Transkrinial Doğrudan Akım Uyarılması Beyin İçin Çok Zararlıymış

transkrinial-dogrudan-akim-uyarilmasi-beyin-icin-cok-zararliymis

İki taraflı bilinmeyenli, randomize bir çalışmada, UNC araştırmacıları, tDCS ile beyni uyarılan insanların zeka seviyelerinin (IQ score), plasebo (ilaçmış gibi verilen fonksiyonsuz madde) grubunda olanlara göre önemli derecede daha az geliştiğini ortaya çıkardılar.

Beyin gücünü artırmak için ya da farklı durumları tedavi için zayıf elektrik akımı kullanmak, bilim insanları ve kendi işini kendi yapan kimseler arasında popüler hale geldi. Fakat yeni bir UNC Tıp Okulu araştırması, beynin elektrikle uyarılmasının en yaygın şeklinin kullanımının, istatistiksel olarak zeka seviyesi üzerinde azaltıcı etkiye sahip olduğunu ortaya koydu.

Behavioral Brain Research dergisinde yayınlanan çalışma, transkraniyal doğrudan akım uyarımının –tDCS–, bilişsel gelişim söz konusu olduğunda karışık sonuçlara sahip olduğunu, artan literatür miktarına ekliyor.

PhD, çalışmanın baş yazarı ve psikiyatri, hücre biyolojisi ve psikoloji asistan profesörü Flavio Frohlich, “tDCS’yi bilişselliği artırmak için kullanabilsek bu harika olurdu, çünkü sonrasında bunu potansiyel olarak psikiyatrik hastalıklardaki bilişsel bozuklukları  tedavi etmek için kullanabilirdik. Yani, bu çalışma kötü haber veriyor.  Yine de, bulgular anlamlı geliyor. Bu, beynin gerçekleştirebildiği bazı en karmaşık şeylerin, bilişsel bakımdan, sadece sabit bir elektrik akımı ile değiştirilememesi gerektiği, anlamına geliyor” diyor.

Frohlich, yine de, incelemekte olduğu, tACS denilen daha az yaygın alternatif akım uyarımı kullanımının, daha iyi bir yaklaşım olabileceğini söyledi. Bu yılın başlarında, Frohlich’in laboratuvarı, tACS’nin önemli bir biçimde yaratıcılığı artırdığını buldu. Mümkün çünkü, yaratıcı düşünceye dahil edilen, beynin doğal elektriksel alfa salınımlarını hedef almak için kullandı.

Bilim insanları tDCS ile, beynin bölgeleri arasındaki nöronal haberleşme modellerini temsil eden, bu beyin dalgalarını hedef almıyorlar. Bunun yerine, beyin yapılarını hedef alan tDCS kullanıyorlar, korteksin belirli bölgeleri gibi.

tDCS’nin hızlı çıkışı 2000’de Alman bilim insanlarının, tDCS’nin motor korteksteki (istemli vücut hareketlerini kontrol eden beyin bölgesi) nöronların uyarılabilirliğinin değiştirilebileceğini gösteren makaleyi yayınlamasıyla başladı. O andan itibaren, nöronları daha çok aktif ya da daha az aktif yapmayı denemek için ve buna bağlı olarak, kısa süreli hafıza, idraksal zeka ve hastalıklar için depresyon ve şizofreni gibi çeşitli beyin fonksiyonlarının çıktılarını değiştirmek için, tDCS çalışmalarında bir patlama oldu.

tDCS’nin hızlı çıkışı 2000’de Alman bilim insanlarının, tDCS’nin motor korteksteki (istemli vücut hareketlerini kontrol eden beyin bölgesi) nöronların tDCS-IQ-publicuyarılabilirliğinin değiştirilebileceğini gösteren makaleyi yayınlamasıyla başladı. O andan itibaren, nöronları daha çok aktif ya da daha az aktif yapmayı denemek için ve buna bağlı olarak, kısa süreli hafıza, idraksal zeka ve hastalıklar için depresyon ve şizofreni gibi çeşitli beyin fonksiyonlarının çıktılarını değiştirmek için, tDCS çalışmalarında bir patlama oldu.

Ancak Frohlich, dalga meydana getiren bazı çalışmaların yetersiz tasarlandığını; bazı çalışmaların düzgün bir şekilde iki taraflı bilinmeyenli olmadığını ya da düzgün bir şekilde plasebo kontrollü olmadığını; diğer çalışmaların çok küçük -10 kişiden daha az- olduğunu söyledi.

Büyük sayıdaki tDCS makalesinin yakın zamandaki toplu bir analizi, tDCS’nin, bilişsel gelişim ya da beyin-ilişkili sağlık koşulları için, sihirli bir hap olmaktan çok uzakta olduğunu gösterdi.

UNC Neuroscience Center üyesi Frohlich, “Felç rehabilitasyonu için çok heyecan verici sonuçlara sahip olan motor korteksin uyarılması dışında, jüri bence hala tDCS konusunda dışarda kalıyor” dedi.

Behavioural Brain Research çalışmasında, makalenin ilk yazarı mezun öğrenci Kristin Sellers’ı da kapsayan Frohlich’in ekibi, her birinin standart WAIS-IV zeka testini yaptığı, 40 sağlıklı yetişkini işe aldı. WAIS-IV en yaygın ve oldukça geçerli kılınan bir zeka testidir. Sözlü kavrama, algısal akıl yürütme, kısa süreli hafıza ve işleme hızı testlerini içeriyor.

Bir hafta sonra, Frohlich’in ekibi katılımcıları iki gruba ayırdı. Her bir katılımcının kafa derisine, altında frontal korteksin olduğu her bir tarafınının üzerine elektrotlar yerleştirildi. Duke Üniversitesi ortağı ve yardımcı yazar PhD Angel Peterchev, Frohlich’in ekibinin daha önceki tDCS çalışmalarının hedef aldığı aynı korteks bölgelerini hedef aldığından emin olmak için görüntüleme simülasyonları oluşturdu.

Sonra plasebo grubuna, tDCS’nin tamamının verildiğini düşünmelerine neden olan, taklit uyartılar verildi –kısa bir elektrik akımı. Diğer katılımcılara 20 dakika boyunca standart tDCS uygulandı – 2 miliamperlik zayıf bir elektrik akımı.

Ardından tüm katılımcılar zeka testini tekrar uyguladılar. Frohlich, pratik yapma etkisinden dolayı, hepsi olmasa bile çoğu zeka seviyesinin gelişeceğini umuyordu, fakat tDCS, puanları önemli derecede arttırmadı.

Frohlich’in ekibi tüm puanların arttığını gördü. Şaşırtıcı şekilde, ortalama olarak tDCS almayan katılımcıların zeka seviyelerinin 10 puan artmasına karşın, tDCS alan katılımcıların zeka seviyelerinin 6 puandan biraz daha az arttığını gördüler.

Frohlich ve mesai arkadaşları test sonuçlarını analiz ettiklerinde, iki grup arasındaki dört ana zihinsel testten üçünün puanlarının çok benzer olduğunu gördüler. Fakat algısal akıl yürütme testinin puanları, tDCS’den geçen katılımcılarda daha azdı.

Algısal akıl yürütme akışkan zekayı test eder. Akışkan zeka, mantıklı düşünme ve yeni problemlere yenilikçi problem çözümü uygulama kabiliyeti olarak tanımlanır.

Araştırmacılar, algısal akıl yürütme kategorisi içerisindeki en büyük farklılığın, katılımcıların iki gruptan oluşan sembolleri görüp, diğer grupta eksik olan sembolü bulmak zorunda olduğu, matriks akıl yütürme altkategorisinde olduğunu gördüler.

Frohlich, “Bulgularımız, diğer tDCS paradigmalarının daha az zararlı olduğunun ya da hatta faydalı olduğunun önüne geçmez. Bununla birlikte, herkesin altın standart, plasebo-kontrollü, iki taraflı bilinmeyenli çalışma tasarımlarını kullandığından emin olma vaktidir. Ayrıca, çalışmamız, uyarımın beyin aktivitesi ile nasıl etkileştiği üzerindeki daha çok araştırmanın önemini gösteriyor” şeklinde altını çizdi.

Frohlich, bilim camiasının, tDCS’nin birçok beyin-ilişkili durum için ‘sihirli hap’ olduğu hakkında basit hikayeler yaratmaması için dikkatli olması gerektiğini vurguladı. “Tehlikeli sonuçlar doğurabilir, özellikle tDCS günlük olarak kullanılırsa. Bizimkisi ağır bir çalışmaydı. Uzun süreli etkiler nelerdir bilmiyoruz. tDCS’nin tıbbi gözetim olmadan ev kullanımına hazır olmasından önce anlamamız gereken çok şey var” dedi.

Frohlich ekledi, “Bence çalışmamız, geliştirmek istediklerimizle bağlantılı belirli beyin dinamiklerini gerçekten hedef göstermek için beyni devreye almak için daha akılcı yöntemler düşünmemiz gerektiğini gösteriyor. Örneğin insanlar için depresyon ve şizofreni idrakı. Bence tACS bir seçenektir, bunun yarnı sıra daha gelişmiş yöntemleri geliştirmek üzereyiz.”

YORUM YAPIN

Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir...

       

YORUMLAR