EKONOMİ

Amazon'un Hisseleri Rekora Ulaştı!

  • 14.8.2018 13:13:10
  • 0 Yorum
  • 112

New York borsasında cuma gününü 1.886 dolardan tamamlayan Amazon'un hisse başına değeri, pazartesi günü işlem saatleri içinde yüzde 2,1 primle 1.925 dolara kadar  tırmanarak şirket tarihindeki en yüksek seviyeyi gördü. İlerleyen saatlerde Amazon'un düşüşe geçen hisse başına değeri 1.896 dolardan kapanarak günü yüzde 0,5 kazançla  tamamladı. 

Böylece, dünyanın en değerli ikinci şirketi konumunda bulunan Amazon'un piyasa değeri 914,7 milyar dolar oldu ve 1 trilyon dolarlık seviyeye yaklaştı. Öte yandan, Amazon'un 54 yaşındaki kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Jeff Bezos'un serveti de 780 milyon dolar artışla 155,5 milyar dolara tırmandı. Bezos, dünyanın en zengin milyarderleri listesinde zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. 2 Ağustos'ta 1 trilyon dolara ulaşıp dünyanın en değerli şirketi olan Apple'ın piyasa değeri ise pazartesi günü 1,01 trilyon dolar seviyesindeydi.

Suudi Prens Snapchat Hisselerini Satın Aldı

  • 9.8.2018 12:36:12
  • 0 Yorum
  • 124

Prens Velid, şahsi internet sitesinden yaptığı açıklamada, Snapchat şirketinden satın alınan hisselerin "A" grubu olduğuna işaret ederek, hisselerin değerinin 950 milyon Suudi Arabistan riyali (yaklaşık 250 milyon dolar) olduğunu aktardı. Snapchat şirketindeki bu adımın, modern teknoloji alanında kişisel yatırım stratejisinin bir uzantısı olduğunu kaydeden Prens Velid, Snapchat'in, dünyanın en yenilikçi sosyal ağ platformlarından biri olduğunu ve bu şirketin gerçek potansiyelini aşmaya yeni başladığını düşündüğünü ifade etti. 

Suudi iş adamı, satın alma sürecinin, 25 Mayıs'ta hisse başına yaklaşık 11 dolarla sona erdiğini belirtti. Bu alımla Prens Velid'in Snapchat'teki en büyük hissedarlardan biri olduğu ifade ediliyor. Prens Velid bin Talal'in sahibi olduğu Kingdom Holding, dünyanın en büyük yabancı yatırımcılarından biri olarak görülüyor.

İşte Teknoloji Devlerinin Yarım Yıldaki Zararları!

  • 2.8.2018 14:38:13
  • 0 Yorum
  • 86

ABD'nin en büyük 8 teknoloji şirketinin piyasa değerindeki kayıplar 3 işlem gününde 400 milyar doları aştı. Söz konusu teknoloji şirketlerinin hisselerindeki düşüş, geçen çarşamba New York borsasının kapanmasının ardından Facebook'un bu yılın nisan-haziran dönemine dair bilançosunu açıklamasıyla başladı. Facebook'un bu yılın ikinci çeyreğinde elde ettiği gelirin piyasa beklentilerinin altında gelmesi ve Avrupa'daki günlük aktif kullanıcı sayısında düşüş görülmesinin ardından, şirketin hisseleri geçen perşembe yüzde 19, piyasa değeri ise 118 milyar dolar azaldı. 

26 Temmuz Perşembe ile 30 Temmuz Pazartesi arasındaki 3 işlem gününde, söz konusu 8 şirket arasında en büyük yüzdelik hisse düşüşünü gösteren Twitter, en fazla piyasa değerindeki kaybı yaşayan ise Facebook oldu. Söz konusu dönemde, Twitter'ın hisseleri yüzde 29 düşerken, piyasa değerinde ise 96 milyar dolar kayıp yaşandı. Bu  tarihler arasında Facebook'un hisseleri ise yüzde 21,3 gerilerken, piyasa değerinden 133 milyar dolar silindi. Böylece, dünyanın en büyük sosyal medya ve paylaşım  sitelerinden olan Facebook ve Twitter'ın New York borsasında 3 işlem günündeki piyasa değerindeki kayıp 229 milyar dolar oldu. 

26-30 Temmuz tarihleri arasında, dünyanın en büyük çip üreticilerinden olan Intel'in hisseleri yüzde 9, piyasa değeri de 22 milyar dolar azalırken, uluslararası televizyon ağı Netflix'in hisseleri yüzde 7,7, piyasa değeri ise 12 milyar dolar düştü. Bu dönemde, Microsoft'un hisseleri yüzde 4,9 ve piyasa değeri 42 milyar dolar gerilerken, dünyanın en değerli ikinci şirketi konumunda bulunan e-ticaret devi Amazon'un hisseleri yüzde 4,5 ve piyasa değeri 41 milyar dolar azaldı. Google'ın ana kuruluşu Alphabet'in hisselerinin yüzde 3,6 ve piyasa değerinin 31 milyar dolar düşüş kaydettiği bu dönemde, Apple hisseleri ise yüzde 2,5 ve piyasa değeri 24 milyar dolar azalış gösterdi.

 

Çiftlik Bank'ın Ağababası Düzgün Genç Yakalandı!

  • 2.5.2018 16:56:47
  • 0 Yorum
  • 164

Geçtiğimiz zamanlarada birçok kişiyi madur edenve insanları hayalleriyle oynayıp ayrıca insanların parasını çalan örgüt kaçmıştı.


Hakkında bir an önce yakalanması için kritik bir karar çıkartılan Düzgün Genç bugün  Bulgaristan'da görünerek anında yakalandı ve Türkiye getirildi.Herkesi dolandıran ve ülkemizde büyük bir yankı uyandıran Çiftlik bank'ın sahibi ve onun yandaşı olarak görünen Düzgün Genç direk adliyeye sevk edildi.

Kendisiyle ilgili hızlı bir hukuksal süreç başlatıldığı da belirtildi.Çiftlik bank için oldukça kötü bir iz bırakmıştı.

Sinem özdemir

Ucuz Et İle Vatandaşlara Müjde!

  • 30.4.2018 15:32:43
  • 0 Yorum
  • 149

Biliyorsunuz ki et fiyatları çok pahalı ve bizler et alamıyoruz orta halli ailelerin evine ne yazıkki etli yemekler ya da pişirimler çokça giremiyor işte tüm bunlara çözüm olarak markatlere geçtiğimiz günlerde daha hesaplı et fiyatları ile satış başlatılmıştı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, Et ve Süt Kurumunun zincir marketlere ucuz ve uygun fiyata et satışına ilişkin, 'Dar gelirli kardeşlerimizin mutfağı şenlensin diye bu eti piyasaya veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz' dedi.

Ayrıca bu çalışama sonrasında ise birden çok ilde de çalışma başlatıldı.Dağıtım sonrasında bunun tüm şehirler adına oldukça önem arz edeceği de vurulanmış oldu.

 Ayrıca bakanımız bu satışın herkese faydalı olacağını da belirterek sözlerine bunları da ekledi:
"29-30 liraya et satıyorum, satmaya da devam edeceğim. Ben gider 29 liralık yerden alırım, başkası 60 liraya et yiyorsa yesin, afiyet olsun. Dar gelirli kardeşlerimizin mutfağı şenlensin diye bu eti piyasaya veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz."dedi.
Bu konuşmadan sonra bir çok varandaşımızın da yüzü güldü diyebiliriz.


Her zaman üreticilerin yanında olduklarını aktaran Fakıbaba, genel anlamda bayramlarda oldukça bundan faydalanan ve ekonminin içinde olan üreticilere fırsat verilmeyeceğini esanfa emekçiye saygı duyduklarını da ifadelerinde belirtmiş oldular.İnş bu bayram herkes et yer ve yüzler güer görünen o ki et fiyatları hesaplı olduğundan  bir çok evde ziyafet verilecek.

Sinem özdemir

Elektrik Abonelerine E-Devlet Üzerinden İşlem Yapabilecekler!

  • 30.4.2018 15:30:43
  • 0 Yorum
  • 169

Tüketicleri aasında merak edilen ve en çok konuşulanlar arsında abonelik işlemlerini e-devlet kanalları üzerinden gerçekleştirp gerçekleştiremeyecekleriydi ve sonunda bu da oldu.Limak Uludağ Elektrik, abonelerine e-Devlet üzerinden abone ve sayaç bilgilerini kontrol etme, ödeme bilgilerinin dökümüne ulaşabilme ve borç sorgulama işlemlerini yapabilme imkanı sağlayarak bu platformda yer alan ilk enerji şirketi oldu.

 Edindiğimiz bilgiler göre şirket bir çok kategoride tüketiclerini bilglendirmek amaçlı sistemi kullanabilmelerini sağlayabilecek.
Ayrıca başlatılan bu yeni uygulama sonrasında size en çok tüketicilerin yüzü gilecek ve bu kapsamda teknolojinin nimetlerinden faydalanmak için ise  "tek tık" ile elektrik borçlarını sorgulayabileceği, abone ve sayaç bilgilerini kontrol edebileceği ve ödeme bilgilerinin dökümüne ulaşabileceği ve herşy işlemi kolaylıkla yürüteblecekleri bir uygulama olacak diyebiliriz.

Bu ilk adım sonrasında umarım diğer şirketlerde de bu kanalları kullanarak kullanıcılarına daha kaliteli bir hizmet sunabilmeyi de başarabilirler.

Sinem Özdemir

Akaryakıtta ÖTV İndirimi Yolda Mı?

  • 27.4.2018 17:19:55
  • 0 Yorum
  • 172

Vatandaşların en çok merak ettikleri konulardan bir tanesi tabikide zamlar ve indirimler.Bir çoğumuz gündelik hayatlarında oldukça araç kullandığımız için normal bir ihtiyaç olarak görebilecek hale gelmeye başladık.Özellikle hayatımızda günlük koşullar artış gösterdikçe ve ekonomik durumlar baz alındığında ise bunlarn bize ne tür bir geri dönüş yapacağını da bilemiyoruz.

Maliye Bakanlığı’nın politikalarıyla Merkez Bankası’na destek olması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ertem, fiyat esnekliği az olan akaryakıt ürünlerinde ÖTV indirimine gidilebileceğini söyledi.
Yine geçtiğimiz günlerde ülkemizin televizyon kanalı üzerinden yapmış olduğu açıklamalarda da bunların bize faydalarını da belirtmiş oldu.


Konuşmasında ana bankamızın sağlamış olduğu indirimleri içeren bir ifade kullanarak bunları nasıl yapılacağı hakkında şöyle söyledi "Merkez Bankası'nın sıkılaştırması yeterli, gerekeni hatta fazlasını yapıyor. Dalgalı kur sistemi uygulayan bir ülkede kuru kontrol etmenin çok zor. Merkez Bankası'nın kur hedeflememesi gerekir" dedi.Bu ifadeler sonrasında bizler akaryakıtta ÖTV konusunda zam alacağımızı da belirtiyoruz.

Sinem Özdemir

Emeklilerin Yüzü Temmuz Ayında Gülecek!

  • 12.4.2018 14:53:12
  • 0 Yorum
  • 144

Emeklilerin temmuz zammı için yol yarılandı. 3 aylık enflasyona göre, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranı yüzde 2.77 olarak görünürken, kesin oran için 3 veri kaldı.Yapıln belli araştırmalr ve elde edilen veriler doğrultusunda 3 şart daha sağlanırsa büyük oranda her türden emekli bir çok vatandaşımızın yüzü gülecek.

 

Emekliye bu yıl belli oaranlarda zam getirilecek olması da oldukça sevindirici bir haber niteliğinde.herkesin gözü temmuz ayı zammında bizler sizlere sevindirizi bir habar olarak sadece 3 adımınız kaldığını da belirtmek isteriz.

12 milyonu aşkın emeklinin gözü temmuz zammında. Zam oranında enflasyon belirleyici olacak. İlk 6 aylık enflasyon SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranını, memur emeklilerinin ise enflasyon farkı alıp alamayacağını gösterecek.ülkenin enflasyon oranları hesaplanmış oldu şimdi geriye sadece kimlerin bundan ne kadar etkileneceği ve zamn oranlarına ne derec de katkı sağlaacağı yönünde açıklamalar bekleniyor.Temmuz ayında emeklilerin  zam oranları oldukça iyi gelecek.

Sinem Özdemir

Avrupa Sanayisi Düşüşte!

  • 12.4.2018 14:51:21
  • 0 Yorum
  • 252

Genel anlamda dünya ekonomisinde bu aralar hızlı bir düşüş olduğu görülmekte bir çok katagori çerçevesinde kıyaslamalar yapacak olursak bunların en iyi örnekleriyle de karşılaşabilmekteyiz.
Sanayi üretimi, bu yılın şubat ayında bir önceki aya kıyasla Avro Bölgesi'nde yüzde 0,8, Avrupa Birliği'nde (AB) ise yüzde 0,7 azaldı.

Avrupa İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) edindiğimiz bilgiler ışığında  şubat ayında gemnel anlamda bir artış göstermiş olsada bu yılın ocak ayında tekrar eden bir gerileme geçiriyor.Bu üretimin azlığı yada başka sebeplerle kıyaslanbilmekte.

Çalışan kesim ve ülkelerin işlevselliği bakımından ne yazıkki ekonomik veriler baz alındığında düşüşün yerini karşılayan belli bir artış dilimi tam anlamıyla yükselme gösterebilmeye yeterli olamadı.

28 ülkeden oluşan AB’de ise sanayi üretimi, şubat ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,7 azaldı. 2017 yılının aynı ayına göre ise yüzde 3,1 yükseldi.
Bu konuda uzman istatikçilerden aldığımız iktisadi değerlere baktığımızda bu düşüşün sebebinin büyük çoğunlukla sanayiye bağlı olduğu da ortada.

Sinem Özdemir

Ankara Metrosu'nun Elektrik Panosu Patladı!

  • 11.4.2018 14:20:45
  • 0 Yorum
  • 154

Ankara ilinin yeni mahalle ilçesinde istasyonda bir elektiriksel sebeplerden dolayı meydana gelen kaza gerçekleşti.


Elektirik panosunda meyadana gelen patlama ile ilgili açıklam yapan Ankara Belediyesi olayon gerçekleştiği zamanı ve herhangi bir hasar ya da bir vatandaşımızda yaralanma olup olmadığını da sözlerine ekledi.

 

Valilik sabahın erken saatlerinde sadece ekonomik açıdan bir hasar olduğunu herhangi bir insanda manevi yönde bir zarar olmadığını açıkladılar.

"İlk tespitlere göre patlamanın istasyondaki elektrik panosundan kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Patlamada can kaybı ve yaralı bulunmamaktadır. Metro seferleri 10 dakikalık aradan sonra tekrar başlatılmıştır. Başlatılan inceleme ve soruşturma devam etmekte olup yapılan teknik incelemenin ardından kamuoyu ayrıca bilgilendirilecektir" denildi.
Yine yapılan açıklama sonrasında gerekli incelemeler sonrasın haberlerden insanları bilgilendireceklerini de belirtmiş oldular.

Sinem Özdemir

Ekonomide Borsa Yükseldi!

  • 6.4.2018 17:13:16
  • 0 Yorum
  • 151

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,85 yükselişle 114.947,58 puandan tamamladı.

BIST 100 endeksi önceki kapanışa göre 971,96 puan artarken, toplam işlem hacmi 8 milyar lira düzeyinde gerçekleşti. Bankacılık endeksi yüzde 1,76, holding endeksi yüzde 1,04 değer kazandı.Kazandıran rakamlar göz önüne alındığında genel olarak finansal ve  tarım ve farklı yönlerde oldukları da vurgulanmış oldu.Bankalara bakıldığında da bu oranlar bir hayli yükselişte görünüyor.


Dolara bakıldığnda yaklaşık bir oaranla 5 tlye yaklaşmış olması da fırlama seviyesine geldiğini gösteriyor.
Saat 6 sularında yapılan kapanışta belirtilen oranlara bakıldığında oldukça yüksek bir fiyatlandırma farkı bulunuyor. Diğer oranlara bakıldığında bazı para birimlerininde virgüllü rakamlarında oldukça uçuk oranda sayılar ile sabitleniyor.

Bu da ekonomik açıdan belli oranlarda para değerlerinde iniş çıkşların bir süre devam edeceği raporunu bizlere sunmaktadır.

Sinem Özdemir

Havalimanlarının En İyileri Arasındayız!

  • 5.4.2018 17:58:36
  • 0 Yorum
  • 168

İstanbul Atatürk Havalimanı, Amerikan eDreams seyahat ve turizm sitesinin en çok sevilen havaalanları listesinde üçüncü sırada yer aldı.

 
Tüm dünyadan yapılan araştırmalara bakıldığında bunun en iyi koşullarda yaklaşık binlerce kişi arasında yapılan anketle açıklandı.İstanbul Uluslararası Atatürk Havalimanı, üçüncü sırada yer aldı. Ankete katılanların, uçak kalkış alanlarına ulaşım şekli , yolcuların işlemlerini çabuk gerçekleştirme, havaalanının kullanışlılığı, tüm gereknisimleri karşılama, temizliği, bekleme süresince vakit geçirilecek yerlerin yeterli oluşu,genelde insanların havalimanı kullanmasını kolaylaştıran levhalar ve yön işaretleri ile rahatlıkla bulabilme gibi imkanlar bakımından ülkemiz havalimanı en iyisi arasına girebildi.

 

En sevilen havalimanlarının ilk sırasında Singapur Changi havaalanı, onun arkasından  Zürih havalimanı, dördüncü sırada Kopenhag uluslararası havalimanı ve beşinci sırada ise Münih Franz Josef Strauss havaalanı oldu.

Ankete göre sevilmeyen havalimanlarının ilk sırasında ise Fas Casablanca Mohamed V havalimanı yer alırken, İtalya Roma Ciampino ikinci, Berlin Tegel üçüncü, Berlin Schönefeld dördüncü ve Londra'daki Luton International ise beşinci sırada yer alıyor.
Yani tüm dünyadan alınan verilere baktığımız zaman ülkemizin Atatürk havalimanının sevilmesi dikkatleri üzerine çekiyor.

Sinem Özdemir

60 Aya Kadar Taksit İmkanı!

  • 3.4.2018 18:39:24
  • 0 Yorum
  • 158

Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının 60 aya kadar taksitlendirilmesi kapsamına KDV de giriyor
Ekonomide likitide yi arttıracak yeni yöntemler geliştirilmeye başlandı bile.
TBMM’de kabul edilen KDV yasasında devreden KDV’nin 12 ay içinde ödenmemesi halinde iade edilmesini öngören düzenlemeden vazgeçen Maliye Bakanlığı’nın, birikmiş KDV alacaklarına ödeme kolaylığına hazırlandığı öğrenildi. Eğer vatanadaşların gelir düzeyleri düşük seviyelerde ise onlara farklı bir düzenleme getirilerek taksitlendirme yapılacak .


Piyasada yaşanan nakit sıkışıklığın aşılması için çeşitli önlemler alan ekonomi yönetimi, birikmiş vergi borçlarının ödenmesini kolaylaştırmaya hazırlanıyor.Tabi böylece ülkemiz ekonmisinde kdv oranlarında da artış olacağı konuşuluyor.


Yine bazı firmaların getirmiş olduğu düzenlemelere ilişkin bir hayli reform düzeyinde oldukları da konuşulmuştu. Tasarı kamu oyuna ilk duyurulduğunda, reform niteliğinde değişiklik öngören en önemli düzenlemenin, indirim yoluyla giderilemeyen sonraki döneme devreden katma değer vergisinin mükellefe iade edilmesinin önünün açılması olduğu kaydedilmişti.

Sinem Özdemir

7 Ayda 191 Bin Ton Fındık İhraç Edildi!

  • 2.4.2018 17:31:47
  • 0 Yorum
  • 167

Türkiye, 2017-2018 ihracat sezonunun yedi aylık döneminde 191 bin 656 ton fındık satarak 1 milyar 214 milyon 681 bin dolar gelir sağladı.

Karadeniz Fındık Mamulleri ve İhracatçıları Birliğinden (KFMİB) fındık ihracatı konusunda ekonomimizin bir hayli canlandığını belirterek geçen yılın mart ayında itibaren yaklaşık olarak 191 ton ihraç edilmiş oldu.

Açıklamada, 1 Eylül 2017-31 Mart 2018 döneminde Türkiye'nin 191 bin 656 ton iç fındık ihraç ederek karşılığında 1 milyar 214 milyon 681 bin dolar kazandığı kaydedildi.


Yapılan yorumlarda ise türkiyede ihracatın istenen performansa ulaştığını ve yüksek derecede gelir elde edildiğini de söylemiş oldu.


KFMİB Yönetim Kurulu Başkanı İlyas Edip Sevinç,şu söyleriyle devam etti:

İleriye dönük belirlenmiş oldukları ekonomik planlamada hedeflerine ulaştıklarını ekleyerk ifadesinde cümlelerine devam etti, "Şu ana kadar sorun yok. İnşallah sezon sonu itibarıyla hedeflerimizi tutturacağız, belki de aşacağız. Tüm ihracatçılarımız Türk fındığının tamamını ihraç etmek için ellerinden geleni yapıyor." dedi.

Sinem Özdemir

E-bordro Ekranınan Maaşlar Sorgulanabilcek

  • 31.3.2018 11:33:03
  • 0 Yorum
  • 169

Kamu ve özel sektör çalışanlarının maaşlarına ait bordroyu sorgulama işlemleri büyük ilgi gördü. Kamuda çalışan ve devlet kadroları çalışanları e-devlet üzerinden sorgulamalar yapabilecelerdir.Bu yüzdendir ki bu uyguama tüm çalışanların yüzünü bir hayli güldürmeye yetti.
Bilindiği üzere her ayın 14'ünde memur maaşları bordroları erişime açılıyor.Tüm memurler bu ekrandan maaş sorgulama işlemlerinin tümünü rahatlıkla gerçekleştirebiliyorlar.

Maliye Bakanlığı tarafından paylaşılan bordroları artık internetten sorgulamak mümkün. Daha eski yöntemlerde maliye bakanlığının internet sitesi üzerinden sorgulama yapılıyordu şimdi daha da kolaylaştı bu durum.

www.turkiye.gov.tr adresinden ana sayfanın üst kısmında yer alan "Sisteme Giriş" butonuna tıklayın.

Açılan ekranda e-Devlet Şifresi, e-İmza, Mobil İmza, T.C. Kimlik Kartı veya İnternet Bankacılığı seçeneklerinden herhangi birini kullanarak sisteme geçiş yapabilirsiniz.

Sisteme giriş yaptıktan sonra arama ekranından yararlanmak istediğiniz hizmet türünü seçerek kolaylıkla bordro sonuçlarını öğrenebilirsiniz.

Sinem Özdemir

Dolar Düşüşte!

  • 30.3.2018 18:13:00
  • 0 Yorum
  • 165

Dolar fiyatında dalgalanmalar devam ediyor.Güne iyi başladı ve sabit bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Dolar kuru ilk işlemlerin ardından 3,96 TL seviyesinde dengelendi.
Büyük şehirlerde satış fiyatları farklılık gösterebiliyor. 4,9360 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 4,9380 lira olarak belirlendi. Ekonomik dalgalanmaların finans değerlerinin durumuna bakıldığın 4 lira sınırından daha düşük kalıyor.

ABD'nin Çin'e gümrük vergisi kararının geçen hafta küresel ticaret savaşı endişelerini tetiklemesi ardından iki ülkenin görüşmelere başladığına yönelik çıkan haberler global risk iştahını bir miktar toparlamasını sağladı.Türk parasının bu ara negatif düşüş yaptığı da konuşulmakta.

Zayıf eğilimler ve hesaplanan değerlerde bir hayli değişik rakamlara rastlandı.Ayrıca ilerleyen günlerde pazarlama sektöründe de dalgalanmalar devam edecek gibi duruyor.

Sinem Özdemir

Manisa'da Ekmeğe 25 Kuruş Zam Geldi!

  • 29.3.2018 18:27:47
  • 0 Yorum
  • 163

Manisa’nın Salihli ilçesinde 1 liradan satılan 250 gram ekmeğin fiyatı 25 kuruş artarak, 1 lira 25 kuruşa yükseldi.

Salihli Esnaf Odası Başkanı Murat Makasçı,şehirde ekonomik koşullardan dolayı böyle bir girişim yaptıklarını belirtti.

Özellikle ev kiralarının artışı,unlu ve buğday mahsüllerinin fiaytlarının ve maliyetlerinin artış göstermesi,yine fırınnlarda çalıştırılan işçi giderlerinde bir artış olması sebebiyle böyle bir uygulamaya gerek duymuş olduklarını belirtti.

Sürekli artış gösteren ekonomiye rağmen kendilerinin iki yıl içerisinde tamamen bir artışa girmiş olduklarını da ifadelerinde kullanarak 2 yıllık bir beklenti sonasında gerçekleştiğini belirtmiş oldu.

Sinem Özdemir

Benzin Fiyatlarına Zam!

  • 28.3.2018 15:58:06
  • 0 Yorum
  • 172

Benzinin litre fiyatına dün gece yarısından geçerli olmak üzere 12 kuruş zam yapıldı.
Büyük şehirlemizde yaklaşık  5,84 liradan satılan benzinin litre fiyatı 5,96 lira olacak. Benzinin litresi İstanbul'da 5,78 liradan 5,90 liraya, İzmir'de 5,80 liradan 5,92 liraya yükselecek.

Ekonomik nedenlerden dolayı en sonki zam 21 martta yapılmıştı.Şirketlerin yaptıkları toplantılar ve analizler doğrultusunda dağıtım oranlarına göre fiyatlarda değişiklikleri ortaya çıkaraken her şehir için fiyatlar değişiklik gösterebiliyor.Geçmiştiiğimizdönemlerde 15 kuruş zaman getirilmişti şimdi ise üzerine 12 kuruş daha eklenerek toplamda 27 kuruşluk zam getirilmiş oldu.

Sinem Özdemir

Domates İhracatında 4 Şirkete Daha Geldi!

  • 24.3.2018 12:22:16
  • 0 Yorum
  • 177

Rusya,Türkiye'den dört şirketin daha 23 Mart`tan itibaren ülkeye domates ihraç etmesine izin verdi.

Bu izinden sonra ihracat sektöründe Türkiye'de dahil olmak üzere birden çok ülkeye ihracat izini verilmiş oldu yani toplamda 12 ülkeye ihracat izini verildi. 
Ekomomik faaliyetler ve domates ihracatı sınır boylarında yaşanan uçak krizi sonrasında anlaşmazlık yaşanmış ve belli ir süre kapanmıştı.
Rus uçağının düşürülmesinin ardından Türkiye'den domates ithalatına yasak getiren Rusya yönetimi, 1 Kasım 2017'den itibaren Türk domatesine kapıları yeniden açmıştı. 
Böylellikle ekonomik ilişkiler tatlıya bağlanmış ve yaşanan limoni durumlar sona ermişti.Umarım ülkemiz içinde bu haber gayet iyi olur.Ekonomimziin kalkınmasını hızlandırır.

Sinem özdemir

En Fazla Zam Tereyağına Geldi!

  • 20.3.2018 15:50:20
  • 0 Yorum
  • 176

6 ay önce fiyatı 20-25 TL'den satılan tereyağının kilosu bugünlerde 40-50 TL'den satılırken gıda ürünleri arasında fiyatı en fazla yükselen ürün oldu.
Habere göre bir çok esnaf tereyağı satışlarında en fazla sıçraışın bu sene olduğunu ve kısa bir süre içerisinde zam oranının bir hayli fazlalaştığını da açıklamış oldu.
Uzun yıllardır esnaflık yaptığını fakat sattığı yiyecekler arasında en fazla zammı alan ürünün tereyağı olduğunu vurguladı. 

Türkiyede havancılık ve besiciliğin bir hayli azalış gösterdiğini de belirterek "Meslek hayatım boyunca, tereyağın fiyatının 6 aylık bir sürede fiyatını ikiye katladığına ilk kez tanık oluyorum. Altı ay önce kilosunu 20-25 TL'ye sattığımız tereyağını şimdilerde 40 TL'ye satıyoruz. Yani bu tamamen taleplerin yükselmiş olmasının bir sonucu bu yüzden insanların istekleri arttıkça da bize gelme fiyatlar bir hayli yükseliyor.Tereyağı fazla gelmediğinden fiyatı da ister istemez yükselmiş oluyor. Bundan yıllara öncesinde köylerde satıcılık bir hayli fazlaydı fakat şu an baktığımızda ne yazıkki böyle bir üretim söz konusu değil. Şimdi ise besicilik azaldığından artık köylerde tereyağı yapan sayısı çok azaldı. Bu konuda insanların bilnçlendirilmesi şart yoksa ilerleyen dönemlerde bulabilmemiz bir hayli zor gibi görünüyor" dedi.

Sinem Özdemir
 

ÇiftlikBank'nın Zor Durumda Bıraktığı İnsanlara İyi Haber Geldi!

  • 20.3.2018 15:47:49
  • 0 Yorum
  • 187

Meclis grup toplanrtısında bu konuya dair açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlundan gelen açıklama bir çok insanın yüzünü güldürmeye yetti.
"Paranızı rahat alabilirsiniz. Ama o tosundan değil, parayı BDDK'dan alabilirsiniz. Dava açmanız lazım" yorumunda bulundu.
Hukuksal olarak nasıl bir yol izleneceğinden bahseden kılıçdaroğlu paranın BDDK'dan alınacağı konusunda insanlara tavsiyelerde bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.Bir çok insanın şikayet ederek paralarını faiziyle geri alabilceklerini söyledi.

Madur insanlar için yaptığı konuşmada "BDDK'ya dava açarak paralarınızı alabilirsiniz" gibi açıklamalarda bulunuu CHP lideri, "Görev BDDK'nın. Adam bankayı unvan olarak kullanmış. Devletin kurumu görüyor. Davayı açarsın, bu kanunu (BDDK Kanunu 150. madde) gerekçe gösterirsin. Ver mahkemeye faiziyle beraber paranı alırsın" dgibi söleriyle madurların paralarını hukuksal yolara başvurarak alabilceklerini ve bunu çok zor olmadığını vurguladı.Bu haberden sonra bir çokinsanın maduriyetlerini gidermek adına mahkemenin yolunu tutacakları konuşuluyor.

Sinem Özdemir

Voganlarda Gözaltı !

  • 28.2.2018 15:24:12
  • 0 Yorum
  • 184

Erzincan'ın Üzümlü ilçesindeki iki ayrı olayda, 157 kaçak göçmen yakalandı.Farklı bir demeyimle yolculuğa çıkan gençlerin olduğu tren denetlendi ve , tamamı yabacı kaçaklardan oluşan  bir grubu yakaladı.
Erzincan- Erzurum karayolunda yol kontrolü yapan Üzümlü İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Balaban Sarıkaya ve Karakaya köylerinde kalabalık grupların Erzincan istikametine yürüdüğünü gördü.

Yapılan kimlik kontrolünde Afganistan, Pakistan ve Bangladeş uyruklu 13'ü kadın, 6'sı çocuk 117 kişinin yasa dışı yollardan yurda girdiği belirlendi.

AA'nın haberine göre, çoğunluğu Afganistan olan kaçak göçmenlerin Aliekber T. (43) yönetimindeki 04 AZ 019 plakalı kamyon ile getirildiğinin belirlenmesi üzerine harekete geçen jandarma,Erzurum istikametinde yol alan araç kısa süre içerisinde durduruldu.
Kamyonun sürücüsü Aliekber T. ile 117 kaçak göçmen gözaltına alındı.
Yakalananların geçmişinin kaçakçılık suçlarında bir hayli kabarık olduğu öğrenildi.

Ripple, Western Union Haberleriyle Artışa Geçti

  • 8.1.2018 16:48:22
  • 0 Yorum
  • 255

XRP (ripple) isimli kripto para birimi, Western Union'un para transferleri için temel olarak blok zinciri kullanacağı söylentilerinin ardından büyük bir artışa geçtiği rapor edildi.

Ripple, çıkan haberler sonrasında %20 değerinde bir artış gerçekleştirdi. Western Union hisseleri ise %5'lik bir değer artışına sahip oldu. XRP'nin sahibi olan Ripple ve Western Union, geçmişte birlikte çalışmışlardı. 2015 yılında iki şirket, dağıtılmış ödeme protokolleri için bir program geliştirmeye çalıştı. Western Union ve Ripple'nin bir arada tekrardan çalışacağı kesin olarak doğrulanamasa da, Ripple resmi Twitter hesabı üzerinden, 2018 yılında üç büyük finans firmasının XRP'yi kullanacağını duyurdu.

Western Union, söylentilerdeki gibi XRP ile çalışmaya devam ederse ortaya çıkacak olan kriptokraside büyük kârlar elde edilebilir. Bir grup Japon bankada şu anda para transferlerinde Ripple'in blokaj zinciri teknolojisini test ediyor. Aynı zamanda, İngiltere merkezli Standard Chartered Bankası da Ripple'nin bir bölümüne sahip durumda. Aralık sonundan beri büyük değer artışı gözlenen XRP'nin değeri 3.10$. Toplam 120 milyar doların üzerinde bir değere sahip olan bu para birimi, BitCoin'in ardından gelen en değerli ikinci para birimi olmaya devam ediyor.

Şimdilik bu kripto para birimi, bit yorgunluğunun volatilitesi ele alındığında artmaya devam edeceğe benziyor. Bunlarla birlikte XRP'nin, para transferi konusunda geleneksel para birimlerinin yanında bir alternatif olup olamayacağını gözlemlemek gerekiyor. Sizce XRP kripto para biriminin geleceği ne yönde olur? Konu hakkında yorumlarınızı bekliyoruz.

Kaynak : https://www.digitaltrends.com/cool-tech/xrp-value-increases-western-union-rumors/ 

Mamut Kemikleri İçin Fransız Firma 646 Bin Dolar Ödedi

  • 19.12.2017 16:19:24
  • 0 Yorum
  • 230

Cumartesi günü açık artırmada satılan mamut iskeletini Soprema firması kazandı.

Fransız müzayede evi Aguttes, Sibirya'da bulunan yaklaşık 10 metre boya ve 1360 kilogram ağırlığa sahip yüksek kalitede iskeletin değerini 1.8 ila 2.2 milyon lira arasında hesapladı, ancak Fransız su yalıtım şirketi Soprema'nın CEO'su Pierre-Etienne Bindschedler olağanüstü örnek için 2.5 milyon lira teklif vererek iskeletin yeni sahibi oldu. Açık arttırmada satılmadan önce Fransız şarap mahzeninde sergilenen bu iskelet, şimdiye kadar bulunan en büyük antik mamut iskeletleri arasında yer alıyor.

Yaklaşık bin yıllık iskelet Sibirya’da bir avcı tarafından bulundu. Aguttes'in yayınladığı raporda, yara izleri, alt çenede ve ayakların birinde nekroz gibi bazı patolojiler gösterdiği için hayvanın ölüm sebebinin kazadan ya da o dönemde yaşayan insanlardan kaynaklı olduğuna yer verildi. Öte yandan mamutların çoğu 10 bin yıl önce öldü. Hayatta kalan son grup Arctic Ocean'da bir adada yaşadı.

Manchester Museum'daki Earth Science koleksiyonlarının küratörü David Gelsthorpe, BBC'ye verdiği röportajda "Sibirya'daki permafrost, özellikle iklim değişikliği yüzünden çok hızlı bir şekilde eriyor. Bu yüzden inanılmaz iskeletleri çıkartmakla kalmıyor, aynı zamanda kürk, deri, kaslar, organlar ve son yemeği gibi bulgulara da ulaşıyoruz." dedi. Küresel iklim değişikliği, soğuk lokalizasyonlarda permafrost erimesini hızlandıracağından, pazarda ve müzelerde bu tür mamut iskeletleri daha sık görülecektir. Belki klonlanmış canlı mamut görme şansımız bile olabilir.

Kaynak : https://www.inverse.com/article/39514-wooly-mammoth-auction-skeleton-bones

Türkiye, Bitcoin İşlemlerinde Dünyada Altıncı Sırada

  • 15.12.2017 16:25:45
  • 0 Yorum
  • 268

Bitcoin’deki işlemlerin artış oranları yılbaşından beri en fazla Çin’de gerçekleşti. Türkiye ise altıncı sırada bulunuyor.

LocalBitcoin’in elde ettiği verilere göre Bitcoin işlemleri, gelişmiş ülkelere nazaran gelişmekte olan ülkelerde çok daha fazla gerçekleşti. İlk sırada Çin’in yer aldığı ‘Bitcoin işlemlerindeki artışın en fazla gerçekleştiği ülkeler’ sıralamasında bu ülkeyi Nijerya, Kolombiya, Venezuela ve Peru takip ediyor.

Bu ülkeleri 6. sırada bulunan Türkiye izliyor. Talebin son bir yılda çok fazla arttığı Çin’de ve Rusya’da ise merkez bankaları, Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin alınıp satıldığı internet siteleri engellemişlerdi.

Neden gelişmekte olan ülkelerden daha güçlü talebin geldiğine yönelik bir açıklama yapan Blockchain Capital Araştırma Müdürü Spencer Bogart, bunun sebebinin yerel para birimlerinin zayıf olması olabileceğini söylüyor. 

İngiltere'de finans sektörünü düzenleyen ve denetleyen Finansal Hizmetler İdaresi, Bitcoin yatırımcılarına çok ciddi bir uyarıda bulundu. Kurum, Bitcoin yatırımcılarının tüm paralarını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduklarını ve buna her zaman hazırlıklı olmaları gerektiğini açıkladı. BBC’deki bir programa katılan kurumun genel müdürü Bailey, Bitcoin’nin arkasında ne merkez bankalarının ne de hükümetin olduğunu, bu sebeple güvenli bir yatırım aracı olmadığını belirtti.

Bitcoin satın almanın kumar oynamaktan bir farkının olmadığını, aynı riske sahip olduğunu belirten Bailey, "Eğer Bitcoin'e yatırım yapmak isterseniz tüm paranızı kaybetmeye hazır olun. Bu benim en ciddi uyarımdır" dedi.

kaynak:webtekno

Japon Şirket iSpace, Ay Görevi İçin 90 Milyon Dolar Topladı

  • 14.12.2017 16:33:23
  • 0 Yorum
  • 285

Tokyo merkezli iSpace adlı şirket, Ay keşfi için 90 milyon dolar topladı. Finansman, Japonya Yenilik Ağı Şirketi, Japonya Kalkınma Bankası, Tokyo Yayın Sistemi, Konika Minolta ve diğer şirketler tarafından gerçekleştirildi.

Finansmanla ilgili açıklamalarda bulunan şirketin kurucusu ve CEO'su Takeshi Hakamada, "Bu finansman sayesinde, ispace, esnek ve düzenli bir ay ulaştırma sistemi kurmak için ay lander'ın geliştirilmesine başlayacak" ifadelerini kullandı.

iSpace, 2019 yılının dördüncü çeyreğine kadar 'Görev 1' olarak adlandırılan ilk Ay misyonunu başlatmayı ve daha sonra 2020 yılının sonuna kadar da ikinci bir görev yapmayı planlıyor.  2019'un sonlarına doğru hedeflenen ilk görevde ayın yörüngesinden ay yüzeyi incelenecekken ikinci görevde, ay yüzeyine inilerek haritalandırma yapılacağı belirtildi.

Bu çalışmaların temel amacı aslında bilimsel bir ilerlemeden çok daha fazla ticari bir adım. Şirketler Ay yüzeyine kalıcı bir yerleşim yeri inşa ederek turizm sektörünü geliştirmek istiyor. Öyleki Ay'ın 2040 yılına kadar yaklaşık olarak bin nüfusa sahip olması bekleniyor. Bununla birlikte her yıl 10 bin kişinin de Ay'ı ziyaret edeceği düşünülüyor. Öte yandan iSpace, Google Lunar X Ödülü (GLXP) 'nda hala yarışmakta olan beş finalistten biri olarak da öne çıkıyor. Bu ödülün neden önemli olduğunu merak ediyorsanız:  Ay'a bir uzay aracı indirerek 500 metreye (500 metre) hareket ettirip, yüksek çözünürlüklü fotoğraflar ve videoların Dünya'ya geri gönderilmesini, 20 milyon dolarlık GLXP büyük ödülünü talep edebilecek.

Kaynak : https://techcrunch.com/2017/12/13/ispace-just-raised-90-million-to-launch-two-private-moon-missions-by-2020/?ncid=rss

İlk Bitcoin Milyarderleri: Bitcoin, İkinci Altın Olacak

  • 11.12.2017 18:01:45
  • 0 Yorum
  • 233

Dünyanın ilk Bitcoin milyarderleri olan Winklevoss kardeşler, Bitcoin’in yükselişinin şu an için başlangıç seviyesinde olduğunu ve değerinin en az 20 kat daha artarak ikinci altın olacağını düşünüyorlar.

İlk Bitcoin milyarderleri olan ikizlerden Cameron Winklevoss, Bitcoin’in yükselişinin henüz yeni başladığını ve değerini kat kat arttıracağını söyledi.

CNBC’ye açıklamalarda bulunan Cameron Winklevoss, ikiz kardeşiyle birlikte Bitcoin’in her zaman ikinci bir altın olacağını düşündüklerini ve sanal paranın potansiyelinin çok büyük olduğunu belirterek şu açıklamada bulundu: “Altın nadir bulunan bir şey. Bitcoin altına göre daha taşınabilir ve bölünebilir bir varlık.” Piyasa değeri 300 milyar dolara yaklaşan Bitcoin’in geleceği hakkında konuşan Winklevoss, sanal paranın uzun vadede 20 kat daha değerleneceği yönünde bir tahminde bulundu.

Facebook fikrinin kendilerine ait olduğunu iddia ederek Mark Zuckerberg’e açtıkları davayı kazanan ve 65 milyon doların sahibi olan kardeşler, bu paranın bir bölümünü Bitcoin’e yatırmışlardı. O dönem (2011 yılında) 11 milyon dolarlık yatırım yapan kardeşlerin ellerindeki Bitcoin’in şu anki değeri ise 1 milyar doları aşmış durumda. (o dönem Bitcoin'in değeri 124 dolar civarındaydı)

En Zengin 100

  • 6.12.2017 16:40:12
  • 0 Yorum
  • 255

Ekonomist dergisinin geleneksel çalışmaları arasında yer alan Türkiye’nin en zengin kişi ve ailelerini listelediğimiz’En Zengin 100 Araştırmasının bu yıl 14’üncüsünü yaptık. Listeye girenler de oldu, çıkanlarda…

Kurdaki hareketlilik, borsadaki değerlemeler, satın almalar veya varlık satışları, listeyi etkileyen ana unsunlar oldu. Türkiye’nin yanında ülke riskini dağıtarak farklı bölgelere yatırım yapan, yurtdışı iş hacmi yüksek, kur riskinden korunan kişi ve aileler listede daha üst sıralarda yer buldu.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.
TL gelirleri daha çok olanlar kurdaki yükseliş nedeniyle listede geriledi. Sonuçta Koç Ailesi, Şahenk Ailesi ve Şevket Sabancı Ailesi ilk üçteki yerlerini korumaya devam etti.

Bu yıl listenin yeni isimleri ise Kahve Dünyası’nı da içinde barındıran Altınmarka Grubu’nun patronu Altınkılıç Ailesi ile son yıllarda gayrimenkul geliştirme alanında büyük bir atılım yapan Tahincioğlu Ailesi oldu.

Yılın İş İnsanları, Kadın Girişimci, Anadolu 500, Franchise100 gibi Ekonomist dergisinin marka olmuş araştırmaları vardır. Bu araştırmalar arasında en dikkat çekici olanlardan biri de En Zengin 100. Bu yıl 14’üncüsünü yaptığımız çalışmada, listeye yeni giren isimler de oldu, listede aşağı gerileyen veya yukarı çıkan isimler de…

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da listeyi etkileyen ana faktör, global ve yurtiçinde yaşanan gelişmelerin etkisiyle hareket eden dolar/TL kuru oldu. Geçen yıl bu çalışmayı yaptığımız dönemde dolar/TL kuru 3,25 seviyesindeydi. Bu yıl ise 3.85 seviyelerinde. Yani geçen yıla göre dolar kurunda yüzde 18,5 gibi bir yükseliş yaşandı.

Bizim için bu çalışmada şirket değerlemeleri açısından önemli bir gösterge de borsanın performansı. Çünkü halka açık şirketlerin piyasa değeri servet hesaplamada önemli bir kriter.

Geçen yıl çalışmayı yaptığımız dönemde endeks 75.000 seviyesindeyken bu yıl 110.000 seviyesinde. Yani TL bazında borsa son bir yılda yüzde 47 oranında değerlendi. Bunun yanında varlık alım satımları, iş hacminde yurtdı-şının payının artması gibi faktörler de listeyi etkiledi.

LİSTEDEKİ DEĞİŞİKLİKLER
Sonuçta bu yıl listeye iki yeni isim dahil oldu. Bunlar Tahincioğlu Ailesi ile Altınkılıç Ailesi. İki aileyle ilgili bilgileri haberimizin detaylarında bulabilirsiniz. Bunun yanında liste içinde yapılan değişikliklere bakıldığında üst sıralarda radikal değişimler olmadığını görüyoruz. Burada Konukoğlu ve Kibar aileleri grup içinde biraz daha üste çıkmış durumda.

1-1,5 milyar dolar bandında, global taraftaki işleriyle Yıldırım Ailesi, kardeşlerin Altınbaş Holding dışındaki işleri haricinde başka alanlara da yatırım yapmasıyla Altınbaş Ailesi kendi grupları içinde yukarı çıkmayı başardı.

Geçen yıl 750 milyon dolar -1 milyar dolar bandında yer alan Hüseyin Öz-dilek ve yurtdışı performansıyla öne çıkan Küçük Ailesi, bir üst banda çıktı. YDA Grubu’nun sahibi Hüseyin Aslan ise hızlı yükselişle 750 milyon dolar – 1 milyar dolar aralığına girdi. M. Nazif Günal ve Kazım Türker’in de listede yaşadığı yükseliş dikkat çekti.

Tesla ile Bir Türk Şirket Arasında İş Sözleşmesi İmzalandı

  • 5.12.2017 16:14:50
  • 0 Yorum
  • 256

Gersan, yapmış olduğu açıklamada Tesla Motors Netherlands B.V. (Tesla) ile Tek Taraflı Gizlilik Sözleşmesi imzalandığını duyurdu.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gelerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşme yapan Elon Musk, ticaret hacmini Türkiye’ye doğru kaydırmak istediklerine yönelik bazı söylemlerde de bulunmuştu. Avrupa’da temelleri daha önce atılan ve günümüzde kullanımına başlanan elektrikli araçlar için geliştirilmiş şarj istasyonlarını artık ülkemiz için de konuşmaya başlayabiliriz.

Gersan Elektrik Ticaret ve Sanayi AŞ., Tesla Motors Netherlands B.V. (Tesla) ile Tek Taraflı Gizlilik Sözleşmesi imzalandığını duyurdu. Şirket, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na iş sözleşmesiyle ilgili şu açıklamayı yaptı: 

"Söz konusu sözleşme gereği, Tesla ile şirketimiz arasında, AC/DC elektrikli araç şarj istasyonları üretimi ve montajı ile ilgili olası bir ticari ilişkiyi değerlendirmek için imzalanmıştır. Tesla, bu amaçla sadece kendi teknolojisi, üretimi, planlamaları ve operasyonları ile ilgili gizli veya özel bilgileri açıklayabilir.”

Gersan, Tesla ile yaptığı anlaşma öncesinde de aslında ülkemizin bazı bölgelerinde hizmet veriyordu. Fakat işin içine Tesla girince durum değişiyor tabii. Anlaşma ile hem verilecek olan hizmetin kalitesinin hem de şarj istasyon noktalarının artacağını düşünüyoruz.

Bitcoin’in 5 Rakibi

  • 5.12.2017 16:14:10
  • 0 Yorum
  • 285

Yalnızca bu yıl değerini 11’e katlayan kripto para birimi Bitcoin’in karşısındaki 5 rakipten bahsettik.

Bundan yıllar önce pizza satın almak için kullanılan, cüzdanı çöpe atıldıktan yıllar sonra insanların çöpleri karıştırmalarına sebep olan Bitcoin, artık günümüzde altından bile daha değerli bir yatırım aracı olarak görülüyor. Bitcoin’in piyasada değer bazında rakibinin olduğunu söylemek çok zor, fakat dijital para platformu şeklinde bir genelleme yaparsak elbette rakiplerinin olduğunu söyleyebiliriz. Şimdi Bitcoin’in karşısında hangi rakiplerinin olduğuna bir bakalım

Ethereum

Sanıyorum ki içlerinden en çok duyduğunuz Ethereum’dur. Tıpkı Bitcoin gibi blok zincir (Blockchain) teknolojisiyle ilk olarak 2014 yılında geliştirilen Ethereum, Vitalik Buterin tarafından oluşturuldu. 45,5 milyar dolarlık bir piyasa değerim olan Ethereum, şu sıra 440 dolar civarında işlem görüyor.

Ripple

Bitcoin geliştiricileri tarafından 2012 yılında kullanıma açılan Ripple, New York Times’daki bazı uzmanlara göre Bitcoin’in en büyük rakibi. Birçok banka tarafından ödeme ve para gönderme sistemi olarak kullanılan ve 0,25 dolardan işlem gören Ripple’nin piyasa değeri ise 9,82 milyar dolar civarında. 

IOTA

Dijital para dünyasının yeni oluşumlarından olan IOTA, blok zincir ağı yerine Tangle adında alternatif bir dağıtım hesap sistemine dayanıyor. Microsoft ve Fujitsu gibi şirketlerle iş birliği yapan IOTA, kendisini nesnelerin interneti alanında ilk piyasa alanı olarak tanımlıyor. 6,75 milyar dolarlık piyasa değeri olan IOTA, 2,43 dolardan işlem görüyor.

Dash

Daha önce XCoin, ardından Darkcoin ismiyle anılan Dash, ismini ‘dijital para’dan (digital coin) esinlenerek aldı. 2014 yılında ortaya çıkan Dash’ın piyasa değeri 6 milyar dolar. İşlem gördüğü fiyat ise 777 dolar.

Litecoin

Bir Google çalışanı tarafından geliştirilen Litecoin, Bitcoin’e nazaran daha ucuz ve kolay erişebilir bir seçenek olarak dikkat çekiyor. 2011 yılında Bitcoin’den daha hızlı işlem gerçekleştiren bir sistem ile kurulan Litecoin’in piyasa değeri 5,47 milyar dolar. İşlem gördüğü fiyat ise 101 dolar.

Geçen hafta 3.90’ı gören dolar...

  • 20.11.2017 11:42:19
  • 0 Yorum
  • 245

Geçen hafta bütün gelişmekte olan ülke para birimleri değer kazanırken, kayıp yaşayan tek EM para birimi TL olmuştu. 3.9035'e kadar yükselen kur bu seviyelerde kalıcı olamamış ve Cuma gününü 3.8850 civarında tamamlamıştı.

 Kur bu sabah da güne düşüşle başlayarak saat 0902'de 3.8654/3.8665 seviyesinde başladı. Sepet bazında TL aynı saatte 4.2003/4.2017, euro/TL ise 4.5348/4.5370 seviyesindeydi.

 TCMB TL UZLAŞMALI VADELİ FX İHALELERİNE BAŞLIYOR

 Merkez Bankası (TCMB), reel sektörün kur riskinin yönetilmesi amacıyla bugün döviz kuru riski koruması sağlayacak TL uzlaşmalı vadeli döviz işlemlerine başlıyor.

 Bugün başlayacak ihalelerde vade 1, 3 ve 6 ay olarak gerçekleştirilecek ve yıl sonuna kadar tutar azami 3 milyar dolar olarak.

 TCMB'nin açıkladığı takvime göre bugün 150 milyon dolar tutarında bir ay vadeli, 100 milyon dolar tutarında üç ay vadeli ve 100 milyon dolar tutarında altı ay vadeli ihale gerçekleştirilecek.

 Takvime göre haftada üç kez 150 milyon dolar tutarında bir ay vadeli, haftada bir kez 100 milyon dolar tutarında üç ay vadeli, iki haftada bir kez 100 milyon dolar tutarında 6 ay vadeli ihale gerçekleştirilecek. (Full Story)

 Euro/TL geçen hafta euroda küresel değer kazancına paralel 4.61'i aşarak tarihi zirveyi görmüştü.

 Piyasalarda euro tarafında Almanya'da üç partinin yürüttüğü koalisyon görüşmeleri de izleniyor. Bu görüşmelerinden sonuç alınamadı ve Hür Demokrat Parti, giderilemeyen görüş ayrılıklarını gerekçe göstererek koalisyon görüşmelerinden çekildi.

 Hür Demokratların görüşmelerden çekilmesi seçimlerden güç kaybederek çıkan Başbakan Angela Merkel'in ya Yeşiller ile azınlık hükümeti kurması ya da Almanya'nın tekrar seçime gitmesi anlamına geliyor.

 

kaynak: hürriyet

Bankaların Elindeki Gayrimenkuller

  • 17.11.2017 11:41:37
  • 0 Yorum
  • 277

Dünya gazetesinden Leyla İlhan'ın haberine göre bankaların internet sitelerinde 10 bine yakın gayrimenkulün satış ilanı var. Bu ilanlara göre 8 bin 412 gayrimenkul satışa hazır. Bazı bankalar ve diğer finansman şirketleri bu bilgileri açıklamadığı için tam rakam bilinmiyor. Bir kısım gayrimenkul de değerleme aşamasında olduğu için henüz satışa çıkarılmış değil. Bunlar da dikkate alındığında finans sektörü elindeki satılık gayrimenkul sayısının 10 binden fazla olduğu tahmin ediliyor. Banka gayrimenkullerinin satışı alanında faaliyet gösteren gayrimenkul pazarlama şirketlerinden alınan tahmini bilgilerde daha yüksek rakamlar telaffuz ediliyor. Bazı bankalar satışta olan gayrimenkul sayılarını kamuya açık olarak paylaşmamayı tercih edebiliyor. Mevcut verilere göre en fazla gayrimenkulü satışı olan banka ise 2 bin 422 adetle Vakıfbank.

Konutta kredilendirilen evleri, ticari kredilerde ise fabrika, konut, arsa, arazi gibi her çeşit gayrimenkulü ipotek eden bankaların, ödenmeyen krediler nedeniyle mülkiyetlerine geçen gayrimenkuller, değerleme yapıldıktan sonra satışa sunuluyor

Edinilen bilgilere göre bankaların elinde bulunan gayrimenkullerin adet olarak bakıldığında çoğu konut olsa da değerde fabrika, arsa, arazi gibi diğer gayrimenkullerin daha fazla olduğu belirtiliyor. Piyasa yetkililerine göre son zamanlarda genellikle KOBİ kredileri dolayısıyla bankalara geçen gayrimenkuller yoğunlukta.

Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin son verilerine göre 67.1 milyar lirası bankalarda olmak üzere finans sektörünün toplam tasfiye olunacak alacak toplamı 72.2 milyar lira düzeyinde. Tasfiye olunacak kısmın toplam kredilere oranı yüzde 3.3 düzeyinde. Bu rakam önemli bir risk ifade etmiyor.

Sektörün 194.2 milyar lira düzeyinde bulunan toplam konut kredilerinde ise ‘tasfiye olunacak alacak ve krediler” oranı oldukça düşük, yüzde 1’in bile altında. Tüketici genellikle konut kredisi ödemelerini düzenli yapmaya devam ediyor. Bankaların alacakları karşılığında el koyduğu gayrimenkullerde ticari kredilerin payı daha büyük. 2016 yılında 58 milyar lira olan sorunlu kredi miktarı büyümeyi desteklemek amacıyla açılan kredi muslukları sonrasında Eylül 2017 itibariyle 72.2 milyar TL’ye çıktı. Sorunlu kredilerde en büyük payı KOBİ kredileri alıyor.

İcradan satışta bankalar avantajlı

Sorunlu krediler ödenmeyince öncelikle devlet devreye girer ve icra çalışmaları başlar. Halka açık bu ihalelerde bankanın borçlusunun dairesini bankadan önce almaya imkanı oluyor. Ancak banka KDV mükellefi olmadığı için icradan satın aldığı mala KDV vermiyor. Vatandaş aldığında ise KDV veriyor. Bu avantajdan dolayı bankalar daha iyi alıcı olabiliyor. Böylece gayrimenkuller bankanın tapulu edinimi olabiliyor.

Yeni satış kanalları getirdi

Bankaların elinde kalan gayrimenkuller sektöre yönelik düzenlemeleri de beraberinde getirdi. Bu yılın temmuz ayında Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik ile yapılan düzenlemeyle bankaların ellerindeki gayrimenkulleri 3 yıl içinde satma zorunluluğu kaldırıldı. Eski sistemde bankalar bu süre içinde bu gayrimenkulleri satamadıklarında bunu özsermayeden düşürmek durumunda kalıyorlardı.

Bu baskı kalkınca bankalar ellerindeki gayrimenkulleri satmakta acele etmiyor, piyasa koşullarını gözetebiliyorlar. Mülkiyetlerine geçen gayrimenkulleri çeşitli emlak pazarlama ve ilan siteleri üzerinden satışa sunuyorlar. Elinde 700 bin civarında konut stoku bulunan gayrimenkul şirketlerinin kampanyalı satışlarıyla rekabet etmeleri gerekiyor. Bu da uzmanlık alanları olmadığı için satış zorlukları getirebiliyor.

kaynak:hürriyet

Herkes Onun Peşinde!

  • 16.11.2017 12:29:50
  • 0 Yorum
  • 295

Tesla’nın sahibi Elon Musk’ı Ankara Şengül Hamamı’nda keseleyen tellak Ali Güvenç, dünyada popüler oldu. 41 yıllık tellak Güvenç’i, haberin çıkmasının ardından yurtdışından çok sayıda kişi aradı, müşteri sayısı da arttı. Belçika’dan arayan bir Türk vatandaşı, Güvenç’i, kaybettiği yakın arkadaşına çok benzettiğini söyledi ve yılbaşında kese için gün aldı. Hamama gelen vatandaşlar da Ali Güvenç ile hatıra fotoğrafı çektirmeye başladı.

Gazete Habertürk'ten Akif Akdoğan'ın haberine göre bu ilgiden memnun olan Güvenç, “41. yılımızda biz de biraz ünlü olduk. Arayan soran çok fazla. Benimle fotoğraf çektiriyorlar, garibime gidiyor. ‘Niye araba istedin, Mars’tan arazi isteseydin’ diye dalga geçenler var. Ama sağlık olsun benim tek üzüntüm Elon Musk ile bir fotoğraf çektiremedim. Bir hatıram kalmadı. İnşallah diğer gelişine artık...” diye konuştu.

 

kaynak:hürriyet

TCMB’nin ROM ve Reeskont Hamleleri

  • 7.11.2017 11:55:23
  • 0 Yorum
  • 265

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 2 büyük hamle ile haftaya başladı. Etkiler şimdilik olumlu görünse de ilerisi için ne olacağı hala muallak. Dolar yatırımcıları endişe içerisinde beklemeye devam ediyorlar.

TCMB’nin ROM ve Reeskont Hamleleri Doları Düşürebilecek mi?

İlk tepkiler olumlu etki yaratırken dolarda 2 kuruşluk düşüş gerçekleşti. Yeni haftaya 3,88 liradan başlayan dolar, hamleler sonrasında 3,85 liraya kadar geriledi. Yapılan hamleler ise piyasaya dolar sürülmesi ve Türk lirasının piyasadan çekilmesi anlamına geliyor.

Hem yurt içinde hem de küresel piyasalarda yaşananlar neticesinde dolar kurunda görülen yükselişler, 3,89 seviyesine kadar ulaştı. Yeni haftaya ise 3,89 sınırını test ederek başladı ve 3,88’de dengelendi. Tam da bu sırada merkez bankası, ROM ve reeskont hamlesi yaptı. 3,8560 seviyesine kadar gerileyen dolar kuru saat 11:30 itibariyle 3,8635’e yükseldi. Öğleden sonraki işlemlere ise 3,85 seviyelerinden başladı.

ROM ve reeskont hamlelerinin detayları ise şu şekilde:

ROM Kapsamında Döviz İmkan Oranı Üst Sınırı Düşürüldü

Rezerv Opsiyonu Mekanizması kapsamında döviz imkan oranı üst sınırı % 55’e düşürülürken, tüm dilim aralıkları % 5’er puan aşağı çekildi. Bu düzenlemelerle birlikte piyasadan yaklaşık olarak 5,3 milyar lira çekilmiş olacak. Böylece yaklaşık 1,4 milyar dolar bankaların kullanımına geçecek.

Merkez bankası yeni düzenleme ile ilgili olarak; “son dönemde piyasa ekonomik temellere uyumlu olmayan sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmektedir,” dedi. Bu durumu dikkate alarak, fiyat istikrarına ve finansal istikrara destek olması için ROM kapsamında değişiklik yaptıklarını açıkladılar.

ROM Kapsamında Yapılan Döviz İmkan Oranı Değişiklikleri
Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, yapılan değişikliği yorumladı. Söz konusu değişiklikle Türk lirası likiditesinin 5,3 milyar lira seviyesinde sıkılaştırıldığını söyledi. Bankaların FX olarak tutması gereken miktarın azaltılarak, döviz likiditesinin 1,4 milyar dolara gevşetildiği yorumunu yaptı.

Likidite kesintilerinin bazen Türk lirası açısından destekleyici olabildiğini söyleyen Enver Erkan, piyasaların olumlu tepki verdiğini söyledi. Buna karşın Türk lirası maliyetlerini artırması açısından piyasa faizlerinde ve buna bağlı olarak mevduat maliyetlerinde yukarı yönlü baskının devam edebileceğini ifade etti.

Sağlıksız fiyat oluşumu yorumu yapan TCMB, reeskont kredilerinde de düzenleme yaptı. Merkez bankası tarafından yapılan basın duyurusunda şunlar söylendi:

Reeskont Kredileri Düzenleme Duyurusu
1 Şubat 2018’e kadar vadeli reeskont kredilerinin 5 milyar dolar civarında olduğu biliniyor. Söz konusu hamle ile ilgili yorum yapan Enver Erkan; hem şirketlerin döviz pozisyonlarını destekleme hem de döviz talebini azaltıcı etkisi nedeniyle döviz likiditesini artırması doğrultusunda TL açısından olumlu görüldüğünü belirtti.

Ayrıca Enver Erkan, reeskont kredilerindeki hamlenin bir yandan net rezervler diğer yandan ise krediler açısından negatif olabileceğini söyledi. Ek olarak belirtilen kur seviyelerinin ilgili vade tarihine ilişkin kur denge noktası olarak algılanmasının da mümkün olduğu yorumunu yaptı.

kaynak: paratic

S&P TÜRKİYE KARARINI AÇIKLADI

  • 4.11.2017 10:06:37
  • 0 Yorum
  • 290

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's, Türkiye'nin yabancı para cinsinden kredi notunu "BB", yerli para cinsinden notunu "BB+" olarak teyit ederken, ülkenin not görünümünün "negatif" olduğunu bildirdi.

DEĞİŞİKLİK YAPMADI
Türkiye ile ilgili son değerlendirmesini 5 Mayıs 2017'de yapan S&P, yabancı para cinsinden kredi notunu "BB", yerli para cinsinden notunu "BB+" seviyesinde, not görümünü de "negatif" olarak teyit etmişti. Böylece S&P Mayıs ayı kararında bir değişiklik yapmamış oldu.

Piyasalardaki gün içindeki genel beklenti de kurumun not veya görünümde değişiklik yapmayacağı yönündeydi. 

S&P'NİN KARARI DOLARI ETKİLEDİ Mİ?
Dün akşam ABD Başkanı Donald Trump'ın Fed Başkanlığı için Jerome Powell'ı aday göstermesiyle 3.80'in altına gevşeyen kur yeni günde kritik eşiği aşmış, bugün açıklanan enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde gelmesinin ardından da yukarı yönlü hareketini sürdürerek TSİ 17:57'de 3.88'i aştı.

gece saatlerinde 3.89'u gören kur, S&P kararının açıklandığı dakikalarda 3.88'de seyrediyordu.

kaynak: hürriyet

15 yılda 200 milyar dolar yatırım aldık

  • 16.10.2017 12:41:42
  • 0 Yorum
  • 298

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (TYDTA) ve Dünya Yatırım Tanıtım Ajansı Birliği (WAIPA) Başkanı Arda Ermut, "Ülke olarak 2002'den bu yana, yani 15 yılda 200 milyar dolar yatırım aldık. Bu çok ciddi bir miktar. Ancak biz bunu hiçbir zaman yeterli bulmadık. Dolayısıyla amacımız yatırımları, özellikle de katma değeri yüksek yatırımları ülkemize çekmektir." dedi.

Ermut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'nin Doğu Asya ve Orta Doğu gibi alternatif bölgelerden yatırım almaya başladığını söyledi.

Her sektörden yatırım çekmeye devam ettiklerini belirten Ermut, yatırımların önemli bir kısmının hala Avrupa'dan geldiğini aktardı.

Avrupa'dan gelen yatırımların genellikle finansal, makine, bilim ve teknoloji alanında olduğunu dile getiren Ermut, şöyle devam etti:

"Orta Doğu ve Uzak Doğu Asya'dan gelen yatırımlar ise petrokimya, enerji ve gayrimenkul alanlarındadır. Amacımız yatırımlardaki farklılaşmayı derinleştirmektir. Çünkü 2008'deki küresel krizden en çok Avrupa etkilendi. Doğrudan yatırımların çoğunu Avrupa'dan aldığımız için de yatırımlarımız etkilenmişti. Bu yüzden ne kadar farklılaştırma yapabilirsek herhangi bir küresel ya da bölgesel krizden etkilenme oranımız o kadar düşük olur."

Ermut, Türkiye'nin 2016'da aldığı 12,3 milyar dolarlık yatırımın yüzde 57'sinin 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra gerçekleştiğini, yatırımcıların Türkiye'ye güveninin sarsılmadığını anlattı.

"BU YILI GEÇEN SENEYE GÖRE DAHA İYİ KAPATMAYI ÜMİT EDİYORUZ"

Türkiye'ye yatırımcı ilgisinin devam ettiğine dikkati çeken Ermut, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülke olarak 2002'den bu yana, yani 15 yılda 200 milyar dolar yatırım aldık. Bu, çok ciddi bir miktar. Ancak biz bunu hiçbir zaman yeterli bulmadık. Dolayısıyla amacımız yatırımları, özellikle de katma değeri yüksek yatırımları ülkemize çekmektir. Bu yılı geçen seneye göre daha iyi kapatmayı ümit ediyoruz. Özellikle ilk 6 ayı olmak üzere 2016 zor bir yıldı. 2017 de her ne kadar bölgesel ve global anlamda zor bir yıl olsa da bu yılı geçen seneye göre çok daha iyi kapatmayı umuyoruz."

Türkiye'nin 2002'den bu yana yıllık ortalama 13 milyar dolar yatırım çektiğini ifade eden Ermut, amaçlarının 2007 yılında ulaştıkları 22 milyar dolar yatırımı aşmak olduğunu vurguladı.

Ermut, Türkiye'nin dünyada doğrudan aldığı yatırımların payını yüzde 2'nin üzerine çıkarmak istediklerine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Türkiye yatırımda Avrupa için vazgeçilmez. Çünkü verimlilik oranlarımız çok yüksek. Aynı üretim saatinde sağladığımız üretim kapasitesi ve kalitesi de yine çok fazla. Daha önemlisi stratejik konumumuz. 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,6 milyar insana ve 24 trilyon dolar gayri safi milli hasılaya ulaşabiliyoruz. Bölgesel pazarlara ulaşabilme kolaylığı, kaliteli insan gücü, üst düzey yönetici kalitesi ve genç nüfusumuz bunun sebeplerindendir. Bunların hepsi bir araya geldiğinde zaten yatırımın ana unsurlarını oluşturmuş oluyoruz. Dolayısıyla Türkiye'nin yatırımcıların nazarından çıkmayacak bir ülke olduğunu söyleyebiliriz."

IMF Türkiye İhracatı

  • 29.9.2017 11:03:18
  • 0 Yorum
  • 355

 

IMF son raporunda, Büyük Britanya’nın ve Amerika Birleşik Devletleri’nin büyüme tahminlerini düşürdü.

Büyük Britanya’nın büyüme tahmini %2’den, %1,7’e çekilirken, ABD’nin büyüme tahmini %2,1 olarak negatif yönde revize edildi.

Amerika Birleşik Devletleri’ne yönelik negatif revizyona Başkan Donald Trump’ın mali politikalarının beklentilere kıyasla daha az genişlemeci olması gerekçe gösterildi.

2017’nin ilk çeyreğinde sadece %0,2’lik büyüme kaydededen Büyük Britanya’nın 2018’de ise %1,5 büyüme kaydetmesi bekleniyor.

Yapılan değerlendirmede, Euro Bölgesi’ne ilişkin büyüme tahmini ise yüzde 1,7’den yüzde 1,9’a yükseltildi.

Raporda Türkiye’ye ilşikin değerlendirmeye “Yükselen ve Gelişen Avrupa” başlığı altında yer verildi. Türkiye’nin ihracatının 2016’nın son ve 2017’nin ilk çeyreğinde güçlü bir şekilde toparlandığı belirtildi.

İktisat Bilimler Eğrisi

  • 9.3.2017 10:50:21
  • 0 Yorum
  • 444

Ekonomi veya iktisat, üretim, dağıtım, tüketim, ticaret, değişim ve bölüşüm ile ilgili etkinliklerin bütünü ile bu etkinlikleri inceleyen bir bilim dalıdır. Mevcut kaynakların sınırlı, insan ihtiyaçlarının ise sınırsız olması, iktisat biliminin ortaya çıkma nedenidir. İktisat bilimi kaynakların kıt olması nedeniyle insanların yaptıkları tercihler ve bu tercihler nedeniyle aralarındaki ilişkiyi inceleyen bir bilimdir. Bir etkinlikler bütününü olarak iktisat ya da ekonominin yapısı, uygarlık tarihi ve toplumsal yapılanmalar ile yakından ilişkilidir. Daha genel olarak iktisat toplumların nasıl zenginleşeceği ve refah seviyelerinin artacağı sorusuna cevap arar. Bu süreçte izlenecek politikalar, işsizlik, enflasyon, üretim düzeyi gibi kavramlar iktisatın inceleme alanına girer.
Kelime Etimolojisi
"Ekonomi" kelimesi, "ev", ve "dağıtım (daha çok, yönetim anlamında)" kelimelerinden gelen, "bir evi yöneten kimse" kelimesine kadar takip edilebilir.ekonomi kelimesi "bir aile veya hane ile ilgili" anlamına gelse de aynı zamanda "tutumluluk", "yönetme", "idare", "düzenleme" ve "bir devletin kamu yararı"nı da ifade etmektedir.
Ekonominin Dalları
Bir bilim dalı olarak iktisat ya da ekonomi, yeryüzündeki kaynakların sınırlı, insan ihtiyaçlarının sınırsız olması yüzünden, kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılabilmesini sağlamak amacıyla kurulmuştur. İktisat, incelediği konulara ve kapsamlara göre dallara ayrılır: Normatif Ekonomi - Bir durumu hedef olarak gören, ekonomik düzenin nasıl olmasına dair fikirler üreten iktisat dalıdır. Normatif iktisat belirlenen hedefler için neler yapılması gerektiğini araştırır. Sosyal adalet, üst düzey refah için neler yapılması gerektiğini araştırır. Pozitif Ekonomi - Sadece ekonomik düzeni sebep-sonuç ilişkisi içinde inceleyen, ekonomi içinde sürekli geçerli kanunları saptamaya çalışan iktisat dalıdır. "Talep artışı enflasyonu nasıl etkiler?" gibi sorulara cevap arar. "Enflasyon hangi düzeyde tutulmalı?" sorusu normatif ikstisatın inceleyeceği bir konudur. Mikroekonomi - Tüketicilerin ve firmaların ekonomik davranışlarını; ihtiyaç, fayda, değer, fiyat kavramları ile araştıran iktisat dalıdır. Piyasa türlerini, piyasaların işleyiş mekanizmasını ve farklı piyasa koşullarında firma dengesinin nasıl oluştuğunu da araştırır. Daha basit bir ifadeyle bir şirketin veya tüketicinin kendi iş işleyişi ve dış ekonomik ilişkilerini bireysel olarak inceleyen iktisat dalıdır. Makroekonomi - Ülke ekonomisini ve dünya ekonomisini ilgilendiren konu başlıklarını inceleyen bir iktisat dalıdır. İstihdam, enflasyon, kamu dengesi gibi konuları inceler. == Alt dalları == # Mikroekonomi # Makroekonomi # Ekonomi Tarihi # Ekonomik Düşünceler Tarihi # Uluslararası Ekonomi # Türkiye Ekonomisi # Kalkınma Ekonomisi # Kamu Ekonomisi # Politik Ekonomi # Çevre Ekonomisi # Sanayi Ekonomisi # Çalışma Ekonomisi # Tarım Ekonomisi # Yeni Ekonomi # Turizm Ekonomisi # Karma Ekonomi # İşletme Ekonomisi/Yönetim Ekonomisi # Demokrasi # Dünya Ekonomisi == Terimler == Kıtlık, Faydacılık, Ceteris Paribus, Mukataa, Bilgi yetersizliği, Esham merkantilizm, Görünmez el, monetarizm, Monopol, Oligopol, Üretim faktörleri, sermaye, Say Kanunu, monetizasyon, Monopson Toprak, İşgücü, Girişimci, Elastikiyet, arz, talep, Sosyalizm, Kamu, İhracat, İthalat, sübvansiyon, Milli gelir, Ödemeler dengesi, Vergi, Kamu harcamaları, enflasyon, deflasyon, deflatör, Sabit kur, döviz, Esnek kur, durgunluk, düopson, düopol, Ordinal Fayda, Taban fiyat, Oyun Teorisi, Pareto optimalite, optimal, Kardinal Fayda, Rant, Tüketici rantı, Üretici rantı, Tavan Fiyat, Barter, Tüketim, Bütçe, Fiyat, Kısa Dönem, Uzun Dönem
Bu konuda bilgi bulunamadı. Arama yapmak için tıklayınız.

, Tam İstihdam, Teşvik, Yatırım, Kaynak Dağılımı, Gelir Dağılımı, İstikrar, Kamunun Fonksiyonları, Dışsal Ekonomiler, coase Teoremi, dezenflasyon, Kalitatif Araçlar, Kantitatif Araçlar, Açık Piyasa İşlemleri, Reeskont Politikası, Zorunlu Karşılıklar, Küreselleşme, Performans Yönetimi, Pareto Eğrisi, İstihdam == 

Bilgi Ekonomosi Nedir Türkiye de Geleneksel Ekonomi

  • 9.3.2017 10:47:59
  • 0 Yorum
  • 457

“Bilgiye Dayalı Ekonomi” Konusunda Bazı Tespitler...
 
Bilgiye dayalı ekonomi konusunda bazı tespitler yaptıktan sonra konuyu Türkiye açısından irdelemeye çalışacağım. İlk tespitim şu:
??????????
¡
 I. Tespit:
“Bilgiye dayalı ekonomi” kavramı her şeyden önce üreten bir ekonomiyi / üretim ekonomisini var sayar. Kavramı üretenler üretim ekonomileridir; ve bu kavram üretim ekonomilerinin çağımızda geldikleri aşamayı anlatmaktadır.
^
??????????
 
Gelinen aşamayla ilgili olarak, şimdilerde bir tartışma da var; ‘bilginin yönlendirdiği ekonomi (knowledge-driven economy)’ demenin daha doğru olacağı ileri sürülüyor. Burada terminoloji tartışmasına girecek değilim; ancak bu tartışma, anlatılmak istenen ekonominin karakteristiklerini ortaya koyduğu için son derece ilginç. Bu tartışmadan “bilgiye dayalı ekonomi”ye ilişkin tespitler yapabilmek için yararlanabileceğimizi düşünüyorum. O açıdan, isterseniz,  ‘bilginin yönlendirdiği ekonomi’ demenin daha doğru olacağını savunanların ileri sürdükleri gerekçeye bir göz atalım. Şunu söylüyorlar:
 
“Tarihsel olarak bakıldığında bütün ekonomilerin bilgiye dayalı olduğu görülür.
“Günümüzdeki fark, bilginin, ekonominin dinamizmine yaptığı katkıda; bu katkının büyüklüğündedir.
“Bilginin bu yönlendiriciliği, yalnızca parlak birkaç sanayi dalıyla sınırlı değildir; yüksek ya da düşük teknolojili olsun, bütün sanayiler için geçerlidir.”[1]
 
Gerekçenin sanayi-bilgi ilişkisine dayandırıldığı dikkatinizden kaçmamıştır. Bunda şaşılacak yan yok; çünkü, bu tür kavramların üretildiği üretim ekonomilerinin temelini sanayi oluşturuyor. Bu noktayı da ikinci tespitimiz olarak kaydedelim:
 ??????????
¡
II. Tespit:
Üretim ekonomilerinin temelini sanayi faaliyetleri oluşturur.
^
??????????
Ama buradaki sanayi kavramı geleneksel sanayi kavramının kalıplarından biraz farklıdır. Çağımızın jenerik teknolojileri, özellikle de enformasyon teknolojisi tabanında yeniden şekillenmekte olan; ve bu teknolojilerin yarattığı yeni sanayi dallarını bünyesine katan; hem ürettiği ürünler hem de kullandığı üretim yöntemleri bazında, içerdiği teknoloji giderek artan bir sanayi söz konusudur. Onun içindir ki, gerekçede “bilginin yönlendiriciliği, yalnızca parlak birkaç sanayi dalıyla sınırlı değildir; yüksek ya da düşük teknolojili olsun, bütün sanayiler için geçerlidir” denmektedir.
 
Dahası, yazılım sanayileri başta olmak üzere, prodüktif hizmet sanayileri olarak anılan yeni sanayi dalları ortaya çıkmıştır. Gen mühendisliği, doku mühendisliği gibi yeni teknolojiler, ölçek ve istihdam profili farklı yeni sanayi dalları yaratmaktadır. Tarım, biyoteknoloji ve enformasyon teknolojileri temelinde, bütünüyle sanayie özgü normların egemen hale geldiği bir üretim dalına dönüşmektedir.
 
Sanayideki bütün bu yapısal dönüşümler, yarattıkları/yaratacakları sonuçlar açısından son derece önemlidir; onun için, bunu da bir tespit olarak kaydedelim:
??????????
¡
III. Tespit:
Sanayi çağın jenerik teknolojileri tabanında köklü bir değişime uğramaktadır; ama, bilgiye dayalı ekonomide / bilginin yönlendirdiği ekonomide bilgi yalnızca, yüksek teknolojili sanayiler ve yeni dallar için değil, dönüşüme ayak uydurmak zorunda olan “düşük teknolojili” sanayi dalları için de kritik öneme sahiptir.
^
??????????
 
Peki, anlatılmak istenen ekonomide ‘bilgi’ye yüklenen ana işlev nedir; bu ‘bilgi’ ne tür bilgidir? Sözü, terminolojideki değişiklikle ilgili olarak size aktardığım çözümlemeyi yapanlara bırakalım; diyorlar ki:
 
“Ekonomik etkileri olan inovasyonların [yeniliklerin] çoğu, mevcut bilginin, yeni ürün ve üretim yöntemleri biçimindeki yeni bileşim(terkip)leridir.
“Bilginin bu dönüşüm sürecinin iyi işleyebilmesi için, süreçte yer alan unsurlar bilgiye çabuk, kolay ve ucuza ulaşabilmelidirler. Bu açıdan, bilginin yayınım (difüzyon) ve dağılımı son derece önemlidir.
 
“Bilginin etkin olarak yayınımındaysa, yeni unsurlarca özümsenmesi merkezi role sahiptir ve yayınımın kendisi kadar önemlidir.
 
“Özümseme sürecinde örtülü (zımni; “tacit”) bilgi belirleyici rol oynar.
 
“Kodlanmış bilgiyi belli  biçimlerde kaydedilmiş olarak (sayısal, ya da bilimsel makale ve patent başvurularında olduğu gibi, yazılı biçimde) bulmak mümkünken, örtülü bilgi, insanların beyinlerinde ya da organizasyonların iş süreçlerinde saklıdır.
 
“Bilginin dağılımında insanların dolaşımına verilen önem, örtülü bilginin bu nitelik ve öneminden kaynaklanır; başarılı ve başarısız inovasyon sistemleri arasındaki farkı da bu tür bilgiye erişim imkânları belirler.”
 
Burada konuya, pat diye, ‘inovasyon’la girilmiş olması yadırganmamalı. Üretim ekonomilerinde, sanayi etkinliği nasıl, solunan hava gibi, varolmanın olmazsa olmaz koşuluysa, inovasyon etkinliği de öyledir. Dahası, sanayi toplumları enformasyon toplumuna evrilirken de geleceklerini inovasyon ve ona kaynaklık eden bilim ve teknolojideki yetkinliklerine bağlamışlardır. ‘Bilginin artan rolü’ onun içindir ki, inovasyon süreci açısından ortaya konmaktadır. Buradan hemen bir tespitte bulunmamız mümkündür:
??????????
¡
IV. Tespit:
Çağımız sanayiinin ideolojik ufkunu inovasyon kavramı oluşturmaktadır. İnovasyon yeteneği kazanmak çağımız sanayiinin temel güdüsüdür. Bilgiye dayalı ekonominin de ideolojik ufkunu inovasyonda yetenek kazanma temel güdüsü oluşturur.
^
??????????
 
Ama, isterseniz şu “inovasyon” kavramını da biraz açalım: “İnovasyon”, bilimsel ve teknolojik araştırmalar sonucu ortaya konan bulguları, ekonomi ve toplumsal faydaya dönüştürmek  demektir; daha açık bir deyişle, bilimsel ve teknolojik araştırmalar sonucu ortaya konan bulguları, pazarlanabilir yeni ürün, yeni sistem, yeni üretim yöntemleri ve yeni toplumsal hizmetlere dönüştürmek; ya da aynı bulgulardan hareketle, mevcut ürünleri, sistemleri, toplumsal hizmetleri teknolojik açıdan geliştirmek  demektir. Bu tanımın kendi içinde önemli bir nokta var; o tespiti de hemen yapalım:
??????????
¡
V. Tespit:
İnovasyonda belirleyici olan teknolojik inovasyondur. Bu açıdan da teknoloji çağımız sanayii için bütün üretici faktörler arasında en belirleyici olanıdır; üretim sürecinin stratejik girdisidir.
^
??????????
Teknoloji konusundaki bu vurgulama ile birlikte, yukarıdaki alıntımızın son bölümüne bir kez daha göz atarsak, peş peşe şu iki tespiti de yapabiliriz:
??????????
¡
VI. Tespit:
Teknoloji bir bilgi kategorisidir; çağımız teknolojisinin kaynağı da bilimsel bilgidir; bilimdir. Bu açıdandır ki, bugünün üretim ekonomileri bilgiye dayalı ekonomi /bilginin yönlendirdiği ekonomi olarak nitelenmektedir.
^
??????????
??????????
¡
VII. Tespit:
[Demek ki] İnovasyon süreci açısından, dolayısıyla da, bilgiye dayalı ekonomide/bilginin yönlendirdiği ekonomide kritik olan nokta bilgiye erişimdir ve bilginin kendisini üretmektir. Buradaki bilgi, örnekleyerek söylersek ‘know-how’ niteliğindeki bilgidir; yani örtülü bilgidir.       
^
??????????
 
 Çoğu bilgiler bir dil yardımıyla, iletilebilecekleri, saklanabilecekleri ve taşınabilecekleri bir ortama aktarılır. Böylece bilgi, bazı kodlar (bir dil) kullanılarak bir sisteme göre düzenlenmiş (“kodlanmış”) hale getirilir; bir bildiriye/iletiye (“mesaj”a) dönüştürülür. Kodlanmış bilgi, çoğu zaman bir ücret karşılığında erişilebilir olsa bile, özünde herkese açık olan bilgidir. Şu anda, size, anlamlarını sözlüklerde bulabileceğimiz sözcükleri belli bir dilin kurallarına uygun biçimde kullanarak sunmaya çalıştığım bu bilgiler açık bilgilerdir.  
 
Ama, “tacit knowledge” yani “zımni/örtülü bilgi” denen bir başka bilgi türü var ki, bu bilgiye erişim, gelişen teknolojik imkânlara rağmen, eskisinden çok daha zor hale gelmiştir.[2]
 
Örtülü bilgi, herhangi bir sisteme göre düzenlenmiş olarak hazır bulunmayan, açıkça ortaya konmamış olan bilgidir. “Know-how” olarak andığımız türden bilgiler ya da bir ustanın marifetinin ardındaki bilgiler, diyelim bisiklete binme bilgisi, örtülü bilgidir. Sizlerin de, bu türden bir bilgi birikiminiz olmasaydı, şu anda söylediklerimden bir anlam çıkarmanız, verdiğim açık bilginin yanlışlığı, doğruluğu konusunda bir hükme varmanız mümkün olmazdı.
 
Biz, Kendi Ekonomimizde
Bilgiyi Hangi Amaçla Kullanacağız...
 
Bilgiye dayalı ekonominin/bilginin yönlendirdiği ekonominin karakteristiklerine ilişkin olarak yaptığımız bu tespitlerin ışığında, şimdi, kendimize soralım:Biz, kendi ülkemizde, “bilgiye dayalı ekonomiyi/bilginin yönlendirdiği ekonomiyi” nası kuracağız; daha da önemlisi, bizi kendi ekonomimizde bilgiyi hangi amaçla kullanacağız?
 
Üretim ekonomilerinin tarihsel açıdan geldikleri aşamayı anlatabilmek için ürettikleri kavramlardan olan ‘bilgiye dayalı ekonomi’yi, bizim şu anda, ilk ifade biçimiyle kullanıyor olmamız çok da önemli değil. Yakında ‘bilginin yönlendirdiği ekonomi’ de diyebiliriz. Ama, biz, kendi ekonomimizde bilgiyi hangi amaçla kullanacağız, nereden bulacağız, nasıl üreteceğiz; asıl konuşmamız gereken nokta bu...
 
Sorunun yanıtını somut bir zemin üzerinde araştırabilmek için, isterseniz, sanayimize ilişkin bazı fotoğraflara bakalım. Örneğin, yukarıdaki tespitlerimizde de bunca vurguladığımıza göre, Türkiye’nin “inovasyon fotoğrafı”na ve bu fotoğrafı en iyi verecek olan, DİE’nin “İmalât Sanayii Teknolojik Yenilik Anketi”ne[3] bir bakalım:
 
İmalât Sanayii Teknolojik Yenilik Anketi...
 
DİE’nin “İmalât Sanayii Teknolojik Yenilik Anketi”ne göre, 1995-1997 yıllarında, çalışan sayısı 10 ve üzerinde olan, tüm imalât sanayii işyerlerinin ancak %24,6’sı teknolojik yenilik faaliyetlerinde bulunmaktadır. Yeniliği üretmek için yapılan harcamalarda, işyerinde yürütülen AR&GE faaliyetlerinin payı ise sadece %4,6’dır.
Yenilik yapma oranı en düşük son altı sektör olan, kağıt ve kağıt ürünleri, tekstil, gıda, tütün ürünleri, ağaç ve mantar ürünleri ve giyim eşyası imalâtı sektörlerindeki işyerleri, toplam imalât sanayii işyerlerinin %51’ini oluşturmakla beraber, bu sektörlerdeki (Türkiye’nin ihracatının büyük oranda tekstil ve giyim eşyasına dayandığını unutmayalım) yenilik yapma oranı, %24,6 olan imalât sanayii ortalamasının da altındadır.
 
Bu fotoğrafın Türk Sanayii açısından çok parlak olmadığı söylenebilir.
 
Bu durumda bizim, her şeyden önce sanayimizin inovasyon yeteneğini artırmamız gerekmez mi?
 
Peki, bunun için gerekli bilgiye nasıl ulaşacağız?
 
Öğrenmenin -bilgiye erişmenin- en sağlam yolu yaparak, araştırarak öğrenmektir deyip, sanayi yatırımları ve üretimimizi, dünya ticaretinde belli bir yüzde ile ifade edilen ciddi bir paya sahip olacak ölçüde artırmaya çalışarak, eğitim ve öğretim sistemimizi mükemmelleştirip AR&GE faaliyetlerimizin hacim ve düzeyini yükselterek mi?
 
Yoksa, bizde olmayan bilgiye erişebilmek için, çoğu kez yaptığımız gibi, şirketlerimizin stratejik açıdan denetimine imkân verecek bir pay oranını teknolojiyi bilen yabancı ortaklara devrederek mi? Tabii, bu da “bilgiye-dayalı ekonomi”yi tesis etmenin bir yoludur; ama..... bu iki yoldan hangisine ağırlık vereceğimiz konusunda bir seçim yapmadan önce, isterseniz, Türkiye ile ilgili birkaç tespite daha göz atalım:
 
Türkiye’nin Sanayi Yapısı ve Dünya Teknoloji Haritası...
 
Bu tespitlerden ilki, yine Türkiye’nin sanayii ile ilgili. Hepimiz biliyoruz ki, sanayimiz, teknolojik açıdan, büyük ölçüde, yabancı teknoloji ithaline / yabancı lisanslara / yabancı sermaye ortaklıklarına dayalı. Ve işin daha da endişe veren yanı, “Globalleşme”den bunca söz edilen bir dönemde, sanayimizin evreninin, daha çok, iç pazarla sınırlı kalmış olması; artmayan üretimi ve artmayan ihracat hacmi...
 
İkinci tespit, Sachs’a ait; yaptığı tespit, The Economist’te (June 2000) yer alan teknoloji haritasında ifadesini buluyor: Bu haritaya baktığımızda, görüyoruz ki, Dünya nüfusunun %15 kadarı dünyadaki teknoloji inovasyonlarının neredeyse tamamını üretiyor. Dünya nüfusunun belki yarısını içeren ikinci bir kesim bu teknolojileri, üretim ve tüketimlerinde özümseyip kullanabiliyor; bu yeteneğe sahip. Dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini kapsayan kalan kesimleri ise, ne kendileri teknoloji yeniliği yapma ne de yabancı teknolojileri özümseyip kullanabilme yeteneğine sahip...
 
Ne yazık ki Türkiye, bu haritaya göre, bu son kesimde yer alıyor.
 
Bu haritaya ek olarak bir başka gerçeği daha biliyoruz: Birinci kesimin şirketleri, yani yeni teknolojileri üreten toplumların şirketleri, “Globalleşme” bağlamında, uluslararası üretim bantlarını bütün dünya coğrafyasına yayarken asıl katma değeri yaratan AR&GE faaliyetlerini, birkaç küçük istisna dışında kendi metropollerinde tutuyorlar. Ve bizim ithal teknolojimizin, aldığımız lisansların sahipleri, ortaklarımız onlar.
 
Bu durumda, Türkiye’nin, sunulan dramatik tablodaki  yerini değiştirebilmek ve “bilgiye dayalı bir ekonomi / bilginin yönlendirdiği bir ekonomi kurabilmek” için yapacağı tek bir şey kalıyor: o da, başta ABD olmak üzere bütün ileri sanayi ülkelerinin de üyesi bulundukları OECD’nin bile, artık bizim gibi ülkeler için tavsiye etmek zorunda kaldığı yolu izlemek... OECD diyor ki:
 
“... Asla unutulmamalıdır ki, kalıcı bir teknoloji performansı kazanılmasında, ithal teknoloji, hiçbir biçimde, ülkenin kendisinin, sağlam bir bilim temeli ile belirli bir inovasyon kapasitesine sahip bulunmasının yerini tutamaz. Önem verilmesi gereken husus, yaparak öğrenme ve araştırarak öğrenme yoluyla, ‘know-how’ın özümsenmesidir [bilgiye erişimdir]”[4]
 
OECD’nin istediğini bizim daha çok istememiz gerekmez mi?
 
“Bilgiye dayalı ekonomi / bilginin yönlendirdiği ekonomi” için önce bilgiye erişmek, bilgiyi edinip özümsemek, onu bir üst düzeyde yeniden üretir hale gelmek gerek. Bu bir lineer süreç değildir. Onun içindir ki, yaparak öğrenmek, araştırarak öğrenmek, Türkiye’nin bilim ve teknoloji yeteneğini yükseltmek, bilim ve teknolojiye egemen, inovasyonda yetkinleşmiş bir ülke yaratmak, tek stratejik seçeneğimizdir

Faiz Nedir Neye Bağlı Olarak Faiz Verilir Faiz Hesaplama

  • 9.3.2017 10:44:43
  • 0 Yorum
  • 479


Faiz nedir?
İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan getiridir. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli anlamına gelir. Faiz kavramı finansal matematiğin temelini oluşturmaktadır.

Faiz nasıl hesaplanır?
Faiz hesaplaması basit faiz ve bileşik faiz olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır.

Basit faiz nedir?
Basit faiz, sadece tek dönem için anapara üzerinden belli bir oranda getiri hesaplanan faiz türüdür. Örnek olarak 1000 TL 1 yıl vadeli %10 yıllık faizle vadeli mevduat yapıldığında vade sonunda 100 TL faiz getirisi olacaktır ve anapara ile toplam sermaye 1100 TL olacaktır. (Devletin yapacağı gelir vergisi stopaj kesintisi hariç)

Basit faiz nasıl hesaplanır?
Basit faiz hesaplamasında faiz getirisi aşağıdaki formülle hesaplanır.

Faiz Getirisi = Anapara X (Faiz Oranı / 100) X Vade

Bileşik faiz nedir?
Bileşik faiz, faizlendirme sıklığına göre vade sonuna kadar her dönem sonunda kazanılan faizin anaparaya ilave edilerek yeniden faize yatırılması ile her devre değişen sermayeler üzerinden hesaplanan faiz türüdür. Örnek olarak 1000 TL 2 yıl vadeli, yıllık faiz ödemeli, %10 yıllık faizle vadeli mevduat yapıldığında 1. yılın sonunda 100 TL faiz getirisi olacaktır ve anapara ile toplam sermaye 1100 TL olacaktır. 1100 TL ise 2. yıl için tekrar faize yatırıldığında 110 TL faiz getirisi olacak ve vade sonundaki toplam sermaye 1210 TL olacaktır.(Devletin yapacağı gelir vergisi stopaj kesintisi hariç)

Bileşik faiz nasıl hesaplanır?
Bileşik faiz hesaplamasında vade sonundaki anapara ve faiz getirisi toplamı aşağıdaki formülle hesaplanır. Formülde dikkat edilmesi gereken nokta faiz oranının faizlendirme sıklığı ile uyumlu olmasıdır.

Vade Sonu Toplam Sermaye = Anapara X (1 + Faiz Oranı) Dönem Sayısı

Faiz Hesaplama aracını siteme ekleyebilir miyim?
Faiz Hesaplama aracımızı sitenize ekleyerek mevcut ziyaretçilerinize kolayca farklı bir içerik sunarken aynı zamanda yeni ziyaretçiler elde etme fırsatı da yakalarsınız. Buraya tıklayarak Faiz Hesaplama aracımızı kendi sitenizin tasarımına göre özelleştirebilir ve tamamen ücretsiz olarak sitenize ekleyebilirsiniz.

Kayıt Dışı Ekonomi

  • 9.2.2017 11:10:42
  • 0 Yorum
  • 458

Kayıt dışı ekonomi, devletten gizlenen, kayda geçirilmeyen/geçirilemeyen ve bu sebeple denetlenemeyen faaliyetler olarak tanımlanabilir. Enformel ekonomi, yasa dışı ekonomi, gayri resmi ekonomi, gizli ekonomi diye de adlandırılır. 

Ekonomik Sayaçlar

  • 9.2.2017 10:45:34
  • 0 Yorum
  • 480

EKONOMİ , İktisat olarak da bilinir, servetin üretimini, bölüşümünü ve tüketimini konu alan toplumsal bilim. İktisat veya ekonomi, üretim
Sosyal ve yaşamın temelinde bulunan bir olgu olarak insani ihtiyaçları karşılayacak mal ve hizmetleri elde etmek amacıyla gerçekleştirilen faaliyetler bütünü; yeni bir mal ya da hizmetin yaratılmasını sağlayan etkinlikler toplamı.Tümünü oku (yeni pencerede açılır)
, dağıtım, ticaret, tüketim ve hizmet sektörlerini inceleyen bir bilim dalıdır. Dünyada kaynakların sınırlı, insan ihtiyaçlarının sınırsız olması yüzünden, kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılabilmesini sağlamak amacıyla kurulmuştur. İktisat, incelediği konulara ve kapsamlara göre dallara ayrılır: 

Normatif İktisat - Bir durumu hedef olarak gören, ekonomik düzenin nasıl olmasına dair fikirler üreten iktisat dalıdır. Normatif iktisat belirlenen hedefler için neler yapılması gerektiğini araştırır. Sosyal adalet, üst düzey refah için neler yapılması gerektiğini araştırır. 

Pozitif İktisat - Sadece ekonomik düzeni sebep-sonuç ilişkisi içinde inceleyen, ekonomi içinde sürekli geçerli kanunları saptamaya çalışan iktisat dalıdır. "Talep artışı enflasyonu nasıl etkiler?" gibi sorulara cevap arar. "Enflasyon hangi düzeyde tutulmalı?" sorusu normatif ikstisatın inceleyeceği bir konudur. 

İtalya Reforme Olunce Euro Düşüşe Uğradı

  • 10.1.2017 16:47:52
  • 0 Yorum
  • 441

İtalya’da gerçekleşen anayasal referandumdan hayır oyu çıktı. Başbakan Matteo Renzi, büyük bir yenilgi almış oldu ve istifa edeceğini açıkladı. İtalya’da çift meclisli yasama sistemi söz konusu. Parlamentonun üst kanadı olan Cumhuriyet Senatosu’nun yasama yetkilerinin kısıtlanması ile yasama sürecinin hızlandırılması hedefleniyor. Bu kapsamda yapılan anayasa değişikliğine için dün referandum gerçekleşti. Referandumdan hayır oyu çıkması ile Başbakan Renzi, Chigi sarayından açıklama yaptı ve istifasını vereceğini dile getirdi.

EURO YÜKSELİRKEN DE DÜŞERKEN DE KAZANMA FIRSATI YAKALAYIN!
BİLGİ ALMAK İÇİN TIKLAYIN.
2016/3Ç Müşteri Kar/Zarar %33.47 / %66.53

Başbakan Renzi’nin yenilgiyi kabullenerek istifa edeceğini açıklaması ile Euro, 2015 yılının Mart ayından bu yana görülen en düşük seviyelerini kaydetti. İtalyanların % 59’unun Renzi’ye karşı oy kullanması sonucunda Euro, 16 önemli para biriminin tamamının karşısında değer kaybetti. Ardından Chigi’den açıklama yapan Renzi sonrasında kayıplarının bir kısmını geri aldı. Yen ve dolar karşısında ise sabahın erken saatlerinde gerçekleşen işlemlerde kazançlarını geri verdi.

Sabahın ilk işlemlerinde dolar karşısında 1,0506 seviyelerine kadar gerileyen Euro, 16 Mart 2015 tarihinden bu yana gördüğü en düşük seviyeleri kaydetti. Ardından kayıplarının bir kısmını geri aldı ve Türkiye saati ile 08.12 sularında % 1,03 oranında ekside seyrederek 1,0555 seviyesinden işlem gördü. Euro/TL kuru ise yukarı yönlü 3,7615 seviyelerinde geziyor.

Cenevre’deki Banque Audi (Suisse) SA Tahvil Birim Yöneticisi Yannick Naud, piyasaların referanduma çok hızlı tepki verdiğini dile getirdi. Naud, Euro ile doların aynı seviyeye gelme ihtimali olduğuna değindi ve hemen gerçekleşmese bile seçim olacağı göz önüne alındığı zaman güçlü bir ihtimal olduğunu belirtti.

Dün yapılan halk oylamasında hayır oylarının sayısı, resmi olmayan sonuçlara göre % 60 civarında. Başbakan Renzi, bu orana atıfta bulunarak, hayır cephesinin kazandığını belirtti. İtalyan halkının, açık ve net bir şekilde konuştuğunu belirten Renzi, durumun net bir yenilgi olduğunu söyledi. Yenilginin kendine ait olduğunu ve sorumluluğu üstlendiğini ifade ederek istifa edeceğini açıkladı.

Renzi hükümetinin, İtalyan halkına anayasa değişikliğini kabul ettirememesi sonucunda, bugün öğleden sonra Bakanlar Kurulu’nu toplaması ve Cumhurbaşkanı’nın karşısına çıkarak istifaları sunması bekleniyor.

Petrol Piyasasında Dengeler Sarsılıyor

  • 10.1.2017 16:18:30
  • 0 Yorum
  • 479

Petrol piyasasında olumlu gelişmeler yaşanıyor. Suudi Arabistan, anlaşma yapılan tarihten daha önce üretimi kısmaya hazır olduğunu açıkladı. Aralarında Rusya’nın da bulunduğu OPEC dışı üreticiler ise 2017 yılında daha az üretim taahhüdünde bulundu. Böylece dünyanın en büyük üreticileri, petrol arzında sıkılaştırmaya yönelik taahhütlerini güçlendirmiş oldu. Petrol ise gelişmelerin etkisiyle 2015 yılının Temmuz ayından bu yana gördüğü en yüksek seviyelere çıktı.

Vadeli petrol kontratları, New York piyasasında % 5,8 ve Londra piyasasında ise % 6,6 oranında yükseldi. Suudi Arabistan Enerji Bakanı Khalid Al-Falih, Cumartesi günü yaptığı açıklamada; dünyanın en büyük petrol üreticisi olan Suudi Arabistan’ın üretimi, geçen ay OPEC üyeleri ile anlaşmaya vardıkları şekilde kısacağını söyledi.

Al-Falih’in açıklamalarının ardından OPEC dışı ülkelerin, OPEC’e katılma ve üretimi 2017 yılında günlük 558 bin varile düşürme konusunda anlaştıkları haberi geldi. Bu durum ise rakipler arasında son 15 yıldaki ilk anlaşmaya işaret etti.

Petrol, OPEC’in 30 Kasım tarihinde, son 8 yılda ilk kez üretimi kısma konusunda anlaşmaya varmasından bu yana yaklaşık % 20 oranında yükseldi. OPEC 2014 yılında “istediğin kadar üret” kararı almıştı. Bu karara öncülük eden Suudi Arabistan, şimdi de petrol piyasasının kontrolünü yeniden ele geçirmeye öncülük ediyor.

OPEC ve OPEC dışı ülkelerin üretimi kısma planı, dünya petrolünün % 60’ını üreten ülkeleri kapsamakta. Ama bu ülkeler arasında ABD, Çin, Kanada, Norveç ve Brezilya gibi önemli üreticiler yer almıyor.

Melbourne’de bulunan IG Ltd. Baş Piyasa Stratejisti Chris Weston, alınan kararları yorumladı. Petrol üreticilerinin, piyasayı daha yukarıda dengeye kavuşturmak istediklerini vurgulayan Weston, bunun çok güçlü bir mesaj olduğunu dile getirdi. Weston, yapılan açıklamanın içeriğine bakıldığı zaman, olabildiğince yukarı yönlü olduğunu görünüm olduğuna dikkat çekti.

Son gelişmelerle birlikte; Ocak vadeli Batı Teksas petrolü, Nymex piyasasında 3,01 dolar yükseldi ve varil başına 54,51 dolara çıktı. Bu seviye ile 6 Temmuz 2015 tarihinden bu yana görülen en yüksek seviyeyi kaydetmiş oldu. Ardından Hong Kong saati ile 10.20 sularında 53,84 dolara geldi. Kontrat fiyatları, önceki iki seansta ise toplam % 3,5 oranında yükselmişti ve Cuma gününü 51,50 dolardan kapatmıştı.

Dolar Rekor Artışla Nabız Yoklamaya Devam Ediyor

  • 10.1.2017 16:06:14
  • 0 Yorum
  • 436

Dolarda her gün yeni bir rekor görüyoruz. Kasım ayını sonlandırmaya hazırlanırken Dolar/TL kurunda yeni rekor, 3,4750 olarak kaydedildi. Güne 3,4450 seviyelerinden başlangıç gerçekleştiren kur, kademeli olarak yükseliş gösterdi ve Türkiye Saati ile 04:45 sularında 3,4766 seviyesine çıktı. Her gün yeni bir tarihi rekor kıran Dolar/TL kurunun hangi seviyelere kadar yükseleceği ise en büyük merak konusu.

Dolar/TL dün, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz artırım kararıyla birlikte 3,37 seviyelerine kadar gerilemeyi başardı. Ancak bu düşüş, fazla uzun sürmedi ve Avrupa Parlamento’sunun, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki müzakerelerin durdurulmasına karar vermesiyle birlikte 3,44 lirayı gördü. Dolar/TL kurunda dün yaşanan gelişmelere buradan göz atabilirsiniz.

Singapur’da bulunan OANDA‘nın Kıdemli Traderı Stephen Innes; TCMB’nin aldığı faiz artırım kararının, Türk lirasının zayıflamasını durduracak fazla bir etki yaratmadığını düşünüyor. TCMB’nin beklenmedik bir şekilde, 1 hafta vadeli repo faizini 50 baz puan yükseltmesi ve % 8’e çıkarttı. Aynı zamanda koridorun üst sınırı olan gecelik borç verme faizini de 25 baz puan artırdı ve % 8,5’e yükseltti. Buna karşın Türk lirasındaki kısa süreli yükseliş, düşüşü durdurmak için daha fazlasına ihtiyaç olduğunu politika yapıcılara gösterdi.

TCMB politika yapıcılarının, 3 yıllık aradan sonra ilk defa faiz artırımına gitmesine karşın Türk lirasının dolar karşısındaki düşüşü engellenemedi. Uzmanlar, TL cinsinden varlıkları tutmak için 1 haftalık repo faizinin % 1 puandan daha fazla arttırılması gerektiğini düşünüyor. Türkiye’de yatırım yapmak için dolar ile borçlanan yatırımcıların, geçen 6 ayda Türk lirasındaki yıpranmadan dolayı % 11 zarar ettiği biliniyor.

TCMB’nin faiz kararından 75 dakika sonra yeniden düşmeye başlayan Türk lirası, yüksek faizli ABD tahvillerine ve FED’in faiz artırımı beklentilerine karşı hassas olunduğunu gösterdi. JPMorgan Chase & Co. ise 2011 yılından beri TCMB hedefinin üzerinde kalan enflasyon yüzünden para politikasının gevşek olduğunu dile getirdi.

 

FED Merakla Beklenen Tırmanışın Zilini Çaldı

  • 10.1.2017 15:56:28
  • 0 Yorum
  • 522

FED'in merakla beklenen Aralık toplantısı sonuçları alındı. Toplantılarda, 2016 yılının ilk ve tek faiz artırım kararı alınmıştı? Durumdan en çok dolar değer kazanmıştı. İşte FED'in bu yıl için son değerleri.

FED’in karar organı olan FOMC, 2 günlük toplantı sonrasında merakla beklenen sonucu açıklamıştı. 2015 yılında yapılan ilk faiz artırımı sonrasında, 2016 yılında işler planlandığı gibi gitmeyince devamı getirilmişti. Gözler ise 2016 yılının son toplantısına çevrilmişti. Aralık toplantısında, artık faiz artırımına gidilmesi bekleniyordu ve beklendiği gibi de olmuştu. FED politika yapıcıları, gösterge faizi olan federal fon oranını 25 baz puan arttırdı ve % 0,25 – % 0,50 aralığından % 0,50 – % 0,75 aralığına girmyeye hak kazanmıştır.

Yapılan anketler sonucunda da böyle bir faiz artırımı yapılması beklentiler arasındaydı. Şimdi ise 2017 yılında 3 faiz artırımının daha yapılması öngörülüyor. Dolar ise FED’in 2017 yılına ilişkin görünümü yükseltmesiyle birlikte önemli para birimleri karşısında değerini arttırmaya devam etmekteydir. Dolar, Euro karşısında 21 ayın zirvesini görürken, Japon yeni karşısında 10 ayın en yükseğine girmeyi  hak kazanmıştır.

Dolar/TL kuru ise FED kararının ardından yükseldi ve 3,53 seviyesinin üzerini gördü. Karar sonrası ilk işlem gününde ise kademeli bir düşüş gösteriyor. FED’in 2017 için ‘şahin’ açıklamalar yapması sonrasında bugün erken saatlerde dolar/TL kuru, 3,5439 seviyesini aştı. Daha sonra düşüşe geçti ve 3,50 seviyelerine kadar indi. Kur, 10:47 itibariyle 3,5293 seviyesinden işlem görüyor.

FOMC toplantısı sonrasında kararlar açıklandı ve FED Başkanı Janet Yellen konuşma yaptı. Yellen’in açıklamalarında öne çıkan noktaların başında ise ekonomide kayda değer iyileşme olduğunun göründüğüyle ilgili oldu. Yellen, enflasyonun % 2’ye doğru hareketlendiği ve gelecek yıl bu gelişmeyi daha yakından izleneceğini belirtti. İstihdam koşullarının güçlendiğini söyleyen Yellen, açıklanan verilerin daha da iyileştiğine dikkat çekti.

Donald Trump ile ilgili merak edilen sorulara da yanıt veren Yellen, FED personelinin Trump’un geçiş ekibi ile temas halinde olduğunu ve bunun dışında bir Trump ekibi ile temas kurmadığını belirtti. Senato tarafından 4 yıllığına göreve getirildiğinden ve bu süreyi tamamlama niyetinde olduğundan da bahsetti.

Ekonominin yalnızca kademeli bir faiz artışını garanti ettiğini belirten Janet Yellen, FED fonları faizinin, nötr faizin hafif altında olduğuna da dikkat çekti. Nötr faizin, tarihi standartların oldukça altında olduğunu söyledi. Ekonomik görünümün ise fazlasıyla belirsiz olduğunu ifade etti. Yellen; maliye politikalarındaki değişikliklerin, ekonomi görünümü değiştirebileceğini söyledi ve para politikası için önceden belirlenmiş bir yol olmadığından bahsetti.