Atatürk Eğitim Alanında Ne Gibi Devrimler Yaptı

ataturk-egitim-alaninda-ne-gibi-devrimler-yapti

 Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun Kabulü
Yeni Türk Harflerinin Kabulü
Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun’un Kabulü
Türk Tarih Kurumu’nun Kurulması
Türk Dil Kurumu’nun Kurulması
Medreselerin Kapatılması
Modern Üniversitelerin Açılması
Güzel Sanatlar Alanında Yapılan Çalışmalar

Eğitim Alanında Yapılan Yenilikler Ve Devrimler Nelerdir
Eğitim Alanında Yapılan Yenilikler Ve Devrimler Nelerdir
DETAYLI VE AÇIKLAMALI OLARAK EĞİTİM ALANINDA YAPILAN YENİLİKLERİ ANLATMAK GEREKİRSE
EĞİTİM ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR
Atatürk’ün Türk eğitim sistemindeki inkılaplarındaki temel amacı; ” Milli olmak ve buna bağlı olarak çağdaşlaşmak ve her alanda ilerlemek” olmuştur.
Eğitim Alanındaki İnkılapların Amaçları:
1. Laik ve çağdaş eğitimi sağlamak
2. Bilimsel eğitimi yaygınlaştırmak
3. Eğitimde birliği sağlamak
4. Kız ve erkek çocukları arasında eğitim alanında eşitlik sağlamak
5. Her alanda teknik eleman yetişmesini sağlamak
6. Eğitimi kolaylaştırmak ve yaygınlaştırmak
7. Eğitimi millileştirmek.
TEVHİD-İ TEDRİSAT KANUNU (3 MART 1924) (Öğretimin Birleştirilmesi Kanunu)
Bu kanunla;
1. Bütün eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmıştır.
2. Azınlık ve yabancı okulların dini ve siyasi amaçlarla öğretim yapmaları önlenmiştir.
3. Yabancı okulların ders programlarına Türkçe dersleri konmuş ve bu derslerin Türk öğretmenler tarafından okutulması sağlanmıştır.
4. Devlet eğitimin her çeşidiyle uğraşmaya başlamış, Milli Eğitim Bakanlığı bütün eğitim ve öğretim işlerinin tek sorumlusu haline gelmiştir.
5. Medreseler kapanmıştır.
6. Eğitimin laikleşmesi alanında önemli bir adım atılmıştır.
7. Eğitimde birlik sağlanmıştır. II. Mahmut döneminden beri devam eden eğitim ve öğretim ikililiği bu kanunla sona erdirilmiştir.
8. Eğitimin laikleşmesi adına önemli bir adım atılmıştır.
MEDRESELERİN KALDIRILMASI
3 Mart 1924’te Şer’iye ve Evkaf idarelerinin kaldırılması maddesiyle bu kurumun bağlı bulunduğu bakanlık kaldırılınca dolayısıyla medreseler de kapatılmıştır.
NOT:Medreselerin kaldırılmasıyla eğitim ikililiğine son verilmiştir.
MAARİF TEŞKİLATI KANUNU (2 MART 1926)
Ülkede ilkokul, lise ve yükseköğrenimin belli esaslara göre düzenlenmesi için 2 Mart 1926’da Maarif Teşkilatı Kanunu (eğitim sistemi yasası) kabul edilmiştir.
Devletin izni olmadan okul açılamayacağı belirtilerek, okullarda hangi derslerin ne şekilde okutulacağı belirlenmiştir. Bu esaslara göre Yeni Türk Devleti, yeni okullar açmıştır. Öğretmen okullarının sayısı artırılmıştır. Böylece, günümüzdeki mevcut eğitim ve öğretim sistemimizin temeli bu kanunla atılmıştır.
YENi TÜRK ALFABESiNiN KABULÜ (1 KASIM 1928)
Latin harflerinin kabulüyle;
1. Arap alfabesi kaldırıldı.
2. Okuma yazma oranının artmasına ortam hazırlandı.
3. Bu inkılapla, bilim ve teknolojideki ilerlemeler ve kültürel alış verişler daha hızlı ve daha etkili bir gelişme göstermeye başlamıştır.
4. Batı dünyası ile yakınlaşma yolunda önemli bir adım atılmıştır.
5. Bu inkılabın yerleşmesi ve güçlenmesi için “Millet Mektepleri” açılmıştır. Bu okullarda okuma yazma seferberliği başlatılmıştır.
6. Bu duruma öncülük etmesi nedeni ile Atatürk’e “Başöğretmen” denilmiştir. Bu durum Atatürk’ün kapsamlı bir inkılapçı kişiliğe sahip olduğunu gösterir.

CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA EGİTİM VE ÖĞRETİM ALANINDA YAPILAN ÇALIŞMALAR


 
Sponsorlu Bağlantılar
1- İLKÖĞRETiM ALANINDA:
• İlk öğretim yasası kabul edilmiştir. Bu yasayla okuma yazma bilmeyen vatandaş bırakmamak amaçlanmıştır.
• Okulların öğretmen ihtiyacını karşılamak için öğretmen okullarının sayısı arttırılmıştır.
• İlköğretim parasız hale getirilmiştir.
• Okur yazar oranını artırmak için ayrıca Köy enstitüleri kurulmuştur.

2- ORTA ÖĞRETİM VE MESLEKİ EĞİTİM ALANINDA
• Cumhuriyet döneminde orta öğretim, orta okul ve lise olmak üzere iki devreye ayrılmıştır.
• Orta okul, memurluğa ve teknik okullara eleman yetiştirmek, lise ise orta okulu bitirmiş olanları yüksek öğretime hazırlamak için düzenlenmiştir.
• Orta öğretim parasızdır. Yoksul ailelerin çocuklarına eğitim vermek amacıyla bu okullara, sınav yapılarak parasız yatılı öğrenci alınması sağlanmıştır.
• Türkiye’nin yeniden yapılanması ve kalkınması için uzmanlara ihtiyacı vardı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere Milli Eğitim Bakanlığının bünyesinde Mesleki
• Teknik Öğretim Teşkilatı kurulmuştur. Kurulan bu teşkilatın amacı memleketin ekonomisinde etkili olabilecek özel uzmanlık bilgileri verecek müessesler kurmak ve teknik elemanlar yetiştirmektir.
• Bu amacı gerçekleştirmek için Sanat Enstitüleri, Ticaret Okulları, Kız Enstitüleri, Akşam Sanat Okulları açılarak mesleki öğretime gereken önem verilmiştir.
3- YÜKSEK ÖĞRETİM ALANINDA:
• Yüksek öğretimi geliştirmek için birçok yüksek öğretim kurumu açılmıştır. Ankara Hukuk Fakültesi (1925)
• Öğretmen yetiştirmek amacıyla Gazi Orta Öğretmen Okulu ve Eğitim Enstitüsü açılmıştır.
• Yüksek Ziraat Enstitüsü, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Mülkiye Mektebi( Siyasal Bilgiler Fakültesi) kurulmuştur.
• 31 Mayıs 1933’te Darülfünun yerine İstanbul Üniversitesi ve daha sonra iktisat Fakültesi açılmıştır.
• Milli Musiki ve Temsil Akademisi (Devlet Konservatuarı) açılmıştır.
4- GÜZEL SANATLAR ALANINDA GELİŞMELER
• Yeni Türk Devleti’nde resim, müzik ve sahne sanatlarıyla ilgili öğretim yapan okullar ve enstitüler açılmıştır.
• 1928 de Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane geliştirilerek Güzel Sanatlar Akademisi haline getirilmiştir.
• 1936’da Ankara’da Devlet Konservatuarı açılmıştır.
• Dolma bahçe Sarayı’ndaki Veliaht Dairesi, Resim ve Heykel Müzesi’ne dönüştürülmüştür.
Mimar Sinan, İstanbul, istanbul Teknik, Dokuz Eylül ve Ege Üniversiteleri içerisinde konservatuar, resim ve bale gibi bölümler açılmıştır.
KÜLTÜR ALANINDA GELİŞMELER (15 NİSAN 1931)
1- TÜRK TARİH KURUMUNUN KURULMASI
— Osmanlı Devleti’nde yazılmış olan tarih kitapları, İslam Tarihi özelliklerini taşımakta ve İslamiyet’in kabulünden önceki Türk devletlerinden bahsetmemekteydi. Bu yönüyle Osmanlı Devleti’nde “ümmetçi tarih anlayışı” vardı.
— Atatürk, Türk Tarihinin İslamiyet’in kabulünden sonraki dönemle sınırlandırılamayacağını ve daha önceki dönemlerde de Türklerin binlerce yıllık bir geçmişi olduğunu ortaya koyarak, Türk Tarihinin dini motiflere bağlı kalmaksızın bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu amaçla 15 Nisan 1931 ‘de Türk Tarih Kurumu kurulmuştur.
Bu kurumun oluşturulmasıyla:
• Ümmetçi Tarih anlayışına son verilmiştir.
• Genel Türk tarihi araştırılmaya başlanmıştır.
• Türk kültürünün dünya medeniyetine katkılarını belirleme araştırmaları başlatılmıştır.
• Türkiye’nin en eski halkını oluşturanların araştırılması sağlanmıştır.
• Türk Tarih tezi adı verilen yeni tarih anlayışı, Türk milletini kendisi hakkındaki olumsuz düşüncelerden kurtarma imkanı bulmuştur.
2- TÜRK DİL KURUMUNUN AÇILMASI (12 TEMMUZ 1932)
Atatürk’e göre dil; “milli birlik ve beraberliğin sağlanmasındaki öz kaynaklardan birisi, kalkınıp ilerlemenin ön koşullarından biri, dil bağımsızlığı siyasal bağımsızlığın bir parçasıdır.“
NOT: Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu, Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi doğrultusunda kurulmuşlardır.
Bu kurumun kurulmasıyla amaçlananlar:
– Selçuklu ve Osmanlı Devletlerinde ihmale uğrayan Türk Dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini ortaya çıkarmak
– Türk Dilini yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak
– Türkçe kökenli sözcüklerin araştırılmasını ve bulunmasını sağlamak
– Türkçe’nin bilim dili haline gelmesini sağlamak
– Yazı dili ile konuşma dilinin aynı olmasını sağlamak

YORUM YAPIN

Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir...

       

YORUMLAR