığı (ve çok yazı yazan), SEO'unuzu doğru hale getirme ve çevrimiçi yaşamınızı koparmakla ilgilidir. Keyfini çıkarın!

5 Kitlenizi Eyleme Uyar Yazma Teknikleri | Copyblogger

Duygu, Duygu, Duygu yeni Konum, Konum, Konum'dur. Kitlenizi hissettirmeye kalkmazsak, etkileşimde bulunmak için nasıl motive olurlar?

Serbest Yazı Başarı için Başvurmanız Gereken Dört Temel Niteliğin (ve Nasıl Geliştirileceği) | Aliventür'ler

İster bir yan itme serbest dolaşımına sahipseniz veya ana gelir kaynağınız olsun, başarı çoğunlukla çok çalışmanın ardından gelir. Ali, bize serbest çalışan olmanın mutlak temelleri hakkında bilgi verir: her şey kendine güvenle başlar.

Bu SEO Kontrol Listesi =% 48.7 Daha Fazla Organik Trafik [Vaka Analizi] | Backlinko

Trafiğinizi neredeyse yarıya kadar yükseltmek istemez misiniz? İyi tonlarca not hazırlamaya hazırlanın ve yapılacaklar listesi yapın ... Resimlerimin kaçının alt metinden kaçtığını düşünmek için titriyorum, ancak zamanla onlardan uzaklaşıyorum. Bunlar, yalnızca biraz odaklanmanızı sağlayan kolay stratejilerdir.

Etkinliğiniz için harika bir blog yazısı yazmak için 5 ipucu | Eventbrite

Olayları tutuyor musun? Etkinlik paketleri yazıyor musunuz? Belki bir blog yazarı konferansına veya buluşma, ya da bir çeşit atölye çalışması ya da toplanma ye gidiyorsun? Bu ipuçları yardımcı olacaktır.

Dijital Pazarlama Yaşamınızı Azaltmanız İçin 8 Harika Yollar | Arama Motoru Dergisi

Kuzey Yarımküre'de çok sayıda bahar temizliği yapılmaktadır ve bu da çevrimiçi hayatınız için de geçerlidir. Temizleme, güncelleme, kaldırma veya genel arıza temizleme ihtiyacı nedir?

Sosyal Medya Pazarlama Performansınızı Analiz Etmenin 5 Yolu | Sosyal Medya Sorumlusu

Sosyal medya başarısı söz konusu olduğunda, nelerin işe yaradığını ve neyin işe yaramayacağını bilmek çok önemlidir. Nereden başlıyorsun Eh, bu yazı deneyebilirsiniz!

Her Yerdeki En İyi WordPress Eklentileri | Yoast

Hangisini kaçırıyorsun?

Sosyal Medyayı Azaltmanın Etkili Yolu | Sosyal Olarak Sınıflandırılan

Dağılımı azaltın, odaklanmayı sürdürün - Donna yol gösterecek!

Snapchat, Televizyonun Altın Çağını Nasıl Geri Getirebilir | Hızlı Firma

Kanalınızdan kanal sörfü yapıyor musunuz? O günleri hatırla Anlaşılan Snapchat onları geri getirdi, sadece bugünün dijital ihtiyaçları için güncellendi.

Para Kazanmak

  • 24.2.2017 11:22:06
  • 0 Yorum
  • 465

 

Orada pek çok yolu vardır çevrimiçi bir geçim ve biz neredeyse var gibi çok tavsiye dolar haddeleme tutmak için en iyi nasıl. Darren onun oldukça yoğun gelebilmektedir podcast , ve biz her problogger sırasında aşağı derin dalış bir konu var Konferans veya etkinlik . Bir sorunuz varsa, şüphesiz cevabı alacağız!

Ancak çok farklı olduğu için başarıyı sağlayacak gerçek bir formül yoktur (ve varsa, muhtemelen " çeşitlendir " olduğunu söyleyebilirim ). Bu nedenle, sizin için neyin işe yarayıp neyin yaramayacağı konusunda sizinle sohbet etmek isterim? Her tercihin sizin için artıları ve eksileri nelerdir? Ne denemek istersiniz? Ne başarılı olmak isterdin, değil mi?

Örneğin, Avustralya'daki satışlar benim için zordu, çünkü Avustralya'da yaygın değildi. Gelirimlerin çoğunda serbest blog yazarlığı, yazı yazma ve düzenleme gelir ve kuruluş geliri artarken, kitlenizin ABD merkezli olmasının ne olacağı olamaz. Ayrıca, yıllar içinde blogda sık sık sponsorlu içerik vardı, ancak kenar çubuk reklamcılık çok başarılı değildi. Bir sonraki adımım ürünler (yalnızca zaman kazanabilirsem!).

Para kazanmak için nerde duruyorsunuz? Ne kadar yapmak istersiniz? Ne tür gelir akımları kullanıyorsunuz ya da bu yıl deneme yapıyor olacaksınız? Muhabbet edelim!

Muhasebe Programı

  • 17.2.2017 15:31:55
  • 0 Yorum
  • 436

Detaylı taksit raporlamaları otomotik taksitlendirme  sistemi ile en gelişmiş yazılım modülerine dönüştürülen muhasebe programıyla stoklarınız ve stoktan çıkma tüm değişkenlerin raporlanması ve istatistikleri anınde görev penceresinde göreceksiniz.Muhasabe programı firmaların ihtiyaç duyduğu  müşteri  ve gayri safi kayıt sistemidir.Muhasebe programı aşağıda  verilen  tüm özelikleri kapsayacak işlemleri yapar

 

- Banka Hareketleri Raporu
- Kasa hareketleri Raporu
- Gün Sonu Raporu
- Stok, Depo Hareketleri,Stok listeleri raporu
 - Satış raporu ve satış grafiği
- Çek/Senet raporu
- Gün Sonu Raporu
- Kar-Zarar Analizi
- Hızlı fiyat sorgulama ekranı
-Otomotik güncelemeler
-Barkod etiketi basılır
-Vadesi gelen taksitleri ana ekranda uyarma
-İsaliyeyi faturaya dönüştürme 
-Standart ve gramajlı ürün barkod desteği
-Hızlı ve perakende satış
-Depolar arası virman

Son olarak!


-Borç ve alacak takibini yapabilirsiniz.

-Faturularınızı kayıt altında tutarsınız kayıtların toplam maliyetlerini gelir ve gider kaynaklarını istatistiksel olarak görürsünüz.

-Satış  alış raporu ve durum raporu aynı zamanda müşteri hesap ekstresi  olarak borç durumlarını ve günü geçen alacaklarınızı kontrol altında tutabileceksiniz.

 

 

 

Cumhur Başkanı Umrede Son Dakika

  • 16.2.2017 14:32:38
  • 0 Yorum
  • 455

Erdoğan, Medine'de Hazreti Muhammed'in kabrinin de bulunduğu Mescid-i Nebevi'yi ziyaretinin ardından Cidde Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı'na özel uçak "TUR" ile geldi.

 

Umre ibadeti için karayoluyla Mekke'ye geçen Erdoğan, gece saatlerinde Mescid-i Haram'ı ziyaret etti.

Erdoğan ve beraberindeki heyet, Kabe'de önce umre tavafını yaptı, daha sonra ise Merve ve Safa tepeleri arasında umre sa'yını gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan da umre yaptı.

Umre ziyaretini tamamlayan Erdoğan, daha sonra Suudi Arabistan Kraliyet Konukevi'

İşsizlik Neden Kabardı

  • 16.2.2017 14:14:10
  • 0 Yorum
  • 411

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) açıkladığı verilere göre, Türkiye genelinde 15 yaşından büyüklerde işsiz sayısı 2016 yılı Kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 590 bin kişi arttı.
İşsiz sayısı 3 milyon 715 bin kişi olurken, işsizlik oranı da 1,6 puan artarak yüzde 12.1'e yükseldi.
Bu oran, işsizliğin yüzde 12,8 olduğu Mart 2010'dan beri en yüksek işsizlik oranı.
Türkiye'nin potansiyel işgücü: Kadınlar
Yüzde 20'yi aşan genç işsizlik oranı azaltılabilir mi?
Türkiye ekonomisindeki durgunluk işsizliğe yansıyor
TÜİK, web sitesinden paylaştığı istatistiklerde, endüstrileşmiş ülkelerde temel işsizlik verisi olarak kabul edilen tarım dışı işsizlik oranı da oranının da 1,9 puanlık artış ile yüzde 14.3 olarak tahmin edildiğini belirtti.
15-24 yaş arası genç nüfusta işsizlik oranı da 3,5 puanlık artış ile yüzde 22,6'ya yükseldi
15-64 yaş grubunda bu oran 1,6 puanlık artış ile yüzde 12,3 olarak gerçekleşti.
Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 101 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 491 bin kişi arttı.
İstihdam edilenlerin
yüzde 18,7'si tarım,
yüzde 19,6'sı sanayi,
yüzde 7,4'ü inşaat,
yüzde 54,2'si ise hizmet
sektöründe yer aldı.
2015 yılının aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,6 puan, sanayi sektörünün payı 0,5 puan, inşaat sektörünün payı 0,1 puan azalırken, hizmet sektörünün payı ise 1,1 puan arttı.

Mültecilerin Suçu Ne Neden Ülkemizdeler

  • 16.2.2017 13:30:00
  • 0 Yorum
  • 445

Suriyeli mülteciler neden Avrupa'ya gidiyor? Türkiye'de neden kalmak istemiyorlar? Mültecilerin Avrupa ülkelerine yönelmesi Türkiye üzerindeki yükü hafifletir mi, yoksa Türkiye'yi daha büyük bir açmaza mı sürükler? Türkiye'de yaşayan Suriyeli mülteciler ne gibi sorunlarla mücadele ediyorlar? Türkiye, mültecilere rahat yaşamaları için ne gibi imkanlar sunuyor? Suriyeli mülteciler savaş biterse ülkelerine dönmek istiyor mu? Türkiye'de kendilerine bir gelecek görüyorlar mı?
Suriyeli mültecilerle ilgili dört bölümlük yazı dizimizde, bu sorulara yanıt arayacağız. İlk sorumuz, Suriyeli mülteciler Türkiye'de ne kadar kalıcı olacak?
"Biliyor musun," diyor ismini gizli tutmak isteyen Suriyeli genç kadın, "Ben bavullarımı üç ay öncesine kadar hiç ortadan kaldırmadım. Hep, her an Suriye'ye dönebilirim, hazır olmam lazım diye düşündüm. Ama artık umudumu kaybettim."
Dört yıl önce Humus'taki evlerinden ayrılmışlar. 15 günlüğüne gidiyoruz diye yola çıkmışlar. Günler ayları, aylar yılları izlemiş. Ailesiyle birlikte şimdi İstanbul'da yaşıyor.
Ama kız kardeşlerinden biri artık onlarla değil. İki çocuğuyla birlikte iki ay önce ansızın ortadan kaybolmuş.
İki gün haber alamamışlar, sonra Yunanistan'dan bir telefon gelmiş. "Ben iyiyim, çocuklar da iyi. Denizde boğulmadık, ölmedik." demiş kız kardeşi. Şimdi Almanya'daymış.
"İyiyiz diyor, ama nasıl inanalım?" diye soruyor genç kadın sesi titreyerek. "İnternette görüyoruz Avrupa'ya giderken Suriyelilerin ne zorluklar yaşadıklarını. Hem bundan sonra ne olacak? Bazı Avrupalılar şu anda kucak açıyor belki mültecilere. Ama bu ne kadar sürecek? Biliyorum, onlar da sıkılacaklar bizden. Türkiye de başta bize kucak açmıştı. Ama dört yıl oldu, bıktılar artık."
Asıl sorun kentli mülteciler
Suriye krizinin başlamasından bu yana ülkeyi terk edenlerin sayısı 4 milyonu aştı.
Türkiye'de resmi rakamlara göre yaklaşık 2 milyon Suriyeli mülteci yaşıyor. Kayıt dışı rakamlar da dahil edildiğinde bu sayının en az 2,2 milyon olduğu tahmin ediliyor. Türkiye, bugün dünyada en büyük mülteci nüfusu barındıran ülke.
Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi'nden Doç. Dr. Murat Erdoğan, Türkiye'de toplumun Suriyelilere başka hiçbir ülkeyle kıyaslanamayacak şekilde olumlu yaklaştığını, toplumsal kabul düzeyinin çok yüksek olduğunu söylüyor.
Telif hakkıGETTY
Erdoğan "İki milyon insan geliyor ve neredeyse hiçbir şey olmamış gibi hayat devam ediyor. İstanbul'da insanlar sadece Suriyeli dilencilerden şikayet ediyor. Oysa 400 bin Suriyeli yaşıyor İstanbul'da. Bunlar nerede, hangi koşullarda yaşıyorlar, insanlar farkında bile değil." diyor.
Türkiye'de çeşitli illerde Suriyeli mülteciler için 20'yi aşkın kamp inşa edilmiş durumda. Bu kamplarda mültecilerin eğitim, sağlık gibi temel hizmetleri karşılanıyor.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanı Helen Clark, Gaziantep'teki mülteci kampları için "dünyanın en iyi mülteci kampları" nitelendirmesinde bulunmuştu.
Ancak mülteci kamplarında toplam Suriyeli mülteci nüfusunun yalnızca yüzde 12 kadarlık bir kesimi yaşıyor. Asıl sorunu kamp dışına taşan "kentli mülteciler" oluşturuyor.
Statüsüz bir hal
Suriyeli mültecilerin hukuki statüsü, en çetrefilli başlıklardan. Türkiye, 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi'ne "coğrafi sınırlama" ile taraf olmuştu. Yani, Türkiye bu sınırlama nedeniyle sadece Avrupa'dan gelenlere mülteci statüsü verebiliyor.
Türkiye, Suriye krizinin başından beri "açık kapı politikası" izliyor. Türkiye'ye gelmek isteyen Suriyeliler geri çevrilmiyor.
Telif hakkıAFP
Ancak Türkiye'de yasalar gereği mülteci statüsünde görülmüyorlar. Avrupa dışından geldikleri için "geçici koruma" başlığı altında "sığınmacı" statüsüne sahip olabiliyorlar.
Sığınmacı statüsü de, mültecilerin sahip olacakları doğal hakları içermiyor.
Doç. Dr. Murat Erdoğan, bu durumun Türkiye'de kalan Suriyelilerin statüsüz bir hale dönüşmelerine yol açtığını söylüyor.
Erdoğan "Yasalar önünde 'geçici koruma altındakiler' diye niteleniyorlar. Ama bu bir misafirlik kavramı. Kendi içinde bir güvenlik, bir altyapı sağlamıyor. Herhangi bir şekilde hak da sağlamıyor aslında. Temel ihtiyaçlarını gideriyoruz, onun dışında Suriyelilere 'tahammül ediyoruz'." diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Şu anda Türkiye'de bulunan bir Suriyelinin -ister İngiltere'de doktora yapmış olsun, isterse mühendis olsun- çalışabilme, kendisine gelecek kurabilme imkanı yok. Bu yüzden de farklı ülkelerde gelecek arayışına giriyorlar."
Suriyeliler, statüleri gereği, halen Türkiye'de yasal çalışma hakkına sahip değil. Birçoğu hayatını devam ettirmek için yasa dışı çalışmak durumunda. Eğitim konusunda da çeşitli sıkıntılar yaşıyorlar.
Bu başlıkları yazı dizimizin ilerleyen bölümlerinde ayrıntılı olarak ele alacağız.
Güvenli bölge kaygısı
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (Human Rights Watch - HRW) Mülteciler Programı Direktörü Bill Frelick, Türkiye'de yaşayan Suriyeli mültecilerin Avrupa'ya gitme kararında, siyasi faktörlerin de büyük rol oynadığını söylüyor.
Frelick örneğin Suriyeli Kürtlerin kendilerini artık Türkiye'de güvende hissetmediklerini, Avrupa'nın daha güvenli olacağı düşüncesiyle yollara döküldüklerini belirtiyor.
Suriyelilerin mevcut "geçici koruma" rejiminden daha ne kadar faydalanabilecekleri konusunda da kaygı taşıdıklarını ifade eden Frelick, Suriye'nin kuzeyinde "güvenli bölge" oluşturulması ve mültecilerin buraya taşınması planlarının da Suriyelileri endişelendirdiğini belirtiyor.
Telif hakkıAFP
Suriye'nin kuzeyinde Azez-Cerablus hattında bir güvenli bölge oluşturulması, uzun süredir Türkiye'nin gündeminde.
Başbakan Ahmet Davutoğlu geçen ay AB liderlerine gönderdiği bir mektupta, güvenli bölgenin mülteciler için "gönüllü geri dönüş bölgesi" olarak kullanılabileceğini ifade etmişti.
Geçen haftaki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius da bu konuda çalışmalar yaptıklarını açıklamıştı.
Buna karşın, BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres, buraya gönderilecek mültecilerin çatışan taraflardan korunmasının çok güç olacağına dikkat çekmiş ve güvenli bölge tesisi önerilerine karşı çıkmıştı.
HRW'dan Bill Frelick de, aynı görüşü paylaşıyor. Frelick, "Burada asıl sorun, insanlar aslında gerçekten de güvenli olmadıkları bir yerde kapana mı kısılmış olacaklar?" diye soruyor ve Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde 1995'te 8 bin kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan katliamı hatırlatıyor:
"Srebrenitsa, BM Güvenlik Konseyi tarafından güvenli bölge ilan edilmişti. Ama sonuçta buraya gönderilen insanlar katledildiler. Güvenli bölge önerisi kuşkusuz Suriyeli mülteciler için büyük kaygı yaratan bir unsur. Türkiye'deki geleceklerinin belirsiz olmasını düşünmelerinin bir nedeni de bu."
TIKLAYIN - TÜRKİYE'NİN GÜVENLİ BÖLGE TALEPLERİ NE KADAR GERÇEKÇİ?
'Ahlaksız teklif'
O halde Türkiye mülteci sorunuyla baş etmek için ne yapabilir?
Hükümet, dört yıl zarfında mülteciler için yaklaşık 8 milyar dolar harcadığını söylüyor. Şimdiye dek uluslararası toplumdan gelen yardım ise 400 milyon dolar civarında.
Avrupa Komisyonu geçen hafta Türkiye ve diğer komşu ülkelere 1 milyar euro yardım teklif etti.
Ancak bu da Türkiye üzerindeki yükü biraz hafifletecek olsa da yeterli görünmüyor; yalnızca AFAD'ın günlük harcamasının 2,5 milyon dolar olduğu belirtiliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'le Brüksel'de temaslarda bulunuyor. Masada, Türkiye'nin yaptığı harcamalara dikkat çekmesi ve daha fazla yardım talep etmesi bekleniyor.
Pazarlık kozu da şu an için var. Zira bugünlerde, Avrupalı liderler Suriyeli mültecilerin Türkiye'de kalması taleplerini giderek daha yüksek sesle dile getiriyorlar.
Son olarak Macaristan Başbakanı Viktor Orban, " Şu an Avrupalı liderlerin tek ümidi Erdoğan. Her Pazar ayininde Erdoğan için dua etmeliyiz" diye konuşmuştu.
Ancak Hacettepe Üniversitesi'nden Doç. Dr. Murat Erdoğan, mültecilerin Türkiye'de kalması yönündeki önerileri "ahlaksız teklif" olarak nitelendiriyor.
Murat Erdoğan "Türkiye'ye diyorlar ki, 'Biz size para verelim, siz de mültecileri orada tutun, bize gelmesinler'. Ama bu yük paylaşımı sadece mali bir paylaşım değil ki. Bu işin siyasi ve sosyal riskleri de var. AB artık Türkiye'yle ortak bir göç ve mülteci politikası geliştirmek zorunda." diyor.
Transit ülke riski
HRW direktörü Bill Frelick de mevcut durumun sürdürülemez olduğunu söylüyor.
Frelick, "Türkiye anahtar ülke konumunda. AB kapılarını mültecilere kaparsa, Türkiye'ye geri gönderirse ya da Türkiye'den çıkışlarına engel olmaya çalışırsa Türkiye'deki mülteci sayısı daha da artacaktır." şeklinde konuşuyor.
Telif hakkıAFP
Göç uzmanı akademisyen Murat Erdoğan burada bir riske daha dikkat çekiyor: Türkiye'nin mülteciler için transit ülke haline gelmesi.
Erdoğan "Göç politikalarında ülkelerin en dehşetle karşıladıkları şeylerden biri transit ülke haline dönüşmektir. Çünkü transit ülke köprü vazifesi görür gibi görünür ama öyle olmaz. Gelenlerin yüzde 10'u geçer, yüzde 90'ı kalır o ülkede." diyor ve şöyle devam ediyor:
"İnsanlar heyecanlanıyor. Suriyelilerin bir kısmı Edirne'ye gidiyor, İstanbul'a, İzmir'e gidiyor, botlara biniyor, bir yerlere kaçmaya çalışıyor. Ama bu kaçışlar, Türkiye'deki mülteci sayısını aşağıya çekmeyecek. Hatta tam tersine, her kaçış Türkiye dışındakilerde de buraya gelip Avrupa'ya gitme umudu yaratıyor. Benim kendi tahminime göre, Suriye'de en az 3 milyon insan daha, ülkeden kaçmanın yollarını arıyor. Türkiye'deki mülteci sayısı daha da artacak."
'Entegrasyon için geç kalınıyor'
Washington merkezli düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü, geçen hafta "Evlerine dönecek gibi görünmüyorlar: Suriyeli mülteciler ve Türkiye ile uluslararası toplumun önündeki zorluklar" başlıklı bir rapor yayımladı.
Raporda Suriyeli mültecileri ağırlamanın maliyetinin arttığına, Suriyelilerin Türkiye'de uzun vadede kalıcı olacakları algısının büyüdüğüne ve hükümetin acilen mültecilerin topluma entegre edilmeleri için kapsamlı politikalar geliştirmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Raporu hazırlayanlardan Prof. Dr. Kemal Kirişçi, kampların dışında yaşayan Suriyeli mültecilerin entegrasyonu için hızla adımlar atılması gerektiğini söylüyor.
Kirişçi "Bu süreç aslında gayrı resmi bir şekilde başladı. Eğitim ayağında Milli Eğitim Bakanlığı'nın girişimleri var. Ama eğitim alamayan Suriyeli çocukların sayısının yüz binleri bulduğu söyleniyor. İstihdam konusunda sıkıntılar var. Kaçak çalışıyorlar. Artık Suriye savaşının beşinci yılındayız. Entegrasyon için geç kalınıyor" diyor.
Bu haber için görüşlerini almak üzere İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne ulaşmaya çalıştık ancak talebimize yanıt alamadık.
Telif hakkıAFP GETTY
Murat Erdoğan da, Türkiye'deki temel sorunun hükümetin Suriyelilerin büyük oranda ülkede kalıcı olacaklarını kabullenmemesi ve stratejik bir plan geliştirememesi olduğunu söylüyor.
Erdoğan, "Bir 'aman sorun çıkmasın' politikası yürütülüyor şu anda. 'Yardım verelim, ekmek, battaniye, su verelim, kamp yapalım' diyorlar. Ama bu insanların gelecekte Türk toplumuyla birlikte nasıl yaşayacağına dair bir algı yok." diye konuşuyor.
Murat Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Ülke içindeki Suriyeliler konusunu görmek istemiyor devletimiz. Hala, Esad giderse biz bunları göndeririz umudu var. Ama bu bir hayal. Suriye'de bugün acil bir çözüm sağlandı desek bile, bu insanların yarısından fazlası ülkelerine dönmeyecek. İstemeyecekler dönmeyi. Onun için Türkiye'nin acilen uyum politikalarını önceleyen bir politika değişikliği yapması, bir strateji belirlemesi lazım."
'Nereye gidelim?'
Suriyeli genç kadına soruyorum: Ülkende savaş bitse geri dönmek ister misin? Tereddütsüz "Evet, inşallah, geri döneceğiz" diyor. Peşinden ekleyerek: "Ama şimdi nereye gidelim?"
Sonra içini dökmeye devam ediyor:
"Türkiye'de herkes bizi çok seviyordu. Son bir yılda ne oldu, bilmiyorum. Kötü davranıyorlar bize şimdi. Örneğin, kiralık ev ilanları görüyorum. Ama ilanda 'Suriyeliler için değil' yazıyor. Pazarda Suriyeli olduğumu anlayınca yüz çeviriyorlar. Komşumuz annemi her gördüğünde, 'Ne zaman Suriye'ye dönüyorsunuz? Gitsenize. Niye hala buradasınız?' diye soruyor. Biz zaten ne zorluklar içinde yaşıyoruz, bir de......."
Telif hakkıAFP
Cümlenin gerisini getiremiyor. Gözyaşlarını siliyor. Ayağa kalkıyor. "Afedersiniz," diyerek uzaklaşıyor...