Kübizmin Tanımı

kubizmin-tanimi

Çoğunlukla geometrik şekiller kullanan artistik stile verilen. Bütün şeklin dağıtılması, parçalanması.
1907-1914 yılları arasında Fransa'da İspanyol asıllı sanatçı Pablo Picasso (1881-1973) ile Fransız George Brague'in (1882-1963) önderliğinde gelişen sanat akımıdır. Resimlerde geometrik şekiller esas alındığı için kübik-izm diye anılmıştır.

Kübizme yön veren ilke, üçüncü boyutun tuvalin üstüne perspektifin göz yanıltıcı etkisine başvurmadan yalnız resim öğeleriyle getirebilmesidir. Öyleyse perspektif her zaman bir mekan yanıltması getirdiğinden, bundan böyle resimde ele alınmamalıdır. O nedenle resimler parçalanır, dışa katlanıp açılır, önden ve arkadan gösterilir. Biçim ise tümüyle ressamın egemenliğindedir. Artık yalnız görüldüğü ya da algılandığı gibi değil, düşünüldüğü gibi resme geçilir.

Kübizmin üzerindeki etkili olan unsurlar şu şekilde belirtilebilir.
a.Cezanne’in resimde kullanılan nesnelerin geometrik asıllarıyla ortaya konulaşabileceği hakkındaki uyarı ve uygulamaları
b. Geleneksel Afrika sanatı
c. Pozitif bilimlerdeki başarı ve sonuçlar

Kübizmin amacı, nesneleri “İzleyicinin bulunduğu yerden görebileceği biçimde” değil, değişik şartlardan ve başka açılardan görülebilecek özellikleriyle de olduğunu ortaya koymaktadır.Bir anlamda resme dördüncü boyutu (zamanı) katmanın çabası vardır.
Kübizmin babası ve yaratıcısı Cezanne dir. Kübist gelişmenin başlangıç noktasını Picasso’nun 1907’de tamamladığı Avignon lu Kızlar adlı tablosu temsil eder.
20. yüzyılın en önemli sanat akımlarından olan Kübizmde yansıtmacılığın Rönesans tan itibaren süre gelen kurallarını kökten sarsmış ve bütünüyle farklı bir biçimsel kurgu yaratmıştır. Picasso, Avignonlu Kızlarla insan figürünün klasik formu ve tek nokta perspektifi ile sağlanan derinlik temsilciliği prensibini tümden yıkmıştır. Üstelik bu yeni yaklaşım insan anatomisinin geometrik parçalara ve üçgene indirgenişinde ve normal anatomik oranların göz ardı edilişinde gözlemlenebilir. En önemli eseri Avignon lu Kızlar ve bu olayla kübizm başlamaktadır. 1911’den sonra doğada bir modelden çalışmayı artık tamamen bırakan kübistler temsiliyetçi uzaydan tamamen uzaklaştılar. Bunun yerine dış dünyayı tanımlayan işaretler ve biçimsel anahtarlar kullanmaya başladılar.

Cezanne stili çakıştırmalı görüntüler yerine, her figürü en iyi tanımlayan görüntüleri işaret haline getirip kullandılar. 1912’den itibaren kübizmin ulaştığı çok noktalı perspektif ve birbirinin içine giren pekçok düzlem dış dünyanın tamamıyla temsiliyetçiliğinden uzak bir ifadesini vermiştir. 1925’e gelindiğinde kübizm artık stil olarak pek çok olasılığı gerçekleştirmiş bulunuyorlardı. Kübizmin ilerleyen yıllarında Picasso ve Brague’da kendilerinden önce gelen sanatçıların dış dünyanın gerçek görüntüleri üstünde yoğunlaşmış olan, daima gerçek hayatta da birbirleriyle ilgili objeleri (Örneğin bir gazete, hasır, koltuk ve bardak gibi) çizdikleri halde kübistler gitgide dış dünyadan kopuk görülen resimler yaptılar. Bu sonuçta resimlerin çok fazla düzleştiğini düşünen Georges Brague derinlik kavramı yaratabilmek için önce resme harf katmayı, sonrada (Collage)’ı keşfetti. Bu yeni üsluplarla kübizm daha çok derinlik hissi verebiliyor hale geldiği halde aynı zamanda dış dünyanın gerçekçiliğinden bir adım uzaklaşmış oluyordu.

Collage ise resme, resmin üst düzeyinin önünde yapılanan, somut bir derinlik öğesi kazandırmaktadır. Ayrıca, Collage, neyin sanat, neyin gerçek olduğu gibi modern sanatta çok önemli bir kavramlada ilgilidir. Özellikle kübistler modern insanların çevrelerine bakışına çok önemli yeni, parlak ışıklar tutmuşlardır. Onların getirdikleri yeni biçimsel akılcı formlar, yeni bir yüzyılın görsel ve estetik gelişimlerine de yeni kapılar, yeni ufuklar açmıştır.
Kübist gelişmenin başlangıç noktasını Picasso’nun 1907 de tamamladığı Avignonlu Kızlar adlı tablosu temsil eder.

YORUM YAPIN

Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir...

       

YORUMLAR